Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.Assim, esta é minha aproximação a olho nu.
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.Das ist also meine Angleichung, eye-balling.
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım. Şimdi buradaki noktayı yapalım. Eğim burada biraz düşüyor.Vous voyez la ligne ici est devenue orange.
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.Si tratta comunque di approssimazione, data da visualizzazione grafica
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.Так что это мой приближения, глаз сальников он вроде этого.
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.אז זה הקירוב שלי, קרוב ככל שיכולתי באמצעות העין בלבד.
Bunu gerçeğe en yakın haliyle yapmaya çalıştım.أذن هذا هو التقريب الذي قمت به، بالنظر كما فعلت
Bunu ikiyle çarpmamızın tek nedeni, bu haliyle biraz önce kullandığımız denklemle aynı hale geliyor olması. .Почему я умножил на 2? А потому, что теперь это уравнение идентично этому, 2-му.
Bunu ikiyle çarpmamızın tek nedeni, bu haliyle biraz önce kullandığımız denklemle aynı hale geliyor olması. .Причината да умножа това по 2 е, че сега изглежда точно като това.
Bunu olabilecek en soyut haliyle yazıyoruz.Chúng ta sẽ viết khái niệm này một cách tổng quát
Bunu olabilecek en soyut haliyle yazıyoruz.Lo estamos escribiendo de la manera mas abstracta posible.
Bunu olabilecek en soyut haliyle yazıyoruz.On l'écrit de la façon la plus abstraite possible.
Bunu olabilecek en soyut haliyle yazıyoruz.Wir schreiben dies möglichst abstrakt.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Anche questa... é identica.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Cái này nè... giống y chang luôn.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Ca si in poza de aici...exact la fel.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...요런거... 완전 똑같은데요?
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Ligesom det her... det er nøjagtigt det samme
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Na przykład ta tutaj... dokładnie taka sama.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Percis som den här....det är exakt samma.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Yang ini..... terlihat persis sama.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Zum Beispiel das hier ... es ist das Gleiche.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Σαν αυτό εδώ...είναι ολόιδιος.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Ето тук ... точно като него е.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...Особенно тут... точь-в-точь.
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle....הנה פה, הם בדיוק אותו הדבר
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...كهذه الصورة .... تشبه تماماً
Burada mesela... Tıpatıp aynı şimdiki haliyle...スンジョよ
Bu yaptığımızın tek amacı bunu eksili haliyle yazabilmekti. .이 과정을 거쳐서 아래의 식에 -db가 생겼습니다
Bu yaptığımızın tek amacı bunu eksili haliyle yazabilmekti. .Pointen var, at vi skulle have den negative version af det her.
Bu yaptığımızın tek amacı bunu eksili haliyle yazabilmekti. .Целият смисъл тук беше, това да стане отрицателната версия на това.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Car les données ne peuvent pas être utilisées naturellement tel quel.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Das liegt daran, dass man Daten an sich normalerweise nicht verwenden kann.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Karena data tidak dapat Anda gunakan secara alami dengan sendirinya
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.왜냐하면 저걸 직접 사용할일이 별로 없었으니까요.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Mert az adatokat nem lehet önmagukban használni.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Pentru că datele nu le poți folosi în mod natural prin ele însele.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Perchè i dati di per sé non sono di immediata applicazione
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Ponieważ nie możemy oczywiście używać po prostu samych danych.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Porque los datos en sí no se pueden usar en forma natural.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Want data kun je niet altijd afzonderlijk gebruiken.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Επειδή τα δεδομένα δεν μπορείς να τα χρησιμοποιήσεις εύκολα όπως είναι
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Защото сами по себе си данните не могат да бъдат използвани.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.Тому що самі по собі дані ми не можемо використати.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.מכיוון שלא ניתן להשתמש בנתונים כמות שהם.
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.لأن البيانات بطبيعتها لا يمكن استخدامها لوحدها
Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız.でも実は、誰かがそのデータを元に何かを生み出すことによって
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Et ma femme a trouvé ceci très choquant, donc elle s'est assise sur chaque siège de notre appartement,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.제 아내는 이걸 매우 불쾌하게 생각했습니다. 그래서 저희 아파트에 있는 자리란 자리에는 죄다 앉았고
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Moja žena je menila, da je to zelo žaljivo, in se je usedla na vsak sedež v stanovanju.
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.ואשתי חשבה שהדבר הזה מאוד מעליב, אז היא ישבה בכל כיסא בדירה שלנו,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.واعتقدت زوجتي ان ذلك مهينا جدا فكانت تجلس على كل كرسي في شقتنا
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.アパート中の椅子に腰かけたため 一年の大部分を立って過ごすことになりました
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.我的妻子覺得這很侮辱女人, 所以她把我們家的每個座位都坐了一遍。
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.A carne já é uma história diferente, porque os animais podiam movimentar-se para dentro da cidade.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.A hússal egészen más a helyzet, mert az állatok természetesen be tudtak jönni a városba.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Bei Fleisch sieht es schon ganz anders aus, weil Tiere natürlich die Städte betreten konnten.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Cu carnea este o cu totul altă poveste pentru că, bineînţeles, animalele puteau intra mergând în oraş.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Daging adalah cerita lain karena, tentu saja, hewan bisa berjalan masuk ke kota.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.육류의 경우는 이야기가 아주 다릅니다. 그 이유는 물론 동물이 걸어서 도시로 이동할 수 있기 때문이죠.