Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.La carne es otra historia, porque los animales podían llegar andando.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Men med kød er det noget helt andet for dyr kunne, selvfølgelig, gå ind i byen.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Mięso to zupełnie inna historia, gdyż oczywiście zwierzęta mogły samodzielnie docierać do miasta.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Nhưng với thịt thì lại khác, bởi tất nhiên, động vật có thể đi lạc vào thành phố.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.S masem je to úplně jinak, protože zvířata mohou dojít do města po svých.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Vlees is een ander verhaal omdat, natuurlijk, dieren de stad in konden lopen.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Το κρέας είναι μία διαφορετική ιστορία γιατί, φυσικά, τα ζώα μπορούσαν να έρθουν περπατώντας.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Другое дело мясо.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Месото е много различна история, защото, разбира се, животните могат да влизат пеш в града.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.М'ясо - це зовсім інша справа, тому що, звичайно, тварини могли входити в місто.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.כמובן שדגים הגיעו דרך הנהר גם כן. אותו הדבר.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.اللحم قصة مختلفة تماماً لأن الحيوانات تستطيع السير إلى المدينة.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.なぜなら 動物は自分で移動して都市に入ることができたからです この結果 ロンドンの食肉は
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Ale pro nás ostatní, kdo jsme založení o něco praktičtěji, z jeho pozorování přímo vyplývají dvě otázky.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Bây giờ, cho chúng ta những người thực tế hơn một chút, hai câu hỏi lập tức bật ra từ quan sát của ông.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Jednak praktykom jego odkrycie nasuwa dwa pytania. Jednak praktykom jego odkrycie nasuwa dwa pytania.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.하지만 우리 같은 좀 더 실용적인 사람들은 그가 발견한 사실에 대해 다음과 같은 두 가지 질문을 하게 되지요.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Ma per quelli come noi, che sono un pò più "pratici", due domande sorgono spontanee da queste osservazioni.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.No pre tých z nás, ktorí sme trochu viac prakticky založení, z jeho pozorovaní vyvstanú okamžite dve otázky.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Nos, azokban közülünk akik kicsit gyakorlatiasabban gondolkodnak azonnal két kérdés merül fel.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Но для тех из нас, кто немного более практичен, из его наблюдения немедленно возникают два вопроса.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.Но за тези от нас, които са малко по-практично мислещи, възникват веднага два въпроса от неговото наблюдение.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.עכשיו, אבל לאלה מאיתנו שנוטים לחשיבה קצת יותר מעשית, שתי שאלות עולות מיד מתוך ההבחנה שלו.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.و لكن بالنسبة للبعض منا ذوي التفكير العملي فإن، سؤالين سيطرحان مباشرة نتيجة هذه المقاربة.
Fakat bizim gibi daha pratik düşünenler için hâliyle iki adet soru ortaya çıkıyor.彼の報告に対してたちまち2つの疑問を抱きます まず、 もし空間により多くの次元があるのなら、それはどこにあるのか?
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale jedzenie organiczne też nie jest rozwiązaniem, przynajmniej nie w obecnej formie.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale organické bio jedlá tiež nie sú vždy odpoveďou, aspoň nie spôsobom, ako sú momentálne definované.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale organické potraviny nás taky nespasí, alespoň ne tak jak je dnes známe.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Dar nu mancarea organica este raspunsul, cel putin nu asa cum e definita acum.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.De a biokaja sem az igazi válasz, legalábbis nem abban a formában, ahogy azt mi ma definiáljuk.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.하지만 유기농도 답이 될 수 없습니다. 적어도 현재 행하여 지고 있는 방식이라면요.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Maar biologisch voedsel is ook niet het antwoord althans niet zoals het nu is.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Mais la nourriture bio n'est pas non plus la solution, du moins, pas telle qu'elle est définie actuellement.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ma nemmeno il cibo biologico è la risposta, non nel modo in cui lo intendiamo oggi, almeno.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Mutta luomuruoka ei ole vastaus ainakaan sen nykyisen määritelmän mukaan.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Pero la comida orgánica tampoco es la respuesta, al menos no del modo en que se define actualmente.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Αλλά ούτε το βιολογικό φαγητό είναι λύση, τουλάχιστο όχι με τον τρόπο που ορίζεται σήμερα.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Но биопродукты не решение проблем, по крайней мере, не в том варианте, что мы видим сегодня.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Но органичната храна също не е отговора на проблема, поне не начинът, по който в момента е дефинирана.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.אבל גם מזון אורגני הוא לא התשובה, לפחות לא באופן שבו הוא מוגדר נכון לעכשיו.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.لكن حتى الغذاء العضوي ليس هو الإجابة على الأقل بالطريقة التي يتم تعريفه بها حالياً.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.オーガニック食品は何も問題解決しない 一つを聞いてみます
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.但有機食物都唔係答案 至少唔係好似依家咁界定有機
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.A Área de Filtros mostra os elementos que correspondem a determinadas regras de filtragem.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.A Szűrő nézet az adott szűrési feltételnek megfelelő bejegyzéseket mutatja.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.De Filter weergave toont de items die voldoen aan bepaalde filterregels.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Die Filter-Ansicht zeigt die Einträge, welche auf bestimmte Filter-Regeln zutreffen. Geschenk
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Filtervisningen viser de indgange som opfylder filterreglerne.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Filtervyn visar de poster som motsvarar vissa filterregler.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Filtrový pohled ukazuje záznamy, které splňují pravidla filtru.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.La vista de filtros muestra las entradas que cumplen ciertas reglas de filtrado.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.La vista filtrata mostra gli elementi che soddisfano i criteri del filtro di ricerca.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.La vue par groupe montre les entrées correspondant à certaines règles de filtrage.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Suodatinnäkymä näyttää tietueet jotka sopivat suodatussääntöön.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Widok przefiltrowany pokazuje wpisy pasujące do wybranych reguł filtrowania.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.Вид по фильтру показывает записи согласно примененному фильтру.
Filtre Görünümü, girdilerin belli filtre kurallarına uğramış haliyle gösterilmesidir.У режимі Фільтрованого перегляду буде показано лише ті записи, які відповідають певним правилам фільтрування.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Acabó en 1763.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Ihr könnt euch vorstellen, dass die Leute darüber nicht so glücklich waren.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Je kan je wel voorstellen dat mensen daar niet al te blij mee waren.