Ana içeriğe geç
Sözlük

haline ile cümle

haline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.В результаті з форм розвитку продуктивних сил виробничі відносини перетворюються в їх окови.
Edam, 14. ve 18. yüzyıllar arasında dünyanın en popüler peyniri haline gelmiştir.У XIV –XVIII століттях був найпопулярнішим сиром світу.
Dang humması, az sayıda insanda hayatı risk haline gelebilir.Від кількох сотень укусів людське життя може бути у небезпеці.
Daha sonraları Avusturya'nın başlıca ticaret limanı ve tersane merkezlerinden biri haline geldi.Місто було головним австрійським торговельним портом і центром суднобудування.
Daha sonra tekrar kılık değiştirerek eski haline döner.Зайшовши, вона починає переодягатись.
Orta Çağ'ın Zirve Dönemi sırasında Worms 1184'te bir Özgür imparatorluk şehri haline gelmişti.У XI столітті Вормс стає вільним імперським містом.
1953'te Batı Almanya'nın en çok otomobil üreten fabrikası haline geldi.1913 — Opel стає найбільшим виробником автомобілів в Німеччині.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Протягом наступних кількох тижнів іспанська пропозиція стала головною темою розмов про майбутнє Європи.
Evi sanatçıların buluşma noktası haline geldi.Її будинок став місцем зустрічей інтелектуалів.
Genişletilebilir biçimlendirme dili (XML) son yıllarda veri sunumu için popüler bir format haline gelmiştir.MusicXML в останні роки став стандартним форматом обміну із збереженням нотації.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Не менш відповідальним є період вагітності.
Ama pek az kimse bu tamamen tutkusuzluk haline erişebilir.Але мало кому вдається домогтися такого дозволу.
Bu haliyle Yelnya çıkıntısı her iki taraf açısından da önemli bir simge haline gelmiştir.Як не дивно, це породило образу на нього з обох сторін.
Winterthur Kilisesi kentin yerel sembolü haline gelmiştir.Замок бастіонного типу став символом міста.
Ülke parçalanmamış olmakla birlikte bir başka devletin parçası haline getirilemez.Наша країна не повинна перетворитися в failed state.
Daha sonra ise açık sözlü bir insan haline gelir.У народі він ще іменується Друга Пречиста.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.Цього часу Берлін перетворився в один з найбільших промислових центрів Європи.
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.Після 1918 року місто став частиною Югославії.
10. yüzyılda ise kendi başına bir yönetim haline gelmiştir.В 11-му столітті воно нарешті стає незалежною державою.
Egoyu kabul edin ve onu kendi haline bırakın.Отож, дамо їм спокій, віддавши Їм своє.
Öğrencisi Lee Chang-ho kendisi için dev bir rakip haline geldikten sonra tarzı değişti.Після падіння свого уряду Чан Чонг Кім повернувся до викладацької діяльності.
21 Şubat 1959 tarihinde heykel bir anıt haline getirildi.21 лютого 1959 року статуя була названа меморіалом.
Modern bir klasik haline geldi.Книга стала класичною.
Köyde yetişkinler değil, yalnızca çocuklar ile konuşma haline girer.Навчалися в Дзензелівці не тільки місцеві учні, а й діти з усієї округи.
II. Dünya Savaşı'nda ise tüfek artık otomatik silahlarla bir bütün haline geldi.Під час Другої світової війни автоматична зброя стала домінуючою зброєю.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.Література Коста-Рики твориться іспанською мовою.
Lüksemburg da bu ülkeye bağlı bir düklük haline geldi.Під час цих подій Люксембург став одномовною країною.
Araştırmacılar, "Google, tüm gerçekliği ana arayüzü haline gelmiştir.Він стверджує, що «Google, як бренд, став абсолютно всюдисущим...
1946'da İtalya, bir referandumun ardından bir cumhuriyet haline geldi.У 1946 за результатами референдуму Італія стала республікою.
Bu hareketi sonucunda Decatur milli kahraman haline geldi.В результаті усіх тих подій Імберт здобув славу національного героя.
Böylece Kudüs bir Hıristiyan şehri haline gelmiştir.Єрусалим є священним містом для християнства.
Bu sayede şehir endüstriyel bir merkez haline geldi.Місто повільно втрачало своє значення як індустріальний центр.
Araplar iki yıl bu şehri tahkim edip bir donanma üssü haline getirdiler.За два роки цей його перепорядкували Генеральному штабу армії, перетворивши на Відділ флоту.
Böylece Belçika üç bölgeli ve üç topluluklu bir federal devlet haline geldi.Бельгія є федеральною державою і складається з трьох мовних громад і трьох регіонів.
Cücelerin büyük çoğunluğu göçebe bir millet haline geldi.Більшість людей вже перетворилися на чудовиськ.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeЗ версії 2.22 входить в офіційну частину середовища GNOME.
15. yüzyılda Baltık bölgesinden gelen tahılın nakliyesi için Amsterdam en büyük liman haline geldi.Амстердам виріс і в XV столітті його порт став основним місцем ввезення в Європу зерна з Балтійського регіону.
Özellikle bilgisayar dünyasındaki gelişimle günümüzün en gözde tekniği haline gelmiştir.Саме в контексті зростання мережі цей процес найчастіше вивчається сьогодні.
Son haftalarda ise takımın önemli oyuncularından biri haline geldi.Довгі роки був одним з провідних гравців команди.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.Тоді ж став патрицієм.
Aynı zamanda tüm insanların umudu haline geldi.Саме головне, що життя всього народу стало жахливим.
Bunun yerine saat 19. ve 20. yüzyıldaki haline tamamen benzer olmalıdır.Виник ймовірно на межі XIX і XX століття під такою ж назвою.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.Якщо індивіди поклонятимуться цій істоті, то вони здобудуть безпеку і емоціональну силу.
1918 yılında, kasaba, Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler Krallığının parçası haline geldi.1918 року місто стало частиною Королівства сербів, хорватів та словенців.
Köprü Başsano şehrinin simgesi haline geçmiştir.Фонтан майже одразу став символом міста.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Відомий своє бережливістю, не вживав алкоголь.
Kentten ilk kez 1138 yılında bahsedilmiştir ve 1200 yılında kent haline gelmiştir.Сам населений пункт вперше згадується 1202, за 90 років отримав статус міста.
Her hafta padişaha ağır hediyeler takdimini adet haline getirmişti.З тих пір Костянтин щороку самостійно розробляє дизайн прикрас для подарунків близьким.
Bu yaygın bir yakınma haline gelmiştir.Скоро це стало масовим явищем.
Bak şu aşıkın haline, Ne gelse söyler diline.Жертва — це мова любові.
İnanışa göre, adanan çocuk, tanrı haline gelirdi.Саме божество зображали у вигляді дитини, що плаче.
En içteki dairesel yörüngede yerel minimum dönüm noktası haline gelir.У випадку найближчої до центру стабільної циклічної орбіти локальний мінімум стає точкою перегину.
Ali Çavuş Atatürk’ün can yoldaşım dediği bir kişi haline gelmiştir.Маркос — справжнє ім’я одного з загиблих друзів субкоманданде.
Kudüs’ü Romalı bir şehir haline getirip, adını "Aelia Capitolina"olarak değiştirdi.Єрусалим став язичницьким містом під назвою Аелія Капітоліна.
Toplumun genişlemesiyle beraber tarım arazileri yerleşim yeri haline dönüştürülmektedir.Зі зменшенням значущості сільського господарства територія зберігається як рекреаційна.
Gümüşün işlenip ince tel haline getirilerek şekillendirildiği bu tekniğe telkâri denir.Вважають, що технологія підготовки сталі для виготовлення фалькат була такою.
Kerevitler son yıllarda akvaryum sektöründe de talep gören canlılar haline gelmişlerdir.У працях минулих років стверджувалося про зимівлю більшості тварин у водоймах.
Bu dönemde Halifelik babadan oğula geçerek saltanat haline geldi.Згодом хлопчик фактично став прийомним сином у цій родині.
Bina 1975 yılında Kültür Bakanlığı'na devredildi ve müze haline getirilmesi için çalışmalar başladı.Будівля була передана Міністерству культури в 1975 році, і роботи почали перетворювати її на музей.
Zamanla kült haline gelmiş, yönetmeni Çetin İnanç'ı üne kavuşturmuştur.Він став культовим фільмом свого часу, а режисер фільму Шетін Інанч став відомим.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod