Ana içeriğe geç
Sözlük

haline ile cümle

haline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eylem sonrası bu inisiyatif bir hareket haline gelmiştir.Akcja ta staje się wtedy akcją zwykłą.
Yazın bir hamur haline geçmiş olan döküntüsü kış yaklaşınca ve tekrar donar ve katılaşır.Drzewa zapewniały cień wędrowcom (latem) i osłonę przed wiatrem (zimą).
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Zachowuje się w stosunku do nich wrogo, jeśli zajdą w ciążę.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Tamtej nocy Jeździec i jego towarzyszka podróży zbliżyli się bardzo do siebie stając się dobrymi przyjaciółmi.
Kişinin birden fazla, farklı protollerde hesabı varsa; tek hesap haline getirilebilir.Jeżeli natomiast powód dochodzi w jednym pozwie więcej niż jednego roszczenia, wówczas zlicza się ich wartość.
Bu isim sonradan markanın ismi haline gelmiştir.Przezwisko to w końcu stał się nazwiskiem.
Kısa bir süre sonra da grubun en önemli üyesi haline geldi.Z czasem staje się ważnym członkiem grupy.
Uzak Doğu Asya ülkelerinde süs balığı olarak üretimi sanayi haline gelmiştir.W południowej części Azji jest gatunkiem łowionym na pożywienie.
Bu hareketi sonucunda Decatur milli kahraman haline geldi.Dzięki temu posunięciu Lee stał się bohaterem Południa.
19. yüzyılda şehir önemli bir köle ticareti merkezi haline geldi.W XIX wieku miasto stało się ważnym ośrodkiem chasydyzmu.
Bu sayede şehir endüstriyel bir merkez haline geldi.Sławków stał się odtąd gminą przemysłową.
Buna göre Oliver Cromwell ömür boyu Lord Protector oluyor ve en yüksek karar organı haline geliyordu.W czasie pełnienia go przez Olivera Cromwella przekszałcił się w urząd stałej głowy państwa.
Örneğin kalenin temeline bir park yapıldı, ana odalar ise müze odaları haline getirildi.W zamku doszło do pewnych zmian, zwłaszcza na pierwszym piętrze, na którym zmieniono układ pomieszczeń.
1947 yılında Hindistan ve Pakistan bağımsız ülkeler haline geldiler.W 1947 roku Indie podzielono i Pakistan stał się oddzielnym państwem.
Hükümet, bu gölgenin bir neo-Nazi tapınağı ve turistik cazibe merkezi haline gelmesinden endişeleniyordu.Powstały obawy, że miejsce stanie się neonazistowskim sanktuarium.
Böylelikle bir askeri topluluk haline gelmişlerdir.W ten sposób powstał oddział zbrojny.
Şehir kısa zamanda Ligurya sahillerinin en yoğun ticaret merkezlerinden biri haline geldi.W niedługim czasie fabryka stała się jednym z większych pracodawców na terenie Wałbrzycha.
1918 yılında, kasaba, Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler Krallığının parçası haline geldi.W 1918 roku stało się częścią Królestwa Serbów, Chorwatów i Słoweńców będącego protoplastą Jugosławii.
Bu faktörler teleseminarları çok uygun maliyetli bir dağıtım yöntemi haline getirmektedir.Dokonuje się go za pośrednictwem odpowiednio dobranego czynnika rozdzielającego.
Repliğin Türkçesi de aynı şekilde dillerden düşmeyen bir slogan haline geldi.Nie zanikły również dialekty norweskie, rozwijające się w formie mówionej wśród klas niższych.
Şarkı, ABD'de bir hit haline gelmiştir.Piosenka stała się wielkim sukcesem w stanach Zjednoczonych.
1970'ler boyunca, korku filmi filmi kazançlı bir tür haline geldi.W 1970 rozgłos zdobył film Był sobie drozd.
2005'te bağımsız bir EA stüdyosu haline gelmiştir.Det blev en självständig EA-studio 2005.
1970 yılında hayalet kasaba haline geldikten sonra ulusal anıt ilan edildi ve turizme açıldı.Efter att blivit spökstäder fick de 1970 status som nationalmonument och öppnades för turism.
Bu dosya biçimi POSIX.1-1988 ve daha sonra POSIX.1-2001 tarafından standart haline getirilmiştir.Filformatet standardiserades av POSIX.1-1998 och senare även av POSIX.1-2001.
1 Ocak - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1 januari Det amerikanska fängelset Alcatraz blir federalt.
Bu andan itibaren parti muazzam biçimde büyüdü ve İran politikasında başlıca güçlerden biri haline geldi.Från denna tidpunkt växte partiet oerhört och blev en stor kraft i den iranska politiken.
Miskito Ulusu 1625 yılından az zaman önce bir devlet haline gelmiştir.Nationen miskito skapades vid någon tidpunkt innan 1625.
26 Ağustos 2005 tarihinde kurulan web sitesi, bir internet fenomeni haline geldi.Efter att ha lanserats 26 augusti 2005 blev webbplatsen snabbt ett internetfenomen.
Yeni oluşturulan Group 4 Falck, dünyanın en büyük ikinci güvenlik hizmetleri sağlayıcısı haline geldi.Det nya företaget Group 4 Falck (numer G4S) var nu det andra största företaget som erbjöd säkerhetstjänster.
Ekim 1992'de, bu dili konuşan son kişi Tevfik Esenç'in ölmesiyle ölü dillerden biri haline gelmiştir.Språket dog ut den 7 oktober 1992 då den siste talaren, Tevfik Esenç, avled.
1850’lerde Tiflis, yeniden ticaret ve kültür merkezi haline geldi.Vid mitten av 1850-talet var Tbilisi återigen ett viktigt center för handel och kultur.
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Till slut blir de trots allt allra bästa vänner.
Özgürlük Anıtı hızlıca ABD'de de ulusal bir sembol oldu ve özgürlüğün simgesi haline geldi.Frihetsgudinnan blev snabbt en nationell symbol för frihet i USA och gav medborgarna en känsla av stolthet.
Bu gemilerin keşfi Red Bay'i Amerika'daki en değerli su altı arkeolojik alanlarından biri haline getirmiştir.Upptäckten av dessa fartyg gör Red Bay till en av de främsta undervattensarkeologiska platserna i Amerika.
1947 yılında Hindistan ve Pakistan bağımsız ülkeler haline geldiler.1947 Indien och Pakistan självständiga stater.
Bu da Arnavutluk'u, Avrupa'daki en eski şarap üreticilerinden biri haline getirmiştir.Georgien är en av Europas äldsta vinproducenter.
Kudüs’ü Romalı bir şehir haline getirip, adını "Aelia Capitolina"olarak değiştirdi.Jerusalem ombyggdes till en romersk stad under namnet Aelia Capitolina.
Önemli bir astronom haline gelmesi, bir bakıma kardeşiyle yaptığı işbirliğinin bir sonucudur.Hon kom att bli en framstående astronom av egen kraft som en följd av samarbetet med honom.
Daha sonraları önce Gerry and the Pacemakers tarafından bir hit haline dönüşmüştür.How Do You Do It? är en debutsingel av Gerry and the Pacemakers.
Sōsuke karakteri Miyazaki'nin oğlunun beş yaşındaki haline benzetilmiştir.Sōsuke är som rollfigur baserad på Miyazakis son Gorō Miyazaki vid fem års ålder.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Det är dags att gå tillbaka till detta grundläggande budskap.
1984 yılında tamamlanan yeniden yapım sonrasında tiyatro bir konser salonu haline gelmiştir.Rekonstruktionen, som avslutades 1984, omvandlade huset från teater till konserthus.
Haşin ve bireyci bir erkeklik örneği oluşturarak kalıcı bir Amerikan ikonu haline gelmiştir.Han var urtypen för en särskild kärv individualistisk manlighet och har blivit en bestående amerikansk ikon.
Atakora sıradağlarındaki tepeler ve uçurumlar parkı Benin'in en doğal alanlarından biri haline getirir.Höjderna och klipporna i Atakorabergen gör området till det mest natursköna området i Benin.
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.Montenegro blev en del av Jugoslavien 1918.
Ham ipek, Çin'den getirilirdi ve kaliteli kumaş haline getirilip, yüksek fiyatla dünyaya satılırdı.Rå silke köptes från Kina och tillverkades sedan till fint tyg som såldes till höga priser runtom i världen.
Steve Nash ile uyum sağlamasıyla takımın önemli bir parçası haline geldi.Steve Nash var förstås mest nöjd av alla.
Köprü Başsano şehrinin simgesi haline geçmiştir.Bron har blivit en symbol för staden.
Maria Teresa 1777’de şehri piskoposluk merkezi haline getirdi.Maria Teresia gjorde staden till ett episkopalsäte år 1777.
Bu durumda kil soğuduğu zaman öğütülerek pudra haline getirilerek su ile yoğurulursa plastisite gösterebilir.Om det då bildas vatten på ytan är det silt (skakprov).
Bu tarihten sonra Roma, İtalya'nın başkenti haline geldi.Rom blev Italiens huvudstad.
Güneş dışı gezegenler 19. yüzyılın ortasında bilimsel araştırma konusu haline geldi.Extrasolära planeter blev ämne för vetenskaplig undersökning under 1850-talet.
Bart, bir bulutun Jebediah Springfield'a fakat kafasız haline benzediğini söyler.Bart berättar att han tycker hans moln ser et ut som statyn av Jebediah Springfield utan ett huvud.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Vid första världskrigets utbrott var den världens sjätte största flotta.
Buna göre Oliver Cromwell ömür boyu Lord Protector oluyor ve en yüksek karar organı haline geliyordu.Oliver Cromwell tog makten och blev lordprotektor.
Maske ayrıca kısa zamanda bir internet fenomeni haline geldi.Narvalar har även blivit ett internetfenomen.
Modern bir klasik haline geldi.Den har därefter kommit att bli en modern amerikansk klassiker.
Eyaklar böylece kendi bölgelerinde küçük bir azınlık haline geldiler.Singeln blev en mindre hitlåt i vissa länder.
Bu tarihten yaklaşık 20 yıl sonra Münih resmi olarak şehir haline gelmiştir.Tio år senare blev staden officiellt en stad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod