Ana içeriğe geç
Sözlük

haline ile cümle

haline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Messalina, Roma İmparatorluğu'nun en güçlü kadını haline geldi.كانت ميسالينا واحدة من اقوى القائدات السيدات في الأمبراطورية الرومانية.
Forrest hayattan umudunu kesmiş, içki müptelası haline gelen teğmen Dan ile tekrar karşılaşır.يلتقي فورست مرةً أخرىً بالملازم دان تايلور، الذي أصبح مُعاقرًا للخمر، ويعيش على إعانة الرعاية الاجتماعية.
Eğer tekrar oynanmak istenirse blokları toplayıp kule haline getirme görevi bir önceki oyunu kaybedenindir.إذا بقيت تنزف لمدة طويلة سيكون عليك إعادة اللعبة من نقطة الحفظ السابقة.
Köprü Başsano şehrinin simgesi haline geçmiştir.وأصبحت البوابة رمزًا لحالة انقسام المدينة.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.لدرجة أن مدينة أنتويرب أصبحت أكبر مركز تجاري ومالي في أوروبا.
(7 nolu burcu son yıllarda belediye değiştirerek top atış yeri haline getirmiştir).(البلدات بخط غليظ): يبين الجدول التالي التغيير في عدد السكان خلال العقود الأربعة الماضية.
Bilimle uğraşmak bir prestij haline gelmeye başlamış ve etkilerini göstermeye başlamıştır.وقد بدأ الانشغال بالعلم في التحول إلى هيبة ومكانة عظيمة، وقد بدأ في إظهار وتوضيح التأثيرات.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.إزالة سمّية الكحول ليست علاجا لإدمان الكحول.
Alman işgali döneminde yeniden kilise hizmete girdi; savaştan sonra restore edilip stüdyo haline getirildi.أعيد فتحها ككنيسة خلال الاحتلال النازي، وظلّت مفتوحة بعد الحرب.
Örneğin, Hanedan'ın başkenti Çangan, o dönemdeki en büyük şehirlerden biri haline geldi.فصارت، مثلاً، تشانغان، عاصمة أسرة تانغ، إحدى المدن الكبرى آنذاك.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.عام 1957 طرحت الساعة الرجالية أمبيرادور ومن ثم أصبحت الموديل المعلَم في الماركة.
1946'da İtalya, bir referandumun ardından bir cumhuriyet haline geldi.في عام 1946، أصبحت إيطاليا جمهورية بعد نتائج الاستفتاء الشعبي.
Zikir tarikata göre ya da mürid'in haline ve derecesine göre Cehrî (sesli) veya Hafî (sessiz) olur.يعد علم (أو مؤشر) الساعة ساقطاً حينما يراه الحكم أو حين يشير أحد اللاعبين إلى سقوطه وتكون إشارته صحيحة.
Ardından 1946 yılında birleşik cumhuriyet haline geldi.وبعد ذلك أصبحت جمهورية متحدة في عام 1946 ميلاديًا.
Savaş bunalımı geçiren bazı kişilerde travma haline gelmiş ve kalıcı bir psikolojik rahatsızlık oluşturmuştur.الناس المصابين بصدمات نفسية يجدون أنفسهم في نوع من مزاج الإنذار المستمر.
1970 yılında hayalet kasaba haline geldikten sonra ulusal anıt ilan edildi ve turizme açıldı.عام 1970، أعلن افتتاح هذه المدن والتي أصبحت مدن أشباح بعد هجرها، كعالم وطنية سياحية.
10ncu yüzyılda Aosta Burgundy Krallığı'nın parçası haline gelir.أصبحت أوستا خلال القرن العاشر جزءاً من مملكة بورغندي.
Bağımsız Devletler Topluluğu ilan edildi ve Ukrayna bağımsız bir ülke haline geldi.بعد الاستقلال، أعلنت أوكرانيا نفسها دولة محايدة.
Kişiyi rahatsız edecek kuvvetler azaltılmış ve bir denge haline ulaşılmıştır.واحْرَنْفَشَتِ الرجال إِذا صرع بعضهم بعضاً، والمُحْرَنْفِشُ: المُتَقَبِّضُ الغضبان.»
1650'den sonra plaka zırh, Dragonların kullandığı basit göğüs plakaları (gövde zırhı) haline gelmiştir.وبعد عام 1650، تراجع استخدام الدرع الصفيحية إلى درع الصدر البسيط (الدرع) التي كان يرتديها الفرسان.
Bu, Nisan 1928'de Romanizasyon Kararnamesi tarafından kanun haline getirildi.مرسوم التحويل إلى الرومانية أنشئ في أبريل، 1928.
Hatta bunlar Çarşamba Haline pazarlanmıştır.يرتبط عطارد بيوم الأربعاء.
1130 yılında krallık olunca ada Norman egemenliğinin merkezi haline gelecektir.بعد صعودها إلى مرتبة مملكة في 1130، أصبحت صقلية مركز السلطة النورمانية.
3 dakika sonra püre haline getirilmiş olan sebzeler eklenerek 5 dakika daha kaynatılır.تسلق الفليفلة لمدة عشر دقائق قبل إضافة المكونات الأخرى.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.تطورت النسبية العامة إلى أداة أساسية في الفيزياء الفلكية الحديثة.
Çoğu gaz normal atmosfer basıncı altında basitçe soğutularak sıvı haline getirilebilir.وكثير من الغازات يمكن تسييله تحت الضغط الجوي العادي بعملية تبريد بسيطة .
Bu çok geçmeden bir deniz girme kürü modası haline gelmiştir.لقد أصبحت واحدا من الطرق البحرية ازدحاما في الآونة الأخيرة.
Bu kitabı daha sonra aynı isimle film haline getirilmiştir.وقد تحول هذا لاحقاً إلى فيلم يحمل نفس الاسم.
Taşköprü'ye bağlı bir nahiye(bucak) iken ayrı bir ilçe haline getirilmştir.فلج رستاق: والذي يمر بقرية (لشتوني) من جهة الشرق ويبعد منبعه عن (قرية رستاق) مسافة 20 كيلومتراً.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.رغم انه هو من اسسها وكان بمثابة الاب الروحى لها.
Türkiye Ligi 2005'te bir federasyon haline gelerek TBSF bünyesine katıldı.سورينام أصبحت تابعة للاتحاد منذ عام 2005.
O zamandan bu yana "PHÖ", bu iki terimden daha genel bir kullanım haline gelmiştir.بعد هذا التطور، أصبح الملقط أداة توليد شائعة الاستخدام لاكثر من قرنين.
Daha sonra 01.01.1948 tarihinde, Kırşehir iline bağlı ilçe haline geldi.في عام 194 قبل الميلاد أصبحت مستعمرة رومانية.
Bu nedenle, Batıkent kendi başına bir ekonomik merkez haline gelememiştir.وهكذا فإن التنمية لا تقتصر على النمو الاقتصادي فقط!
Tavşanlı'yı bir “numune köy” haline getirmek istiyorlardı.وكان يطلق على أبناء الريف في المعسكر "وصف الطلاينة".
Bu sayede şehir endüstriyel bir merkez haline geldi.مرة أخرى أصبحت المدينة مركزاً صناعياً رئيسياً.
2061: Odyssey Üç'te ise, Europa tropikal bir okyanus dünyası haline gelmiştir.Em 2061: Odyssey Three, Europa tornou-se um mundo tropical com oceanos.
Sadece Şubat ayında 1958 TV haber yayını "Haber" adı düzenli temeli haline geldi.Somente em fevereiro de 1958 noticiário de TV "News" nome tornou-se uma base regular.
Aynı zamanda sosyalist devletlerde AK-47, Üçüncü Dünya devriminin bir sembolü haline geldi.Nos Estados pró-comunistas, o AK-47 tornou-se um símbolo da revolução do Terceiro Mundo.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.De formas de desenvolvimento das forças produtivas, estas relações se convertem em obstáculos a elas.
Bu şartlar altında birleşme temel bir diplomatik sorun haline geldi.A unificação sob estas condições levantava um problema diplomático simples.
Görevine son verildikten sonra müze gemi haline getirilmiştir ve günümüzde, Murmansk'da yerleşik durumdadır.Mais tarde ele foi convertido em um navio museu e agora permanecem em Murmansk.
Yeni oluşturulan Group 4 Falck, dünyanın en büyük ikinci güvenlik hizmetleri sağlayıcısı haline geldi.A nova empresa, Group4 Falck, era agora a segunda maior fornecedora de serviços de segurança do mundo.
1930 yılında, Gözlemevi, yeni oluşturulan Eğitim ve Kültür Bakanlığı (MEC) nın parçası haline geldi.Em 1930, o Observatório Nacional passou a integrar o recém criado Ministério da Educação e Cultura (MEC).
1938'deki Anschluss'tan sonra Arthur Krupp şirketi Alman Krupp birleşmesinin bir parçası haline geldi.Após o Anschluss em 1938, a companhia de Arthur Krupp tornou-se parte do gigante alemão Krupp.
Konsey Batı Ukrayna topraklarını tek bir devlet haline getirmeyi amaçladığını açıkladı.O Conselho anunciou a intenção de unir as terras da Ucrânia Ocidental em um único estado.
Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.Tendo ele tomado o pão e dado graças, disse: Fazei isto em memória de Mim.
Ve nihayet, evren bir bütün olarak iyi olmalı ya da yetkin bir iyilik haline doğru gelişmelidir.Ou a salvação é pelas boas obras ou pela graça (perdão).
Her bir dergi makalesi bilimsel kayıtların sürekli bir ögesi haline gelir.Cada artigo da revista se torna parte de um registro científico permanente.
Meg okulda popüler biri haline gelir ve o yılın andacı Lando'ya adanır.Meg se torna popular na escola e seu anuário é dedicado a Lando.
Filo en son 1043 yılında zikredilmiştir, o tarihten sonra thema tamamen sivil bir vilayet haline gelmiştir.A frota foi mencionada pela última vez em 1043 e depois disso o tema tornou-se uma província puramente civil.
Halifeliği sırasında Kur'an'ı mushaf haline getirtmiştir.Revelado no Coritiba se consagrou no Corinthians.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.Em 1957, é lançado o relógio masculino Emperador, que se tornaria um modelo símbolo da marca.
Fikir, sanat yapan bir makina haline gelir."A ideia torna-se o motor que realiza a arte.”.
Ölümünün hemen ardından Spandau hapishanesi, bir neo-Nazi türbesi haline gelmesini önlemek için yıkılmıştır.Após a sua morte, a prisão foi demolida para evitar que se tornasse um local de culto neo-nazi.
Bu dönemde sonra Oostende önemli bir liman haline geçti.Depois desta época, Oostend voltou a ser um porto com alguma importância.
1934 - Adolf Hitler Almanya'nın Führer'i haline geldi.1934 - Adolf Hitler se torna o führer da Alemanha.
Hızlı araçlarla Edge bir cetvel, pusula veya el feneri haline dönüşür.Com as Ferramentas Rápidas, o Edge transforma-se em uma régua, numa bússola ou em uma lanterna.
Takip eden birkaç yıl içinde Erin Gray, New York şehrindeki top modellerden biri haline gelmiştir.Com pouco tempo de carreira Erin Gray já era considerada uma das top models na cidade de New York.
Bilgi önemli bir kaynak ve ürün haline geldi.A informação tornou-se uma fonte e produto importante, vital para a riqueza e poder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod