Ana içeriğe geç
Sözlük

haline ile cümle

haline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir general olarak sahip olduğu ünüyle zaman içinde Gnaeus Domitius Corbulo'nun rakibi haline geldi.Su reputación como general rivalizaba con la de Cneo Domicio Corbulo.
Kelimeyi "-e" haline sokar.Se pronuncia como «i».
1971'den sonra TASS, Sovyetler Birliği Hükûmeti'ne bağlı bir Devlet Komitesi haline getirildi.En 1971 fue transformada en un Comité Estatal dependiente del Consejo de Ministros de la URSS.
1880'lerde J. L. E. Dreyer tarafından diğer gözlemlerle kombine edilerek Yeni Genel Katalog haline getirildi.Combinado con otras observaciones, J. L. E. Dreyer produjo el Nuevo Catálogo General en 1880.
Bu dönemlerde inşa edilen sarı taşlı binalar kült haline geldi.Los reactores rápidos que se han construido hasta ahora han sido cerrados.
Şubat 2008'de Bazaar bir GNU Projesi haline geldi.En febrero de 2001, nano pasó a ser parte oficial del Proyecto GNU.
Sonra bu teller sargı haline getirilir.Es esta la que se arroja posteriormente al cubo de basura.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Hay que cuidar que el alcohol extraído no tenga agua.
19. yüzyılda ise bir şehir haline geldi.Hasta el siglo XIII, era una ciudad propia.
Ichigo bu uygulamanın ardından reiatsu'sunu geri kazanmış ve shinigami haline geri dönmüştür.De esta forma Ichigo se convierte en Shinigami y va tras él.
Mayalama, hamuru ekşitip kabartır, pişirme ise ekmek haline getirir.Carnaval larafuzán, me comiste la carne y me dejaste el pan.
Bölge daha sonra altın madenciliği merkezi haline geldi.Fue anteriormente el centro de la extracción de oro.
JTG iyice jobber haline geldi.Gehrig Trabaja duro.
Bu durum kohortların lejyonların temel tektik birlikleri haline gelmesine yol açtı.Estas se convirtieron en las unidades tácticas básicas de las legiones.
Ancak 1920`li yıllardan itibaren Lazcayı yazılı bir dil haline getirme çabaları görülmeye başlandı.Pero a principios de 1920 surgió la propuesta de adoptar el esperanto como lengua de trabajo.
Bu ünlü yapıtını daha sonra oyun haline getirdi.Pronto destacó como virtuoso de este instrumento.
Bu motor Wankel motorlarının günümüzdeki haline benzemekteydi.Su motor era más seguro que otros motores de la época.
Anna'nın Zaraysk'da bulunan stüdyosu 1932 yılında müze haline getirildi.El estudio de Anna Golubkina en Moscú se convirtió en un museo el 1932.
Böylece Belçika üç bölgeli ve üç topluluklu bir federal devlet haline geldi.Bélgica es un estado federal constituido por tres comunidades, tres regiones y cuatro áreas lingüísticas.
Roma Döneminde gelişmiş, bölgenin en önemli şehirlerinden birisi haline gelmiştir.Roma fue, y sigue siéndo, una de las ciudades más importantes de la historia.
1990 yılından sonra popüler kültürde simge haline geldi.Desde 1990 fue un crítico del multiculturalismo.
Başlangıçta yayla olarak kullanılan köye zamanla yerleşim başlamış, köy haline gelmiştir.Con el tiempo empezó a ser habitado, inicialmente como una zona residencial.
Beşinci tırnak ise tırnaktan çok kazma aleti haline gelmiştir.El quinto dedo estaba libre para poder manipular objetos.
Savaşın bitimini takiben Fransa'da ulusal bir şehit haline gelmiştir.Acabada la guerra va a parar a un campo de refugiados en Francia.
Son altı yıldır da kitap haline getirmeyi düşünüyordum.Me gustaría darles las gracias por su presencia a través de estos seis años.
Ölümünden sonra evi, müze haline geldi.Este último se convirtió en un museo tras su muerte.
Daha sonra İberia Krallığının bir parçası haline geldi.Pasó después a formar parte del reino de Bernicia.
15 Mart 1947 tarihinde ise özel semt haline getirilmiştir.El 15 de marzo de 1947, Nakano pasó a ser un barrio especial.
1776 yılında Érd oppidum (kasaba) haline geldi.En 1776, Érd se convirtió en oppidum (ciudad).
Dini kişisel bir mesele haline getirmek toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirir.Verla convertirse en prostituta le produce un dilema moral.
Günümüzde bazı mahalleri de oda haline getirilmiş ve oda sayısı 81 olmuştur.Hoy el palacio se ha convertido en Posada Real y sus 18 habitaciones ya son una realidad.
Kasım 2014 yılında Mail.Ru Group tarafından satın alınan ve My.com markasının bir parçası haline gelmiştir.En noviembre de 2014 Maps.me fue adquirida por Mail.ru Group para ser integrada en My.com.
Burada takımın vazgeçilmez isimlerinden biri haline geldi.En NY se volvió uno de los titulares inamovibles del equipo.
Kendi haline bırakılmışken sağlığını geri kazandı ve bir sanatçı olarak meslek hayatını çizmeye karar verdi.Por entonces se pensó que estaba suficientemente recuperada para reasumir su carrera como actriz.
Bu sosyal depresyon onu politikaya iten bir etken haline geldi.Convierta esa indignación en poder político.
1991 yılından itibaren ise olimpiyat elemeleri için bir turnuva haline getirilmiştir.Desde 1999 sirve como torneo clasificatorio a los Juegos Olímpicos.
Bazı parçalarını Fransızca'dan çevirmişler ve 1882'de Cenova'da kitapçık haline getirmişlerdir.Finalmente, tradujeron el libro al francés y lo distribuyeron como panfleto en Ginebra en 1882.
Özellikle pazar payı olarak Asya kıtasında önemli bir üretici haline geldi.Se ha vuelto a convertir finalmente en una producción esencialmente asiática.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.La que fue, hasta 1963, prisión federal de Alcatraz, en la isla de Alcatraz.
Kendi mahalleleri de Çınarlık'tan bağımsız mahalleler haline dönüşmüştür.Su caparazón se ha convertido en placas óseas dorsales.
Eve geri döndüğünde Peter, son derecede kadınsı biri haline gelmiştir.De vuelta a casa, Peter está feliz de ser él mismo.
Bu sayede tüm dünya insanlarını kendi zombileri haline getirmeye başlamıştır.Ahora quiere dominar el mundo con sus mutantes.
Yeteneği ve şova yatkınlığı kendisini bir medya yıldızı haline getirdi.El azar y su enorme talento la han llevado a convertirse en una estrella.».
Rus İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi.Pero significa que el país se convertirá en parte del Imperio ruso.
Daha sonra Salassi Kelt şehri haline gelir.C. y se transformará en la ciudad romana de Urci.
1972 yılında bölge şefliği Millî Park Orman İşletme Müdürlüğü haline getirilmiştir.En 1969 empezó a ser administrado por el Departamento de Parques Nacionales de la Dirección Forestal.
İtalya bir ulus devleti haline gelerek birleşti.Cada una de estas naciones se transformó en un estado de la nación.
Livonca, 2 Haziran 2013 tarihinde anadil olarak konuşan son kişinin ölümüyle ölü bir dil haline geldi.El 2 de junio de 2013 murió Grizelda Kristiņa, considerada la última hablante de este idioma.
Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri'ne rakip tek süper güç haline gelmişti.La Unión Soviética se convirtió en superpotencia rivalizando con los Estados Unidos.
1900 yılında 2. bölgenin kuzey kesimi 20. bölge haline geldi.En 1900, el 20º Distrito se separó del segundo.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Estas personas pasaron a convertirse en accionistas de Unicaja Banco.
Daha sonra 01.01.1948 tarihinde, Kırşehir iline bağlı ilçe haline geldi.A partir del 1º de enero de 1908, Lincoln fue declarada ciudad.
Sanatçı,bu albümde bir Suat Suna eseri olan Sen Sev Yeter'i cover haline getirerek söylemiştir.Siento como que aquella transición en aquella grabación fue un alivio para mí.
Clare'in yardımıyla tekrar insan haline dönebilmiştir.Una vez más con la ayuda de Julian, fue finalmente capaz de rehacerlo.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra müze Tarih Müzesi haline geldi.Museo de la Posguerra, "Museo de la Posguerra.
Tecrit (izolasyon veya hiçleşme), bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır.El martilleo interior se vuelve algo que sucede en el exterior.
Mankurt haline dönüşen oğlu tarafından öldürülmüştür.Murió asesinado por Montoneros.
Aynı zamanda değiştirilerek ve bir film haline getirilmiştir.En otras palabras, había sido pensada y rodada como una película muda.
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.El portal se mantuvo como monumento histórico.
Nikolaşır ve onun karakterinde biri haline de gelir.Tosco en su modo de ser y en su aspecto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod