Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.I don't know. It depends on my mood.
İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.Italian verbs are grouped into three conjugations.
Tom kötü bir ruh hali içindeydi.Tom was in a lousy mood.
Tom, Mary'nin neden kötü ruh halinde olduğunu biliyor.Tom knows why Mary is in a bad mood.
Tom'la bağlantı halinde misin?Do you keep in touch with Tom?
Bugün, kötü bir ruh hali içindeyim.Today, I'm in a bad mood.
Tom'un babasının çok hali vakti yerindeydi.Tom's father was very well-off.
Tom'un ruh hali günden güne gözle görülür bir biçimde değişiyor.Tom's mood changes markedly from day to day.
O zaman, benim evim inşaat halindeydi.At that time, my house was under construction.
kaynayan su buharlaşır ve gaz haline dönüşür.Boiling water evaporates and turns into a gas.
Ben de iyi bir ruh halinde değilim.I'm not in a good mood either.
Harika! Daire kaba inşaat halinde mi alındı, yoksa oturmaya hazır mı?Great! Is the apartment bought as a concrete shell, or is it ready to move into?
Bugün kötü bir ruh halinde görünüyorlar.They seem to be in a bad mood today.
Bu benim ruh halime bağlı.It depends on my mood.
İşaret sizi buraya park etmeniz halinde polisin arabanızı çekeceği konusunda uyarıyor.The sign warns you that the police will tow your car away if you park here.
Tom berbat bir ruh hali içinde.Tom is in an awful mood.
Ekmeği diyagonal dilimler halinde bir parmak genişliğinde kes.Cut the bread into diagonal slices the width of a finger.
Kötü bir ruh hali içinde olduğumda, şarkı söylemeye başlarım.When I'm in a bad mood, I start to sing.
Her şey değişim halinde.Everything is in flux.
Küfürsüz bir Rus konuşması bir rapor haline dönüşür.Russian speech without swearing turns into a report.
Yangın olması halinde bu butona bas!Push this button in case of fire!
Peyniri ince dilimler veya küpler halinde kesin.Cut the cheese into thin slices or into little cubes.
Terapi toplantı halinde.The therapy is in session.
Mektup düzenlemek bir kayıp sanat haline gelmektedir.Editing letter is becoming a lost art.
Senin o ruh halini nasıl kontrol edeceğini öğrenmelisin.You should learn how to control that mood of yours.
Bu bir alışkanlık haline geldi.That became a habit.
Tom ve ben irtibat halindeyiz.Tom and I keep in touch.
Tom şu anda iyi bir ruh hali içinde değil.Tom's not in a good headspace at the moment.
Keşke Tom'la irtibat halinde kalsaydım.I wish I'd stayed in touch with Tom.
Özgürlük aklın bir halidir.Freedom is a state of mind.
Benim ruh halim tamamen havaya bağlıdır.My mood depends totally on the weather.
Dünyayı daha iyi bir yer haline getirelim.Let's make the world a better place.
Bugün iyi bir ruh hali içindeyim.I'm in a good mood today.
Şimdi daha iyi bir ruh hali içindeyim.I'm in a better mood now.
Tom çok iyi bir ruh hali içindeydi.Tom was in a very good mood.
Tom bugün gerçekten iyi bir ruh hali içinde görünmüyor.Tom seems to be in a really good mood today.
Tom gerçekten iyi bir ruh hali içinde gibi görünüyor.Tom seems to be in a really good mood.
Ben gerçekten iyi bir ruh hali içindeyim.I'm in a really good mood.
Tom ile temas halinde kalmak istiyorum.I stay in contact with Tom.
O, domatesleri ince dilimler halinde kesti.She cut the tomatoes into thin slices.
Tom'u hareket halinde görmedim.I've seen Tom in action.
Tom her zaman iyi bir ruh hali içinde.Tom is always in a good mood.
Tom bizimle irtibat halinde olacak.Tom will be in touch with us.
Tom o zaman iyi bir ruh halinde değildi.Tom wasn't in a good mood then.
Hayatım bir koşu bandı haline geldi ve bir mola vermem gerekir.My life has become a treadmill, and I need a break.
Tom Mary'yi saplantı haline getirdi.Tom became obsessed with Mary.
Mahkemede ruh hali gergindi.The mood in the courtroom was tense.
Tom her zaman kötü bir ruh hali içindedir.Tom is always in a bad mood.
Mormon misyonerleri çiftler halinde çalışır.Mormon missionaries work in pairs.
O iyi bir ruh hali içinde.He's in a good mood.
Mary bugün iyi bir ruh hali içinde.Mary is in a good mood today.
Yol inşaat halinde.The road is under construction.
O kadın neredeyse her zaman kötü bir ruh hali içinde.That woman was almost always in a bad mood.
Hayvan yerel bir efsane haline geldi.The animal became a local legend.
Tom dün iyi bir ruh halindeydi.Tom was in a good mood yesterday.
Tom dün kötü bir ruh hali içindeydi.Tom was in a bad mood yesterday.
O bugün komik bir ruh hali içindeydi.He was in a funny mood today.
Tom şimdi hali vakti yerinde.Tom is well off now.
Tom'la iletişim halindeyim.I'm in touch with Tom.
Tom kızgın bir ruh hali içinde.Tom is in an angry mood.