Ana içeriğe geç
Sözlük

hali ile cümle

hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her zaman hareket halinde.Tom is always on the move.
Tom hâlâ kötü bir ruh hali içinde.Tom is still in a bad mood.
Arabam ara sokakta park halinde.My car is parked in the alley.
Öğrenciler tek sıra halinde yürüdüler.The students walked in a single file.
Tom asla halinden memnun değildi.Tom never was contented.
Tom iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a good mood.
Tom çok iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a very good mood.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a fairly bad mood right now.
Tom bugün her zamanki halinde değil.Tom isn't his usual self today.
Hayat bir bilinç halidir.Life is a state of consciousness.
Tom'la irtibat halindesin, değil mi?You've been in contact with Tom, haven't you?
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
Tom'un neden böyle kötü bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a bad mood.
Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a foul mood.
Bu gece Tom'a Mary'nin halini hatırını soracağım.I'll ask Tom about Mary tonight.
Neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood?
Neden böyle iyi bir ruh hali içindesin?Why are you in such a good mood?
Bu akşam neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood this evening?
Bugün neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood today?
Tom'un bugün ruh hali nasıl?How's Tom's mood today?
Onu bir devlet sorunu haline getirdik.We turned it into a state problem.
Liisa'nın ruh hali kötüydü.Liisa was in a bad mood.
Kaldırılmış eller bir protesto sembolü haline gelmiştir.Raised hands have become a symbol of protest.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.The pencils are sold in dozens.
Seni tek parça halinde görmek güzel.It's good to see you in one piece.
Biri iyi bir ruh hali içinde.Somebody's in a good mood.
Tom trans halindeydi.Tom was in a trance.
Ruh hali gergin.The mood is tense.
Tam Tom'un otuz yıl önceki hali gibisin.You're just like Tom was thirty years ago.
Tom duyguları ile temas halinde.Tom is in touch with his feelings.
Bu durumda halimizin ne olacağı çok belirsiz.We're on pretty shaky ground as it is.
Şu anda siyaset tartışacak bir ruh halinde değilim.I'm in no mood to argue politics right now.
Hey, bugün iyi bir ruh hali içindesin.Hey, you're in a good mood today.
Bugün garip bir ruh hali içindesin.You're in a strange mood today.
Kötü bir ruh hali içinde misin ya da başka bir şey mi?Are you in a bad mood or something?
Tom'un onu tek parça halinde evde yaptığına memnun oldum.I'm glad Tom made it home in one piece.
Tom bana onun yaşında olduğum halimi hatırlatıyor.Tom reminds me of myself when I was his age.
Temas halinde bulunacağım.I'll keep in touch.
Üç saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydim.I was in a better mood three hours ago.
Bu sabah kötü bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.It seems like you're in a bad mood this morning.
Kötü bir ruh hali içindeydim.I was in a bad mood.
Savaş Washington'un neokonları için büyük bir iş haline geldi.War has become a big business for Washington's neocons.
Mary ilgi odağı haline geldi.Mary became the center of attention.
Bu tank hareket halinde atış yapabilir.This tank can shoot on the move.
Bir internet kafede web üzerinde arkadaşlarınızla temas halinde olun.Keep in touch with friends on the web at an Internet café.
Onlarla irtibat halindeyim.I've been in contact with them.
Onunla irtibat halindeyim.I've been in contact with him.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde görünüyor.Tom seems to be in a fairly bad mood now.
Güneş sistemimiz her zaman hareket halindedir.Our solar system is always in motion.
Dan şok halindeydi.Dan was in a state of shock.
Dan baş şüpheli haline geldi.Dan became the prime suspect.
Tom bugün daha iyi bir ruh hali içinde mi?Is Tom in a better mood today?
Tom erken kalkmayı bir kural haline getiriyor.Tom makes it a rule to get up early.
Siz ikiniz bana karşı ittifak halindesiniz.The two of you are in cahoots against me!
Halihazırda daha iyi hissediyorum.I already feel much better.
Niyetinizin halis olduğuna eminim.I'm sure your intentions are pure.
Tom bugün her zamanki halinde değildi.Tom wasn't his usual self today.
Onu kız arkadaşıyla görmek beni kötü bir ruh haline soktu.Seeing him with his girlfriend puts me in a bad mood.
Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?Don't they think about the poor children who are dying of hunger?
Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.Life seems to have been a constant struggle for her ever since she left home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod