Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.My eye affects my soul, because of all the daughters of my city.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.When I looked, behold, a hand was put forth to me; and, behold, a scroll of a book was therein;
Elleri kanlı kentin vay haline! Yalanla, talanla dolu. Yağmalamaktan geri kalmıyor.Woe to the bloody city! It is all full of lies and robbery. The prey doesn't depart.
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Woe to him who builds a town with blood, and establishes a city by iniquity!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Woe to her who is rebellious and polluted, the oppressing city!
Size şunu söyleyeyim, yargı günü sizin haliniz Sur ve Saydanın halinden beter olacaktır!But I tell you, it will be more tolerable for Tyre and Sidon on the day of judgment than for you.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!But woe to those who are with child and to nursing mothers in those days!
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.They sat down in ranks, by hundreds and by fifties.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!"But woe to you who are rich! For you have received your consolation.
Size şunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom Kentinin halinden beter olacaktır.I tell you, it will be more tolerable in that day for Sodom than for that city.
Ama yargı günü sizin haliniz Sur ve Saydanın halinden beter olacaktır.But it will be more tolerable for Tyre and Sidon in the judgment than for you.
Vay halinize! Peygamberlerin anıtlarını yaparsınız, oysa onları sizin atalarınız öldürmüştür.Woe to you! For you build the tombs of the prophets, and your fathers killed them.
O da, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırdı.He cried out, "Jesus, you son of David, have mercy on me!"
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!but I could wish to be present with you now, and to change my tone, for I am perplexed about you.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››And truly the Son of man goeth, as it was determined: but woe unto that man by whom he is betrayed!
Adet halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.So keep away from women in this state till they are relieved of it.
Allah, zengindir, halimdir.(Do not forget that) God is affluent and kind.
Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir.But God has already forgiven them, for God is forgiving and kind.
Bunlar, Allah'tan (size) vasiyyettir. Allah bilendir, halimdir.This is the decree of God who knows all and is kind.
Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.God has overlooked (your failings) in this (respect), for God is forgiving and forbearing.
Çünkü İbrahim, gerçekten halimdir, içlidir, (Allah'a) yüz tutup yalvarandır.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Çetin azabdan dolayı vay şu kafirlerin haline!Woe to the unbelievers for the terrible punishment (that awaits).
Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin).No power shall you have over (all) My creatures except those who fall into error and follow you,
O, halimdir, çok bağışlayandır.He is verily clement and forgiving.
Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!Alas for the unbelievers when they see the Terrible Day!
(Fir'avn): "Peki ya ilk nesillerin hali ne olacak?" dedi.(The Pharaoh) said: "And what about the former generations?"
Onun için siz hilenizi toplayın, sonra sıra halinde gelin.So prepare your strategy and come forward.
Allah'a yakıştırdığınız niteliklerden ötürü de vay siz(in haliniz)e!Woe to you for what you attribute (to Him)!
Doğrusu Allah, bilendir, halimdir.Verily God is all-knowing and forbearing.
Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz? dediler.They say: "When we are dead and turned to dust and bones, shall we be raised to life again?
Yaptıkları her işin önüne geçmişiz de onu (etrafa) saçılmış toz zerreleri haline getirmişizdir.We shall turn to their deeds and scatter them like particles of dust.
Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na yalvarırlar.When they board a ship they call on God, placing their faith wholly in Him.
Allah bilendir, halimdir (birden öfkeye kapılıp ceza vermez).God knows what is in your heart, for He is all-wise and benign.
Allah kulların(ın her halini) haber alandır, görendir.Verily God is informed of His creatures and sees everything.
Sizi yeryüzünde halifeler (yöneticiler) yapan O'dur.He is the one who made you trustees on the earth.
Ancak Allah'ın halis kulları bu cezanın dışındadır.Except the chosen creatures of God,
Ancak Allah'ın halis kulları o azabın dışında kaldılar.Other than the chosen creatures of God.
Ona halim bir erkek çocuk müjdeledik.So We gave him the good news of a clement son.
Yalnız Allah'ın halis kulları azab dışındadırlar.Except the chosen creatures of God.
Elbette biz, Allah'ın halis kulları olurduk!We would have been the chosen creatures of God."
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.We distinguished them for the distinct remembrance of the abode (of the Hereafter).
Buyurdu ki: "Gerçektir (sen benim halis kullarımı kandıramazsın), ve ben gerçek olarak diyorum ki:(God) said: "This is right by Me, and what I say is right.
İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır.Remember that devotion is exclusively for God.
De ki: "Bana dini yalnız Allah'a halis kılarak, O'na kulluk etmem emredildi."Say: "I am commanded to worship God with obedience all-exclusive for Him;
De ki: "Ben, dinimi yalnız Allah'a halis kılarak O'na kulluk ediyorum."Say: "I worship God with devotion all-exclusive for Him.
Kafirlerin hoşuna gitmesede siz, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na çağırın.So call on God with exclusive obedience, howsoever the unbelievers may dislike it.
Dini yalnız kendisine halis kılarak O'na yalvarın.Therefore pray to Him with obedience all-exclusive.
(O'na) Ortak koşanların vay haline!"Woe to the idolaters
Çünkü O, kullarını(n her halini) haber alandır, görendir.He knows (what is good for) His creatures. He is all-aware and all-seeing.
Acı bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!Woe alas to the sinners for the torment of the grievous Day!
Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline!Alas the woe for those who refuse to believe in the Day which has been promised them.
Yalanlayanların vay haline o gün!Will be the day of woe for those
Cin'i de halis ateşten yarattı.And created jinns from the white-hot flame of fire.
Dağılan toz duman haline geldiğiTurned to dust, floating in the air,
Allah karşılık verendir, halimdir (hoşgörülüdür).God knows the worth of good deeds and is clement,
Dost dostun halini sormaz.And no friend inquires after friend
Sağdan, soldan, ayrı ayrı gruplar halinde (gelip etrafını sarıyorlar)?In crowds, right and left?
(Hakkı) yalanlayanların vay haline o gün!Alas the woe that day for those who deny!
Yalanlayanların vay haline o gün! *Alas the woe that day for those who deny!
Diyorlar ki: "Biz yine eski halimize döndürülecek miyiz?"They say: "Shall we go back to our original state