Halen devam filmi hakkında düşünülmektedir.Denne artikkelen omhandler filmen.
Ancak durum halen memnun edici değildi.Da ble det ikke så spennende lenger.
Halen eşitlik bozulmaz ise ülkeler alfabetik sıra ile yazılır.Der årstall ikke var tilgjengelige blir albumene listet opp i alfabetisk rekkefølge.
Mezarı halen Washington Ulusal Katedrali’ndedir.Han er begravd i Washington National Cathedral.
Halen bu bölgede bulunmaktadır.Denne finnes delvis ennå.
Halen şu anda Cartoon Network'te gösterilmeye izin verildi.Den ble også vist på Cartoon Network.
Bu sistem halen sürdürülmektedir.Systemet består fremdeles.
Ancak bu bağımlılık halen dünya genelinde tıbbi açıdan bir hastalık olarak değerlendirilmemektedir.Avhengighet synes ikke å være et problem ved denne typen medikamenter.
Halen Norveç'in üçüncü ligi sayılan 2. Divisjon'da mücadele etmektedirler.Real Magari som spiller i Tercera división mexicana, som tilsvarer 2. divisjon i Norge.
Bu isim halen kullanılmaktadır.Betegnelsen brukes fortsatt.
Halen Barolar Birliği delegesidir.Symbolet for måleenheten barye.
Tahlisiye binaları halen kıyı koruma tarafından kullanılmaktadır.Redningshelikopter plassert langs kysten.
Bu sırada çevrimiçi hizmetlerin açılması için yapılan çalışmalar halen sürdürülmekteydi.Derfor begynte man tidlig på utvedelsesarbeider.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.For det andre så vet man heller ikke hvor i genomet det nye DNA-fragmentet blir satt inn.
Halen Primera B Nacional'da mücadele etmektedir.Han har også spilt kamper for det hjemmebaserte B-landslaget.
Skylab, ABD'nin ilk (ve halen tek) uzay istasyonudur.Skylab var den første amerikanske romstasjonen.
Bu yol halen kullanılmaktadır.Metoden anvendes fortsatt.
Bu gerçeğe karşın Rus Kafkas güçleri halen üstün durumdaydı.Men igjen var det iranske forsvaret for sterk.
Bu rekor halen kırılamadı.Rekorden er ikke slått siden den gang.
Halen akıl felsefesi ile uğraşan Kartezyen düalizminin bazı formlarını çözümlemeye de yardım edebilir.Det kan bidra til å løse noen typer av cartesisk dualisme som fremdeles rir sinnets filosofi.
Yine de Sovyet direnci halen güçlüydü ve savaşın nereye varacağı belirsizdi.Sovjetisk motstand var imidlertid fortsatt sterk, og utfallet av slaget var høyst usikkert.
Halen, ailesiyle birlikte 1962 yılında Hollanda'dan Pasadena Kaliforniya'ya taşınmışlardır.Familien flyttet til Pasadena i California i USA i 1962.
2005 yılında görevi devralmış olup halen devam etmektedir.I april 2005 returnerte den, og den pågår enda.
Shaikh halen New York şehrinde The New School üniversitesinde profesördür.Kirzner er professor ved New York University.
1992 yılında belde olmuştur günümüzde de halen belde statüsündedir.Dette varte til 1992 da dagens Bank of Albania så dagens lys.
Hâlen İnternet'te bulunmaktadır.Ikke lenger tilgjengelig på internett.
Halen ABD Hava Kuvvetleri'nde bulunan SR-71 uçakları 3.2 Mach hıza çıkabilmekte idi.SR-71 måtte ved minst seks tilfeller nødlande i Norge.
Halen de bu ilde mûkimdir.Dette er likevel spekulasjon.
Bu unvanı halen korumaktadır.Denne er fortsatt bevart.
Üretimine 1931 yılında başlanmıştır ve günümüzde halen üretilmektedir.Produksjonen startet i 1997, og den produseres fremdeles.
Sanatçı halen kendi sanat atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.Senteret har også videreformidling av kunst i egen kunstbutikk.
Mahallede halen (1997) 35 traktör, 6 biçerdöver, 15 de otomobil vardır.Lengste strekning: 6 vogner (15 poeng) Mystery train (2004) inneholder 4 nye rutekort samt 5 karakterkort.
Kolejin Old Old Hall adıyla bilinen ilk binası halen kullanılmaktadır.Hovedbygningen (kjent som Great Hall) står fremdeles.
Ancak, bu özellik halen sadece dokümanlarda kullanılabiliyor.Fremdeles kan man finne mønsteret brukt i prekener.
Halen Karabükspor'da başkanlık yapmaktadır.Presidenten residerer derimot i Presidentpalasset.
Tüm GNU yazılımları halen GNU Hurd çekirdeğiyle uyumlu değildir.Imidlertid hadde GNU ennå ikke utviklet kjernen i systemet, GNU Hurd.
Halen grupta yer almaktadır.Det holdt til andreplass i gruppen.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Han frykter nemlig innblanding i sine ulovlige aktiviteter.
Hâlen Seattle´daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi´nin başkanı.Fra 1997 har han vært president og direktør ved Fred Hutchinson Cancer Research Center.
Bu kilise hâlen ziyaret edilebilir.Dette kunne høres inn i kirken.
Yapımı halen devam etmektedir.Gården er fortsatt i drift.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, adetlerini halen devam ettirmektedirler.Til tross for sin pensjonering fortsatte ha å skru sammen klokker, en del av disse har overlevd.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.Disse gravhaugene er spesielt mange av i Irland hvor det fortsatt eksisterer flere tusen den dag i dag.
Halen Google, Linux için resmi olarak Picasa 3.0 Beta'yı teklif etti.Saat ini, Google secara resmi hanya menawarkan Picasa 3.0 Beta untuk Linux.
USS Pueblo halen Kuzey Kore’de bulunmaktadır.USS Pueblo masih di Korea Utara.
2010 yılında, o bir Çinli Eğlence Şirketi ile anlaşma imzaladı ve Çin'de halen aktiftir.Pada tahun 2010, ia menandatangani kontrak dengan Perusahaan Entertainment Cina dan saat ini aktif di Cina.
Halen şirketin % 99,67'sine sahiptir.Dia saat ini memiliki 99,67% dari perusahaan.
Halen 27 Nisan 2013 yılından bu yana 1 üyesi olduğu Kuzeydoğu Seçim bölgesini temsil etmektedir.Ia mewakili Konstituensi Timur Laut sebagai anggota ke-1 sejak 27 April 2013.
Ağustos2006 itibarı ile 46 DC-9-10 uçağı halen servisdedir.Pada bulan Agustus 2006, sebanyak 46 DC-9-10 masih beroperasi.
Halen 22 öğrenci öğrenim görmektedir.Siswanya hanya 22 siswa saja.
Sekiz ilin tüm isimleri halen bir şekilde ya da başka bir yerde korunmaktadır.Nama-nama dari delapan provinsi masih dipertahankan sampai saat ini, dalam satu bentuk atau lain.
Video 23 Nisan 2005'te site üzerinden paylaşıldı ve günümüzde halen izlenebilir durumdadır.Video ini diunggah pada tanggal 23 April 2005 dan masih ada sampai sekarang di situs ini.
Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur.Rumah di mana ia dilahirkan masih ada.
Halen kendi dillerini konuşmaktadırlar.Mereka membuat bahasa mereka sendiri.
Bazı ülkeler, masrafından dolayı halen hepatit C için tarama uygulamamaktadır.Beberapa negara belum melakukan penapisan hepatitis C karena masalah biaya.
Halen eleştirmenlerce alkışlanan NBC draması "This Is Us"da Randall Pearson olarak oynuyor.Saat ini Brown membintangi serial drama populer NBC This Is Us sebagai Randall Pearson.
Halen özel bir şirkette yöneticilik yapmaktadır.Ia juga pernah menjadi manajer personalia di sebuah perusahaan swasta.
Oyunun başarısının ardından 2000'de Diablo II ve 2012'de Diablo III yayımlandı.Halen Diablo 3 satıştadır.Kesuksesan game ini menghasilkan dua sekuel, Diablo II pada 2000, dan Diablo III pada 2012.
Mezarı halen bu köydedir.Dan makam para tetuanya pun ada di desa tersebut.
Halen hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir.Kertas bahkan digunakan sebagai barang hadiah.