Bu sistem halen sürdürülmektedir.Järjestelmä on vieläkin toiminnassa.
Olayların çıkış nedeni günümüzde hâlen tartışılmaktadır.Tämän kehityksen syistä keskustellaan yhä tänä päivänä.
Halen 30 kadar ABD askerinin mezarının Rusya’da olduğu düşünülüyor.Suomessa on yli 80 venäläisten sotilaiden hautapaikkaa.
Halen Beta Ethniki'de mücadele etmektedir.Seura pelaa Beta Ethnikissa.
Günümüz itibarıyla 2.229 tapınak ve pagoda halen ayakta durmaktadır.Kirkon palveluksessa on 2811 pastoria ja 2611 evankelistaa.
Şasesi halen bazı ordularda çeşitli rollerde kullanılmaktadır.Termi on yhä käytössä joidenkin valtioiden armeijoissa.
Halen geliştirilmeye devam edilmektedir.Yhteistyötä kehitetään johdonmukaisesti edelleen.
Moda Deniz Kulübü, hâlen mevcuttur.Yleinen uimaranta jää nykyiseen käyttöönsä.
Bu etkinliklerin bazıları halen mevcut olmakla birlikte diğerleri tanımlanamamıştır.Muutamat ovat – yllättävää kyllä – yhä hengissä.
1999 yılında TV sektörüne oyuncu olarak atıldı ve halen oyunculuk kariyerine devam etmektedir.Hän jäi eläkkeelle televisioasemalta vuonna 1995, mutta jatkoi yhä juontajan tehtäviään.
Heighl halen organ bağışı kampanyaları için aktif olarak çalışıyor.Nykyään Heigl onkin elinten luovutuksen vahva kannattaja.
Nedeni halen bilinmemektedir.Syy on yhä tuntematon.
Halen devam filmi hakkında düşünülmektedir.Elokuvalle suunnitellaan jatko-osia.
Bu dönemden kalan binalar halen kullanımdadır.Nämä nykyisin suojellut rakennukset ovat edelleen Tyksin käytössä.
Renkse, halen Bloodbath grubunun bass gitaristidir.Nyström toimii myös Bloodbathin kitaristina.
Üzerinde birçok proje inşaatı halen devam etmektedir.Monet rakennukset pyrittiin kuitenkin rakentamaan ennalleen.
1959'de Harvard'da çalışmaya başladı ve halen burada emekli kimya profesörü olarak çalışmaktadır.Corey siirtyi vuonna 1959 Harvardin yliopistoon, jossa hän nykyisin on orgaanisen kemian emeritusprofessorina.
Halen daha Bari forması giyiyor.Hän vain pukeutuu samanlaisesti.
Günümüzde de Kepler Kanunları halen geçerlidir.Tulokset tunnetaan nykyään Keplerin lakeina.
Türleri halen keşfedilmektedir.Löytöjä tehdään yhä edelleen.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Lajista arvellaan olevan jäljellä alle 50 yksilöä.
Günümüzde halen en fazla saygı duyulan yazarlar arasındadır.Teos on nykyään arvostetuimpien pianoteosten joukossa.
Yani 1996'daki mücadele, halen yapılan son Portekiz Grand Prix'tir.Kilpailu oli ensimmäinen Portugalin Grand Prix.
Halen Çin de dahil olmak üzere çevre ülkelerde Türk boyları bulunmaktadır.Tiibetin alueilla elää myös jakkeja.
Yenilginin sorumlusu halen tartışılmaktadır.Hänen syyllisyydestään kiistellään edelleen.
Üretimine 1931 yılında başlanmıştır ve günümüzde halen üretilmektedir.Aseen sarjatuotanto alkoi vuonna 1931 ja jatkuu edelleen.
Bileşik, hâlen daha az yıkıcı olan soğutucuları üretmek için kullanılmaktadır.Pahvia käytettiin edelleen pienempien kertakäyttöhylsyjen valmistamiseen.
Sarnıçların bir kısmı halen kullanılmaktadır.Muutamia näistä vaunuista on käytössä edelleen.
Hamamlar ise halen kullanılmaktadır.Naiset käyttävät sitä edelleen.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.Kerrostaloalueella asutaan kuitenkin edelleen monessa talossa.
Uykusuz'da Gittin Gideli Bebek isimli köşeyi halen çizmektedir.Vantaan Jokiniemessä on Sohkasen mukaan nimetty katu.
Bu ayaklanma sonucu gelişen olaylar halen devam etmektedir.Lopuksi kerrotaan enemmän kapinan etenemisestä.
Eserleri halen çeşitli koleksiyonlarda ve müzelerde yer almaktadır.Hänen teoksiaan on esillä eri kokoelmissa ja museoissa.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Tämäkin lehti jäi lyhytikäiseksi.
Halen Novokuznetsk şehrinde yaşamaktadır.Novokuznetsk sijaitsee Kuznetskin teollisuusalueella.
Nasyonal sosyalizm ve Hitler hakkındaki tartışmalar günümüzde de halen devam etmektedir.Se levitti modernia kansallismielisyyttä sekä sosialismia Kiinassa.
Öte yandan 32 FP7 araştırma projesi hâlen sürdürülmektedir.Mallissa NF.XVII oli vielä uudempi tutka.
Örgüte halen 36 ülke üyedir.Akavaan kuuluu 36 jäsenliittoa.
Hâlen Sofya'da yaşıyor.Hän asuu vakituisesti Dresdenissä.
Ancak gömülü sistemler için taşınabilirlik halen ciddi bir sorundur.Siitä huolimatta käytettyjen happoliuosten hävittäminen on merkittävä ongelma.
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.Ο θάνατος του Κίμωνα παρέμεινε μυστικός από τον αθηναϊκό στρατό.
Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur.Ακόμα διατηρείται το σπίτι όπου γεννήθηκε.
Truva filmindeki "ahşap at" şehrin sahilinde halen sergilenmektedir.Το «ξύλινο άλογο» από την πρόσφατη ταινία Τροία εκτίθεται στην ακτή.
Bazı 747-200'ler halen etkin hizmettedir.Σήμερα, αρκετά από το 747-200 είναι εν λειτουργία.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.Ο τάφος του επισκέπτεται τακτικά από τους οπαδούς.
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.Το MPEG-4 εξακολουθεί να είναι ένα εξελισσόμενο πρότυπο και χωρίζεται σε πολλά μέρη.
Mayın halen Yemen'de kullanılmaktadır.Ο όρος χρησιμοποιείται επίσης στην Υεμένη.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Θρηνεί τη μοίρα του.
Halen Beta Ethniki'de mücadele etmektedir.Ο Καράσκο αγωνίζεται στην Εθνική Βελγίου.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.Στις χώρες όμως που η επίπτωση της νόσου είναι υψηλότερη, ο εμβολιασμός παραμένει πολύ ακριβός.
Halen bu adla tanınılıyor.Η συνέχεια είναι γνωστή.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Η περιπολία δουλεύει ρολόι!
Kütleli nötrinoların fiziği halen aktif bir teorik ve deneysel araştırma konusu.Η φυσική των νετρίνων είναι αυτή τη στιγμή ένα πεδίο ενεργούς θεωρητικής και πειραματικής έρευνας.
Acil tıp halen 5 yıl idi.Η αρχιερατεία του κράτησε 5 έτη.
En eski ve halen çalışır durumdaki güneş sistemi modeli Hollanda’nın Franeker kentindedir.Το αρχαιότερο πλανητάριο που λειτουργεί ακόμα βρίσκεται στη μικρή ολλανδική πόλη Φράνεκερ.
20 Aralık 1983'te buradan çalınan kupa hâlen bulunamadı.Από εκεί κλάπηκε στις 20 Δεκεμβρίου 1983 και δε βρέθηκε ποτέ πια.
Bu gün halen İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.Η ημέρα αυτή τιμάται επίσης ως η Ημέρα των Ανθρωπίνων Δικαιωμάτων.
Çekişmeli süreç halen devam etmektedir.Η αναμέτρηση συνεχίζεται.
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.Η μπουράντζα χρησιμοποιείται στην γερμανική, Ισπανική, Ελληνική και Ιταλική κουζίνα.
1910 yılında ise halen iç saha maçlarını oynadıkları Old Trafford'a taşınmışlardır.Το 1910, η ομάδα μετακόμισε στο νέο της γήπεδο, το Ολντ Τράφορντ.