2003 yılına ait olan bilgiye göre bu madalyalardan 120,000'i halen yedekte kaldı.У 2003 р близько 120 000 цих медалей все ще було в наявності.
Sanatçı halen çalışmalarını devam ettirmektedir.Художник продовжив роботу над нею.
Brian May, Eddie Van Halen ile birlikte "Star Fleet Project" isimli EP'yi çıkarmıştır.Мей у співпраці із Едді Ван Халеном представив міні-альбом «Star Fleet Project».
Buna rağmen Roma Yunanistan'a etkisi halen sürmeye devam etti.Риму вдалося укріпити свій вплив в Греції.
Bu ısınma süreci halen devam etmektedir.Цей тепловоз використовується досі.
Halen CBS Evening News'i sunmaktadır.Останній ефір Кронкайта у програмі CBS Evening News.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Газета продовжувала виходити.
Bu fenomen hakkında halen bilim insanları pek fazla şey bilmemektedir.Про цього бога науковці знають досить мало.
Kanalizasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.Консервний завод працює та зараз.
Bununla birlikte halen operasyon yapacak gücü kalmıştı.Проте вона знайшла сили продовжувати роботу.
Bu yasak halen devam etmektedir.При цьому офіційні заборони ще діють.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.40 сек., який був світовим рекордом і залишався національним рекордом Великої Британії впродовж 30 років.
Halen şirketin % 99,67'sine sahiptir.Територія підприємства становить 97,9 га.
Halen aynı bölümde iktisat politikası profesörüdür.За освітою політеконом, має наукове звання професор.
Okulda halen birçok spor etkinliği yapılmaktadır.У школі можна займатися багатьма видами спорту.
Weber’in Alman politikasına yaptığı katkılar halen tartışılmaktadır.Боротьба за політичний вплив на григор'євців продовжилася.
Halen Tiran'da yaşamaktadır.Зараз він живе у Тирані.
Kalıntıları halen durmaktadır.Її залишки збереглися.
ABD'de film halen fazla bilinmemektedir.Але цей фільм практично не демонструється в США.
Acil tıp halen 5 yıl idi.Для медичних установ — 5 років.
Kazı çalışmaları ve araştırmalar halen devam etmektedir.Дослідження і розкопки проводяться і зараз.
Halen Baba candır dizisinde oynamaktadır.У батька хліб у рушнику, під рукою.
Hâlen birçok ilde Hubyar'dan gitmiş dede nüfusu bulunmaktadır.Тому багато хто у Вавилонії був радий приходу Шаррукіна.
Halen Kuzey Denizi, en yüksek petrol üretimini geçmektedir.Троль – найбільше в Північному морі нафтогазове родовище.
F1'de ise halen varlığını sürdürmektedir.Шар F1 — існує лише вдень.
Halen kütüphanenin kitap koleksiyonu 800 bin civarındadır.Книжковий фонд бібліотеки університету становить 800 тисяч книг.
Halen New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.Живе і працює в Нью-Йорку.
Pers Donanması halen çok güçlüydü.Посада жерця була довічною.
Bu kütüphane halen hizmet vermektedir.Ця бібліотека функціонує і досі.
Şarkı hâlen, listenin 26 numarasında yer almaktadır.Композитор присвятив їй Сонату № 28.
Halen bir öğretmen görev yapmaktadır.На роботу наймають ще одну вчительку.
Ancak eski alışkanlık halen devam ediyor.Тим не менш, стародавня професія досі існує.
Şehir, halen 3.000 kişilik Macar azınlığı temsil eder.Населення — менше 3000 жителів.
Hâlen etkin olarak aynı amaçla kullanılmaktadır.Використовується для тих самих цілей, що прямокутна.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.З того часу на могилі регулярно проводяться панахиди.
Halen eşiyle birlikte New York'ta yaşamaktadır.Живе з дружиною в Нью-Йорку.
Halen TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesidir.При ній існує також комітет гендерної рівності.
Halen üniversite okuyan en az 10 genç bulunmaktadır.Грамотних у Молодецькому було 10 чоловік.
Halen ESPN ve ABC Sports'ta bir analist olarak çalışmaktadır.Згодом — спортивний коментатор на ABC та ESPN.
Kulüp halen 1. Lig'de mücadele etmektedir.Метою клубу стало потрапляння до Ліги 1.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.Невідомо, чи призведе відкриття до появи нової групи ліків.
Bu kopya halen müzede sergilenmektedir.Цей екземпляр і експонується в музеї.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Ще з самого дитинства Тейлор вчився грати на піаніно.
Microsoft Developer Network web sitesinden indirilebilmek üzere halen mevcuttur.Документація для цієї функції доступна на Microsoft Developer Network.
Osmanlı köprüleri hâlen kullanılmaya devam edilmektedir.Розгінний блок досі використовується.
Telecaster halen Fender'in üretimde tuttuğu en çok tercih edilen modellerden biridir.Дракони є одними з найпоширеніших вигаданих істот у фентезі.
Kurum faaliyetlerini halen Washington'da sürdürmektedir.Визначальна битва відбувається у Вашингтоні.
Halen daha eski evlerde oturmakta olan aileler de vardır.Декілька сімей лишилося жити на старому місці.
Yabancı medyalara erişim halen sıkı ölçüde kısıtlanmaktadır.Нагородження іноземців проводиться без обмежень.
Halen kendi atölyesinde tasarım ve form çalışmalarını sürdürmektedir.Незадовго до цього він пробує себе і в дизайні.
Eserleri halen modern besteciler tarafından yorumlanır.Ті ж завдання постають і перед сучасними реставраторами.
Grup, hâlen çalışmalarını Suburban Noize Records altında devam ettirmektedir.Наразі є підписантом Suburban Noize Records.
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.Використовується в італійській, індійській, мексиканській і карибській кухнях.
Günlük "Yapılacak İşler" görevleri halen kullanıcılar arasında paylaşılamıyor.Щоденно задачі перерозподіляються між учасниками центру.
Bu suikastın failleri halen bulunamamıştır.Винних в цьому злочині так і не було знайдено.
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.Загинув під час оборони Кам'янця.
WMAP halen aktif olarak görev yapmaktadır.WMAP допускає, що порівняння буде зроблено.
Hâlen Posta gazetesinde yazmaktadır.Про це повідомляє Daily Post.
Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur.Зберігся будинок, де він жив.
Fakat Berlin'e halen 32 km. uzaktaydılar.Був поранений за 40 км від Берліна.