Halen Sherman Oaks, Kaliforniya'da yaşamaktadır.Tegenwoordig woont Mr. T. in Sherman Oaks, Californië.
2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir.In 2007 worstelde hij om het leiderschap van zijn partij en het behouden van zijn ministeriële post.
Buna karşın Lüksemburg'da halen bu sistem etkindir.Tot op vandaag is dit het devies van Luxemburg.
Harry Redknapp hâlen Premier League takımlarından Queens Park Rangers'ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır.Na het ontslag van Harry Redknapp werkte hij eerst als hoofdtrainer ad interim bij Queens Park Rangers.
Bu isim halen Anglikan Kiliseleri'nde kullanılmaktadır.De titel apocrisiarius wordt nog steeds gebruikt in de Anglicaanse Kerk.
Bu isim halen kullanılmaktadır.Deze naam wordt nog steeds gebruikt.
Çürükkaya halen Almanya'da yaşıyor.De grafheuvel ligt in Haßleben in Duitsland.
Halen 30 kadar ABD askerinin mezarının Rusya’da olduğu düşünülüyor.Op de begraafplaats liggen dertig omgekomen Russische militairen uit de Tweede Wereldoorlog.
1907 yılında ise günümüzde de halen kullanılmakta olan köprü yapıldı.In 1947 werd de huidige brug in gebruik genomen.
Halen Zaman gazetesi'nde yazmıştır, halen yenihayat gazetesinde yazmaktadır.Zij schrijft er een artikel over in de Times Educational Supplement.
Orijinali Amerika Birleşik Devletlerinde halen yayınlanmaktadır.Het werd origineel gepubliceerd in de Verenigde Staten.
Halen yolları orman yoludur ve asfaltlanmamıştır.De wegen zijn vrij van asfalt en er zijn geen stoepranden.
Yazdığı hikâyeler halen Çuvaş okullarında okutulmaktadır.Hun werken worden gelezen op de Latijnse scholen.
Halen Norveç'in üçüncü ligi sayılan 2. Divisjon'da mücadele etmektedirler.Daar horen ze dat de 3de Divisie bij de Landing bij Normandië was betrokken.
Halen yılda 8 milyon yeni verem hastası teşhis edilmektedir.In Nederland zijn er 8.000 nieuwe gevallen van dikkedarmkanker per jaar.
Halen Belçika Üçüncü Ligi'nde mücadele etmektedir.Hij was voornamelijk actief in de Belgische Derde Klasse.
Bu rekor halen kırılamamıştır.Dit record is nog steeds niet verbeterd.
Ocak 2012 itibarıyla halen bu görevi sürdürmektedir.In januari 2014 is hij nog steeds in afwachting van zijn proces.
Shane, halen ısrarla samanlığın zombilerden temizlenmesi gerektiğini söylemektedir.Op deze manier kan Johan uitleggen hoe de indianen zich moeten beschermen.
Halen geliştirilmeye devam edilmektedir.Hier wordt nog altijd aan ontwikkeld.
Halen New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.Hij woont en werkt in New York.
Örgüte halen 36 ülke üyedir.Aan de voorronden deden 36 landen mee.
Södermalm adlı yerde, bu dönemden kalma eski yapılar halen bulunmaktadır.Het nieuwe gebouw van Zumthor respecteert deze bestaande structuren.
Ana madde: Van Halen Aşağıda Eddie Van Halen'in grubu Van Halen'in yayımladığı albümler yer almaktadır.Geschreven en bijna alleen opgevoerd door Eddie Van Halen.
Bu yüzden hakkındaki bilimsel veriler halen daha tam belli değildir.Hoe dit precies komt weten wetenschappers nog niet.
Halen bu bina ayaktadır.Dat gebouw staat er nog steeds.
Halen İngiltere, Almanya ve Türkiye başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde kullanılmaya devam edilmektedir.Nu moet men daarvoor nog naar Groot-Brittannië of Duitsland.
Şu sıralar halen bu kulüptedir ve en iyi yıllarını geçirmektedir.Bij deze club kende hij zijn beste periode.
Halen kendi dillerini konuşmaktadırlar.Zij brachten hun eigen talen met zich mee.
Cirit oyunu halen oynanan oyunlardandır.De tabel gaat over de wedstrijden die sindsdien zijn gespeeld.
Halen aktif olarak oynanmaktadır.Wel bleef ze actief optreden.
Halen Nintendo Entertainment Analysis and Development kuruluşunun başındadır.Splatoon is ontwikkeld door de 'Entertainment Analysis & Development'-afdeling binnen Nintendo.
Geçit halen doğal savunma olanakları sunmaktadır.Verder heeft het station natuurlijke aanlooproutes.
Halen bu adla tanınılıyor.Daarvoor is het gebied bekend.
Buna karşın, İngiliz hava savunması 1930’ların sonlarında halen üst düzeyde değildi.Desondanks was de Canadese luchtmacht eind jaren 1930 verouderd en onderbemand.
Film halen dünya çapında art film sinemalarında gösterilmektedir.De film is wereldwijd op filmfestivals vertoond.
Kulüp hâlen Bölgesel Amatör Lig'de mücadele etmektedir.Vanaf 2011 maakte de club zijn opwachting in de Bölgesel Amatör Lig.
Halen Bülent Ecevit Üniversitesinde ders vermektedir.Daar gaf zij zelf lessen aan Cees Bolding.
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.In het huidige pand bevinden zich echter nog sporen van de school.
Ancak, bu özellik halen sadece dokümanlarda kullanılabiliyor.Deze functie is momenteel echter alleen beschikbaar voor documenten.
Spotify Free hesapları halen sadece davetiye ile açılabiliyor.Spotify legt geen beperkingen op het aantal verbonden clients per account.
Bu kilise günümüzde halen dayanıklılığını korumaktadır.De kerk is tegenwoordig nog steeds in die vorm te bewonderen.
Halen aynı bölümde iktisat politikası profesörüdür.Centraal in de opleiding staat het vakgebied Pedagogiek.
2006 yılında, halen şirket merkezi konumunda olan Mountain View, Kaliforniya'ya taşınmıştır.Het bedrijf werd echter verhuisd naar Mountain View in Californië tijdens zijn ontbinding.
Yetenekli ustalar halen Dhow gemilerinin yapımına devam etmektedirler.De oude kennis wordt tegenwoordig nog onderhouden door het werk aan historische schepen.
Okul halen bu binada eğitim vermektedir.In het gebouw werd ook onderwijs gegeven.
Keiretsu'lar halen var olmakla birlikte, 1990'lardan önce olduğu gibi merkezî ya da bütünleşik değildirler.Mimo, że keiretsu nadal istnieją, nie są tak scentralizowane i zintegrowane jak przed 1990 r.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Pozostało mniej niż 50 dorosłych osobników.
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.Była to kara za kłamstwo którego się dopuścili.
Hâlen Seattle´daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi´nin başkanı.Obecnie jest dyrektorem Centrum Badań nad Rakiem im. Freda Hutchinsona w Seattle.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Niestety nikt nie wie, ilu ludzi zginęło.
Köprü halen etkili bir şekilde kullanılmaktadır.Most jest ciągle w użyciu.
Ana merkezi halen Hamburg'dadır.Główna siedziba mieści się w Hamburgu.
Türleri halen keşfedilmektedir.Nowe gatunki są ciągle odkrywane.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Zawodniczka Simon Fraser University.
Burası halen "mektep önü" diye anılmaktadır.Sprawdź, czy należą ci się "wczasy pod gruszą".
Kolordu halen Cottbus'da tutunuyordu.Korpus wciąż stacjonował w Cottbus.
Halen Konya'da kendisinin adının verilmiş olduğu bir cadde bulunmaktadır.Do dziś w Hanoi jest ulica nazwana jego imieniem.
Halen New York'ta The William Esper Studio'da öğrencidir.Studiował aktorstwo w nowojorskim William Esper Studio.
Halen CBS Evening News'i sunmaktadır.Wyemitowano pierwsze wydanie CBS Evening News.