Halen Akademinin Baş Bilimcisidir.Tuttora è uno dei principali azionisti dell'Accademia.
Dizinin yayın tarihi halen belirsiz.Ma il vertice della classifica resta lontano.
Yapı halen ayaktadır.L'edificio principale è ancora in piedi.
Halen yazarlığın yanı sıra profesyonel konferans tercümanı olarak çalışmaktadır.Parallelamente all'attività di scrittore, svolge il lavoro di traduttore.
Mezarlığa hâlen gömü kabul edilmektedir.Poi riesce a fuggire al cimitero.
Halen ticaret fuarları için kullanılmaktadır.Viene usato per regolare i deficit delle bilance commerciali.
Ancak Beyaz Rusya'daki gizli servisin adı halen KGB'dir.La Bielorussia è l'unica repubblica ex-sovietica ad avere il servizio segreto nominato ancora KGB.
Hamamlar ise halen kullanılmaktadır.Queste armi sono tuttora in uso.
Halen The Late Late Show with Craig Ferguson programını CBS kanalında yapmaktadır.Il 7 agosto sono apparsi anche al Late Late Show with Craig Ferguson.
Halen Lig TV'de futbol yorumcusu olarak çalışmaktadır.Lavora come commentatore calcistico per la televisione svedese.
Yapımı halen devam etmektedir.(La creazione continua.
2003 yılına ait olan bilgiye göre bu madalyalardan 120,000'i halen yedekte kaldı.Nel 2003, ancora 120 000 di quelle medaglie erano disponibili.
Halen New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.Vive e lavora a New York.
1984 - Mısır'ın halen kullanımda olan bayrağı kabul edildi.Prima del 1919 era in uso la bandiera utilizzata anche dal 1991 al 1995.
1910 yılında ise halen iç saha maçlarını oynadıkları Old Trafford'a taşınmışlardır.Dopo i primi successi, nel 1910 la squadra si trasferisce al nuovo stadio Old Trafford.
Bu uzunluktaki formatlarda bile halen daha isabetli sonuçlara ihtiyaç duyulabilir.In contesti molto formali, tuttavia, si può ancora trovare la flessione di vosotros.
Günlük "Yapılacak İşler" görevleri halen kullanıcılar arasında paylaşılamıyor.Attualmente non è possibile condividere tra utenti l'elenco delle attività quotidiane.
Kazıyla ilgili bilimsel rapor halen yayımlanmış değildir.La controversia sul nome scientifico del pomodoro non è tuttavia finita.
Albümle ilgili detaylar hâlen belirsizdir.Le tracce dell'album non sono del tutto inedite.
Türleri halen keşfedilmektedir.Si pensa tuttavia che alcune specie devono ancora essere scoperte.
Halen eşiyle birlikte New York'ta yaşamaktadır.Vive con la moglie a New York.
Halen 58 adet uçak hizmete devam etmektedir.Solo 85 stazioni rimangono aperte.
Mezarı halen Washington Ulusal Katedrali’ndedir.I suoi funerali si sono svolti nella cattedrale nazionale di Washington.
Halen Lima yakınlarındaki Callao deniz üssünde tutulmaktadır.Attualmente si trova incarcerato nella base navale di Callao, vicino alla capitale peruviana Lima.
Halen NASA'da, bilim danışmanı olarak görev yapmakta.Rimase comunque alla NASA come collaboratore civile.
Halen Aytemiz Şirketler Grubu Onursal Başkanlığı görevini sürdürmektedir.Tettamanti continua a ricoprire il ruolo di Presidente Onorario.
Geleneklerinden halen kopmamış ender yerlerden biridir Kuşkaya Köyü.Risulta estremamente raro incontrarlo fuori dai Paesi Bassi, suo paese d'origine.
Belge halen geçerliliğini korumaktadır ve kabul edilmesinden sonra önemli bir değişiklik yapılmamıştır.L'Ordine, ad ogni modo, conobbe ancora vicende alterne e faticò ad essere riconosciuto.
Halen nar şurubunun kullanıldığı geleneksel yemekler yaşatılmaktadır.Le vecchie leggi riguardo al consumo di carne di cavallo rimangono in forza.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.Sta scontando la pena nella California State Prison di Lancaster, California.
Yenilginin sorumlusu halen tartışılmaktadır.La sua vittoria fu contestata.
Halen 9 Ekim Güney Kore'de Hangıl Günü olarak kutlanmaktadır.Altro attacco al suolo coronato da successo il 9 febbraio.
Alay halen toparlanabilmiş değildir.Il raccoglitore può ancora non esserne impressionato.
Halen Rusya'da üretimi devam etmekte ve diğer ülkelere ihraç edilmektedir.Costruito in Russia, è ancora esportato in diversi Paesi.
Kıbrıs ve Ermenistan halen politik ve sosyal tartışmalara neden olan bir konumdadır.Ai giorni nostri l'eugenetica continua ad essere un tema di dibattito politico e sociale.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.È difficile stabilire la collocazione delle altre sculture.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.Numerose chiese rurali si trovano nella zona, altre ancora sono oggi scomparse.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.La seconda teoria è oggi la più accettata.
17 Temmuz 2012'de West Ham United'a tranfser olmuştur.Halen West Ham United'ın oyuncusudur.Il 23 luglio 2012 viene acquistato dal West Ham United, dove ricoprirà il ruolo di terzo portiere.
Schott’un toplama prensibi günümüzde halen cam araştırması ve teknolojisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.Ancora oggi la Sasol è molto attiva nell'ambito della ricerca e dell'applicazione di questa tecnologia.
Hâlen Intel'de çalışmaktadır.Grove continuò a lavorare in Intel come consulente esperto.
Halen İslam Yahudilerinin bu ülkelerde kültürel kimliklerini korumaktadırlar.È stato riferito che gli ebrei in Iran sono orgogliosi delle loro condizioni.
Halen bu su değirmenlerin kalıntıları ve binaları yer almaktadır.Di queste sopravvivono le strutture e le ciminiere.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.Gli scavi archeologici sono ancora in corso presso il sito.
Bad Boys teklisine Online Video çeken Inna, turuna halen devam etmektedir.Silvertone U1 visibile nel video di Just Got To Be.
2007'de İstanbul'a yerleşen Toker halen serbest editörlük, düzeltmenlik ve çevirmenlik yapmaktadır.Come programmi di attualità Mentana nel 1993 conduce anche Diritto e rovescio.
Her iki versiyon da halen satılıyor.Ambedue le versioni esistono ancora.
1890 yılında da halen kullandığı Ewood Park stadına taşınır.Nel 1890 si trasferì ad Ewood Park.
Halen bu saygı ve sevgi devam etmektedir.Prevalgono l'onore e l'amore.
Latince kısaltmalar günümüzde halen kullanılmaktadır.La lingua latina vi era in uso già da lungo tempo.
Bu gün halen İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.Quel giorno di gloria è tutt'oggi ricordato come la festa del Corpo.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Durante gli anni '90, è stato tre volte campione del mondo e ha stabilito 11 record mondiali.
Halen devam filmi hakkında düşünülmektedir.Ora dovremmo parlare del film.
Halen Sosyalist Parti'nin üyesidir.Tuttora è membro del Nuovo Partito Socialista.
Halen bu kurumda eğitmenlik yapmaya devam etmektedir.Tuttora insegna in questa scuola.
Halen yazılarına kişisel blog sayfasında devam etmektedir.Scrive nel blog all'interno del suo sito personale.
Bu kilise hâlen ziyaret edilebilir.La chiesa è visitabile su appuntamento.
Halen Kardeşi Ersin, amcası ve yengesiyle yaşamaktadır.Orfano di entrambi i genitori, Eric vive con la zia e lo zio.
Halen de en fazla Oscar'a aday olan kişidir.È il regista più giovane nominato all'Oscar.
18 yıldır aktif olan grup faaliyetlerine halen devam etmektedir.Dopo 18 anni di attività il gruppo si scioglie.