Ana içeriğe geç
Sözlük

halen ile cümle

halen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Suudi Arabistan ve Kamerun yasalarında halen cadılıkla ilgili maddeler mevcuttur.Una legislazione ufficiale contro la stregoneria persiste in Arabia Saudita e Camerun.
Daha önceden ülke günümüzde halen Güney Kore'de kullanılan benzer birçok düzeyli bir sistemi kullanmaktaydı.Precedentemente il paese utilizzava un sistema a livelli come quello ancor utilizzato in Corea del Sud.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.La Città Proibita è il più grande complesso di palazzi esistente al mondo coprendo 72 ettari.
Alman itfaiye birimleri halen floresan renginde Stahlhelm şeklindeki miğferi kullanmaktadırlar.I vigili del fuoco tedeschi utilizzano ancora oggi elmetti tipo Stahlhelm in una colorazione fluorescente.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Ad ogni vendemmia, vengono prodotte all'incirca 5 milioni di bottiglie.
Halen icra direktörlüğü Birleşik Krallık'ın eski Rusya büyükelçisi Yuri Fedotov yürütmektedir.Al momento, la posizione è ricoperta da Yuri Fedotov, ex-ambasciatore russo nel Regno Unito.
Grup halen konserlerine devam etmektedir.Il gruppo prosegue con i concerti.
Bazı çatısız Palladyan evler halen az nüfuslu İrlanda kırsalında bulunabilmektedir.Nella provincia irlandese si possono incontrare tuttora molte case palladiane senza tetto.
Detroit oteli halen şehir merkezinde durmaktadır, ancak kondominyuma çevrilmiştir.Il Detroit Hotel esiste ancora nel centro della città sebbene sia stato convertito in un condominio.
Bu iki ülkede bu olay halen Anzac Günü adı verilen özel bir günde anılmaktadır.I paesi continuano a commemorare questi eventi in occasione dell'ANZAC Day.
Halen, bir kez daha, Hazar denizinin seviyesi geriye gidiyor.Al momento, ancora, il livello del mar Caspio sta tornando indietro.
24 kişi ise halen kayıp olarak listelenmektedir.Altre 24 persone sono ancora elencate tra i dispersi.
Eyalet halen devam eden Darfur Savaşı'nın şiddetli yaşandığı yerlerden birisidir.Rimane l'area di conflitto del Darfur.
Halen, Princeton Universitynde "Harold B. Helms Ekonomi ve Bankacılık Profesörü"'dür.Sims è attualmente l'Harold B. Helms Professor of Economics and Banking presso l'Università di Princeton.
Bu enstrümanların pek çoğu halen çalışmaktadır ve bu müzik aletleriyle müzik yapılabilir durumdadır.La maggior parte degli strumenti è ancora in funzione e dunque può ancora suonare la sua musica.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.Nei paesi in cui la frequenza della malattia è più alta, il vaccino è ancora troppo costoso.
Halen her Perşembe günü olarak yayımlanmaktadır.Viene pubblicato ogni giovedì.
Bu halen kulübün rekorudur.Questo è tuttora un record per il club.
Halen bu bölgede bulunmaktadır.Queste istituzioni sono ancora presenti in tutta la regione.
Halen Emmy Ödülü sahibi günlük talk show, "The Tyra Banks Show"'u sunmaktadır. "Appare nel talk show 'The Tyra Banks Show'.
Halen milletvekilidir.Perché ancora comunisti.
Buna rağmen Hamiltonyen halen daha hesaplanabilir.In questo senso può essere considerato un hamiltoniano.
Halen bu adla tanınılıyor.Tuttora lo si può ammirare lì.
Halen özel çiftçilik yapmaktadır.Se volete un'azienda agricola individuale, prego.
Dizi 2009'da başladı ve halen sürmektedir.La serializzazione è iniziata nel 2009 ed è tuttora in corso.
Bu çalışma halen kesintisiz devam etmektedir.Il lavoro continua senza inconvenienti.
Bu rekor halen kırılamadı.Questo record è tuttora imbattuto.
Halen ESPN ve ABC Sports'ta bir analist olarak çalışmaktadır.Divenne in seguito un commentatore sportivo per ABC ed ESPN.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.Detiene il record nazionale dei 3000 metri siepi.
Büyük bir ihtimalle halen Andgolada bulunmaktadır.Probabilmente è ancora vivo.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Si ritiene che ne rimangano meno di 250 esemplari adulti.
Halen Tiran'da yaşamaktadır.Ha sede a Tirana.
Bu konser serisi halen devam etmektedir.La serie è tuttora in corso.
Japon hükümetinin verilerine göre 31 Mart 2011 itibarıyla 219.410 Hibakusha halen hayattadır.Al 31 marzo 2011, 219 410 hibakusha erano ufficialmente riconosciuti come tali dal governo giapponese.
Halen "Bigazete" İnt. gazetesinde yazılarına devam ediyor.Feltri: "Ecco le carte", in Il Giornale.
McDormand halen The Wooster Group adındaki deneysel tiyatro topluluğunun üyesidir.È stato membro fondatore della compagnia di teatro sperimentale The Wooster Group.
Küçük Balıkçılık, halen önemli bir geçim kaynağıdır.La pesca su piccola scala è anch'essa un importante fattore di sussistenza.
Halen de İslam üzerine eserler yazmaktadır.Ha inoltre scritto sull'Islam.
Halen Google, Linux için resmi olarak Picasa 3.0 Beta'yı teklif etti.Attualmente, l'ultima versione rilasciata ufficialmente da Google per Linux è la 3.0 Beta.
Günümüzde hâlen az sayıda Karay varlığını sürdürmekte, bunların büyük bölümü de İsrail'de yaşamaktadır.Esistono attualmente caraiti in esigue quantità, la maggior parte residenti in Israele.
Günümüzde yörede halen aynı mana ile kullanılır.La prosodia oggigiorno la utilizza con la stessa accezione.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Tuttora la torre rimasta funziona da orologio.
Halen Ankara'da ticaretle uğraşmakta, bir restoran işletmektedir.Attualmente Mera risiede a Tokyo, dove gestisce un ristorante.
Halen çok az da olsa aynı kişi tarafından üretim yapılmaktadır.Alcuni di essi sono generati dallo stesso occhio umano.
Halen şirket hisseleri dünya borsalarında satışa sunulmamıştır.Non esiste alcuna organizzazione mondiale che assegni un premio per le vendite mondiali.
Kulüp, halen Adana Süper Amatör Ligi'nde mücadele etmektedir.All'arrivo, lo incontra il promoter del club Supermarket.
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.Nelle rocce a mare ci sono le tracce di questa attività.
İşbirliğinin niteliği ve kapsamı hakkındaki tartışmalar halen sürmektedir.Il dibattito sulla natura e la portata della sua collaborazione è tuttora in corso.
F1'de ise halen varlığını sürdürmektedir.In F1 non ha mai ottenuto punti.
Halen kullanılmaktadır.È ancora utilizzato.
Antik kentin taş döşeli alt yapısı halen sağlam durumdadır.Qui si trova l'antico pozzo in pietra, ancora funzionante.
Bu konu hâlen çözümlenmekten çok uzaktır ve dönem dönem İsrail siyasetinde de kendini gösterir.La materia non si è ancora risolta, riemergendo di tanto in tanto nella politica israeliana.
Halen aynı kulübün oyuncusudur.Tuttora è tifoso del club.
Halen yayınlanmamış eserleri de mevcuttur.Anche le pubblicazioni non seriali sono coperte.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.A Viareggio esiste un piccolo cimitero ebraico.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.Dai primi mesi del 2009 la moneta locale non è più in uso.
Halen bu görevi yürütmektedir.Svolge tuttora questo incarico.
Harry Redknapp hâlen Premier League takımlarından Queens Park Rangers'ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır.Comincia come uno degli assistenti di Harry Redknapp nello staff del Queens Park Rangers.
Nüfusu halen 2 binin üzerindedir.La fermata è composta da 2 binari.
Halen Miami Heat takımın takım başkanıdır.È il presidente dei Miami Heat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod