Ana içeriğe geç
Sözlük

halen ile cümle

halen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Halen Pavia’da oynuyor.Se jugó a un partido en Padova.
Halen bu şarkı popülerliliğini yitirmemiştir.Es la única cosa que me falta de la música popular de hoy en día.
Halen Rolling Stone dergisinde çalışıyor.Según la revista Rolling Stone.
Yazar hâlen İstanbul'da hayatını sürdürmekte ve yazı çalışmalarına devam etmektedir.Es en el mismo Balsicas donde vivirá y desarrollará su labor literaria.
Halen Simon Fraser Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Desarrolla el programa de desarrollo profesional en la Universidad Simon Fraser.
General Hube kuvvetleri halen disiplinlidir.El General Hux estaba al mando de la base.
Halen bu bölgede bulunmaktadır.Aunque no sólo se encuentran en esta zona.
Neptün Öziş, halen yurt içinde ve yurt dışında uluslararası yat projelerinde yer almaya devam etmektedir.La Iglesia copta sigue dando este nombre a sus hospitales fuera de Egipto.
Halen The Late Late Show with Craig Ferguson programını CBS kanalında yapmaktadır.Actualmente presenta The Late Show with Stephen Colbert ​​​ en el canal CBS.
Günümüzde Sankt-Peterburg'da halen her yıl Eylül ayında düzenlenmektedir.En la actualidad se sigue haciendo la misa anual de la Pascua de Juan en septiembre.
Halen İtalya Meclisi'nde neofaşist milletvekilleri vardır.Aún quedan tres neonazis en el concejo municipal.
1980'de kurulan ligde hâlen 14 takım mücadele etmektedir.Desde 1989 la disputan 14 equipos.
Kulüp, halen Van 1. Amatör Ligi'nde mücadele etmektedir.El club todavía existe como un club amateur en la quinta división.
Duru halen aynı örgütün yönetim kurulunda, Üyelik Sekreteri unvanıyla yer almaktadır.Su equivalente a nivel departamental es la Asamblea.
2007 yılında tamamlanmış ve halen kullanılmaktadır.En el 2007 se volvieron a reunir y siguen vigentes hasta la fecha.
Yaşlıların halen kullandığı eski adı Çıngırlı dır.Otro nombre que se usó antiguamente es llemosí.
Cesedinin nerede olduğu halen bilinmemektedir.Se ignora el paradero de su cadáver.
Mezarı halen bu köydedir.Su tumba se encuentra en la iglesia de esta aldea.
Günümüzde halen en fazla saygı duyulan yazarlar arasındadır.Hoy en día sigue siendo el más avanzado entre los escritores no partidarios.
Bu işleri uzun yıllar yaptı, halen de yapmaktadır.Este problema ya lleva muchos años y nadie hace nada.
Halen Barolar Birliği delegesidir.Misión de Dispersión de bario.
Hâlen Lost dizisinde sabit ücretli yazarlığa devam etmektedir.Cilea continúo el trabajo en el débil libreto.
Halen aktif olarak oynanmaktadır.Aun siguen activos.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Siempre estuvo en equipos italianos.
Ama halen ay yönergesinde değildi.Por ahora no se tendrá en cuenta la Luna.
Bu çalışma halen kesintisiz devam etmektedir.Estas obras permanecen inéditas.
Halen spor yazarlığı yapmaktadır.También es redactor de deportes.
Halen bu üniversitedeki görevine devam ediyor.Continúa sus trabajos en la Universidad.
Bu savaşlar halen sonuçsuz bir şekilde devam etmektedir.A esta serie le sigue Crisis Infinita.
Belediye Başkanı odasında o yıllarda hediye ettiği manyetolu telefon halen saklanmaktadır.Él cuida mucho el sombrero que le regaló Ada.
Ege yemek kültürü halen günümüzde devam etmektedir.Esta cultura de la innovación ha llegado hasta hoy en día.
Diğer bölümlerle ilgili denklik görüşmeleri halen sürmektedir.Complemento de terceros sobre cuestiones.
Halen Kıbrıs Gazetesinde haftada üç gün köşe yazarlığı yapıyor.Circula tres veces por semana en su edición impresa.
Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.La mayor parte del grupo étnico habla en la actualidad el árabe.
Halen özel bir şirkette yöneticilik yapmaktadır.Continuó administrando las relaciones exteriores en particular.
Thorvaldsen’in portresi halen Danimarka Kraliçesi II. Margaret’tedir.Los discos están ilustrados con los dibujos de la reina Margarita II de Dinamarca.
Çin'de halen ders kitaplarında adı geçmektedir, ayrıca hayatını anlatan bir film çekilmiştir.Allí en Italia pensó escribir sus memorias e incluso que se hiciera una película sobre su vida.
Latince kısaltmalar günümüzde halen kullanılmaktadır.Algunos textos de teatro latinos se representan todavía hoy.
Sarah Jio halen çeşitli dergilerde makaleler yazmaktadır.Jamil ha colaborado en varias revistas.
Halen seramik sanatıyla uğraşmaktadır.Sigue conservando industria cerámica.
Tarım ve hayvancılık azalmıştır, ama halen devam etmektedir.Igualmente se desarrolla la agricultura y la ganadería, pero en menor escala.
Halen şirketin % 99,67'sine sahiptir.Es propiedad del grupo al 99,99%.
Dizi Nostalji olarak halen tvem'de yayınlanmaktadır.La creencia en soucoyants aún se conserva en cierta medida, en Trinidad.
Halen milletvekili olarak görevini sürdürmektedir.Sin embargo, siguió ejerciendo su cargo de diputado.
Rumcadan geçme isimler hâlen kullanılır.Las vías de comunicación por herradura sigue en vigencia.
Daha sonradan Yerleşen aileler de olmuştur ve halen ikamet etmektedir.Las generaciones que nacieron después tienen otro nivel.
Buna rağmen Hamiltonyen halen daha hesaplanabilir.Condiciones especiales para el hamiltoniano también se pueden derivar.
Bu yüzden proje geçici olarak askıya alınmış olsa da, geliştirme çalışmaları halen sürmektedir.Están en buen estado, aunque acusan el paso del tiempo.
Katili halen Fransa’da hapiste bulunmaktadır.Tras el asesinato, Tom ingresa en prisión.
Günümüzde ise halen halk arasında yaygın olarak bu isim kullanılmaktadır.Este apellido es aún hoy muy común entre los habitantes históricos del pueblo.
Hâlen mezarlığı mevcuttur.El cementerio se usa todavía.
Sistem Danimarka'da halen kullanılmaktadır.En Guadalajara actualmente se encuentra vigente este sistema.
Neue Sinagogu halen Konservatiflere hizmet vermektedir;.El yrigoyenismo tomaba a los antipersonalistas como conservadores.
Müzikal çalışmalarına halen devam etmektedir.Inicia pronto sus estudios musicales.
2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir.En 2007 abandona la presidencia de la Fundación aunque sigue formando parte de su Patronato.
Skylab, ABD'nin ilk (ve halen tek) uzay istasyonudur.Estación Espacial Skylab Primera estación espacial orbital americana: Estaciones Espaciales.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.A partir de entonces trabajó en el Thomas J. Watson Research Center de IBM.
Cezayir hâlen kent kalkınmasına milyarlar harcıyor.L'Algeria investe ancora miliardi nello sviluppo urbano.
Airyanem Vaejah' ın tarihsel konumu halen belirsizdir.L'ubicazione storica di Airyanem Vaejah è ancora incerta.
Spotify Free hesapları halen sadece davetiye ile açılabiliyor.Spotify Free rimane disponibile solo su invito.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod