Ana içeriğe geç
Sözlük

halen ile cümle

halen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Scorpion halen Sub-Zero'nun klanı olan Lin Kuei'ye düşmandır.Hydro est le meilleur ami et camarade du clan Lin Kuei de Sub-Zero.
Bulut çalışmalarını halen İzmir'deki atölyesinde sürdürmektedir.Par la suite, il crée ses propres soirées à Ibiza.
Ancak Almanlar halen hava üstünlüğüne sahiptir.De plus, les Allemands avaient la supériorité aérienne.
Günümüzde de Kepler Kanunları halen geçerlidir.La loi Merlin est encore en vigueur de nos jours.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Il conserve sa position à la cour jusqu'à la fin de sa vie.
İkincisi ve halen devam etmekte bulunanı, daha fazla şirket arasında yaşanmaktadır.Celui qui va, vient et vit dans nos sociétés trop anonymes.
Halen başkanlığını Neil deGrasse Tyson yapmaktadır.Neil deGrasse Tyson, Président.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Adam commence encore enfant à jouer du piano.
İlk kez 1973 yılında tanıtılmıştır ve 2016'da hâlen kullanılmaktadır.Il est mis en place en 1978 et fonctionne toujours en 2016.
D ailesi polimerazlar halen iyi tanımlanmış değllerdir.Une ADN polymérase de la famille B a été identifiée chez toutes les espèces d’archées examinées.
Bu kalenin çevre surları kısmen yıkılmış olsa da halen yerleri bellidir.Les fossés qui entouraient le monument existent encore mais ils sont en partie comblés.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Elle est habillée presque comme elle, mais en noir.
Hâlen mezarlığı mevcuttur.Ce cimetière existe toujours.
Şu anda halen aşırı oranda göç vermektedir.Pourtant, aujourd'hui, elle nage en plein dedans !
Ana merkezi halen Hamburg'dadır.Son chef-lieu est Hamburg.
Günümüzde halen uçmaktadır.Certains continuent de voler de nos jours.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Il ne semble pas manger mais se montre très en forme.
Halen aktif olan oyuncular *.En gras les joueurs encore actifs.
Halen Cambridge Üniversitesi Pembroke Koleji'nin dekanıdır.)Il est également nommé maître du collège de Pembroke, à Cambridge.
Fakat 3. kanal halen reklamı yayınlıyordur.En quatrième page, il y a la publicité.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Le peintre n'expose plus que dans son atelier.
Halen 7 bin Telafer li ırak hapisanelerinde tutulmaktadır.Sept mil prisonniers finissent dans les carrières de Latomie.
Ancak halen Pers Donanması hakkında bir bilgi yoktu.Toutefois, il n'y a toujours pas de signe de la flotte perse.
Aynı üniversitenin Uluslararası İlişkiler Bölümü’ndeki Doktora çalışması halen devam etmektedir.Il poursuivie un Doctorat en Relations Internationales dans la même Université.
Eddie Van Halen'in gitarı ve David Lee Roth'un şovlarıyla dikkat çekmişlerdir.Cependant, on note déjà l'interaction entre les hurlements de David Lee Roth et ceux de la guitare d'Eddie.
Yapı halen ayaktadır.Néanmoins la bâtisse tient toujours debout.
2010 yılında dergi halen aynı şirket bünyesinde yayımını sürdürmektedir.Elle posera encore régulièrement jusqu'en 2000 pour ce même magazine.
Halen Trabzonspor'da oynamaktadır.Il joue actuellement à Trabzonspor.
Düğün, cenaze ve bayram yemekleri halen bu odalarda yenmektedir.Les mariages, baptêmes et enterrements sont toujours célébrés dans l'édifice.
Hâlen Massachusetts General Hospital'da çalışmaktadır.Il travaille ensuite un an au Massachusetts General Hospital à Boston.
Bu cami günümüze kadar iki defa tamir görmüş ve halen ibadethane olarak hizmet vermektedir.L'édifice a été remanié plusieurs fois et a servi longtemps comme église paroissiale.
Halen Novokuznetsk şehrinde yaşamaktadır.Elle se trouve à Novotcherkassk en Russie.
Halen Rusya'da siyasi danışman olarak görev yapmaktadır.Il conserve cependant son mandat de conseiller régional.
Ancak, bu özellik halen sadece dokümanlarda kullanılabiliyor.Cependant ils ne peuvent être utilisés que dans l'ordre.
Halen bu bölgede bulunmaktadır.Il n'est présent que dans cette province.
Ege yemek kültürü halen günümüzde devam etmektedir.Il reste un aliment très populaire de nos jours.
Halen faaliyette olan en yaşlısı 1686'da açılan Café Procope kafesidir.Le Café Procope est le deuxième café à ouvrir dans cette ville en 1686.
11 yıl halk dansları yapmış halen dansla uğraşmakta.Elle suit alors des cours de danse pendant onze ans.
Kulübün kurucusu halen başkanlığı sürdüren Charles Polson'dur.David Thompson, CEO de l'entreprise, devient président du club.
Halen de İspanya'nın bir eyaleti durumundadır.Elle se trouve sous la Place d'Espagne.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Le journal cesse alors de paraître.
Halen TRT-Radyo1 Kanalında süper lig maçlarını yorumlamaktadır.On continue à chercher pour x1 dans l'arbre de portée.
Bazı 747-200'ler halen etkin hizmettedir.En 2011, beaucoup de 747-200 sont encore opérationnels.
Hong Kong, Makao ve Tayvan'da ise geleneksel Çin yazısı halen resmi olarak kullanılan yazı sürümüdür.À Hong Kong, Macao et Taïwan, les sinogrammes sont utilisés dans leur forme traditionnelle.
Halen bu saygı ve sevgi devam etmektedir.L'honneur et l'amour triompheront.
Kariyerine halen Denizlispor' da devam etmektedir.Pendant toute sa carrière il opéra en mer Méditerranée.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Le parti continuera ses activités dans la clandestinité.
Ancak bu sıralarda adanın büyük bir kısmında halen Fransız hakimiyeti sürmekteydi.Il semble dominer une grande partie de l'île après cela.
Grup halen konserlerine devam etmektedir.Maintenant le groupe continue à faire des concerts.
Gerçekte ise hâlen tümüyle Alman denizaltısıydı.Ce fut le dernier succès du sous-marin allemand.
Halen özel bir şirkette yöneticilik yapmaktadır.Il se spécialise dans l'administration des entreprises.
Mahallenin eski adı arkahtır ve bu isim halen kullanılmaktadır.Le nom officiel de la commune est et reste Ardes.
Bu üniversitede halen 20.000 öğrenci eğitim almaktadır.Plus de 20 000 élèves ont été accueillis dans cette structure.
Chester 20.yüzyılda da gelişmiş ve halen gelişmekte olan bir şehirdir.Durant tout le XVIIIe siècle, Strasbourg est une ville prospère et rayonnante.
Halen seramik sanatıyla uğraşmaktadır.Il se lance dans la céramique artistique.
Halen devam filmi hakkında düşünülmektedir.L'histoire continue dans le film.
Daha önce bir defa evlilik yapan ve boşanan Yetiş, halen iş adamı Cem Arısoy ile evlidir.À l'époque, épouser une femme divorcée est inconcevable pour un fonctionnaire.
1784 Yılında yapımına başlanmış ve 1805'te halen inşası sürmekte iken kullanıma açılmıştır.Sa construction débuta en 1784 et il fut inauguré en 1805.
Sanatçı halen solo çalışmalarına devam etmektedir.L'artiste reprend alors sa carrière solo.
Bu asbest türlerinin kayıt edilmesi ve sınıflandırılması çalışmaları halen devam etmektedir.La détection et la filtration de ces substances sont encore à leurs débuts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod