Ana içeriğe geç
Sözlük

hale ile cümle

hale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Durum kötüye gidiyor. Aalst her geçen gün daha tehlikeli bir hale geliyor.Vamos, senhores, não percamos tempo.
Üretim bantları git gide uzuyor ve sürdürülemez bir hale geliyor.Supply lines are getting longer and harder to maintain.
James Watt bu makineyi herkes için kullanışlı hale getirdi.James Watt makes it practical for other uses.
Ve nasıl giyilebilir hale getirilirler?And how are they transformed by wearing it?
Konut kredisi almak her yıl git gide daha kolay hale geldi. -And so every year that went by, it just became easier and easier and easier.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.There actually is something here, but it's degraded.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour is all about transcending this world and getting to an idealized, perfect place.
Ah hayır, artık acayip bi hale geldiniz.Oh no, now you are grotesque.
İkinci olarak, duruma uygun hale getirin.Secondly, make it appropriate to the situation.
Beni bu noktaya açık hale getirelim.Let me make that point clear.
Bunun için önce kesri ondalık hale çevirmek istiyorum.And the way I like to do it, I like to convert it to a decimal first.
Aşçılığını daha da iyi hale getirmek için yeterli.Enough to make your cuisine even finer.
Vücudunuz bu noktada şöyle bir hale giriyor: bağışıklık sisteminiz tüm koruyucularını yollayarakSo what's going on here is your body says, your immune system sends out all its sentinels and says,
Ve biz konuşurken bu halen inşa edilmekte.And this is in the process of being built as we speak.
Hiçbir şey tutamaz hale geldim.I had trouble holding anything.
Savaşmak zorundayım çünkü halen içimde bu genç kanına sahibim.I have to fight because I still have this young blood inside me.
Bankaya gidip konut kredisi aldığımda bu bilanço daha anlamlı hale gelecek. .This will start to make sense when I go to the bank now to get a loan to buy this house.
İnternet bizi daha güçlü hale getirdi.Well, the Internet has empowered us.
Haleluya, İsa![Girl]
Sunduğum şey hep büyüyecek ve daha engin hale gelecek.I've got an offering that keeps growing that keep becoming more majestic.
Hayatı yorucu hale getirdik.[Jiddu Krisnamurti] You see, we have made life into a tedious thing living.
- Halen toplayabildikleri kadar fazla kýrmýzý sediri toplamak için yođun bir çaba mevcut.They're bringing in huge helicopters to do that.
Toplum demokratikleştikçe insanlar da daha eşit hale gelmişti.The more democratic our societies have been, the more equal they have been becoming.
Sizin gibi olmayan insanları anlamak gittikçe daha zor hale geliyor.And it's becoming more and more difficult to understand the people who are not like you.
UVB inanılmaz derecede önemli hale gelmişti.UVB turns out to be incredibly important.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Right now, America is in an unremitting state of trauma.
Sonradan katsayı olarak duran 1/Δx'i üstel hale getiriyorum.Then I had this 1 over delta x sitting out here, and I can make that the exponent.
Dairesel kanıtlarla ilgili oldukça hassas hale geldim.I've become very defensive about these claims of circularity.
Derken onlar o hale geldiler ki konutlarından başka bir şey görülmez oldu.So in the morning there was nothing but their empty dwellings to be seen.
Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar.They will go round and around between it and boiling water.
Biz de ona icabet ederek, Yahya'yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik.So We heard him and gave him John, and cured his wife (of barrenness).
Ve Allah, inananları arıtır, tertemiz bir hale getirir, kafirleri de helak eder.This is so that God may try the faithful and destroy the unbelievers.
Bozgunculukta bulunanların sonuçları ne olmuş, ne hale gelmişler, bakın da görün.So consider the fate of those who were evil.
Yeryüzünü dümdüz bir hale getirir.And turn them into a level plain,
Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket edenler, aşağılık bir hale gelir, rüsva olurlar.Those who oppose God will be disgraced, as those before them were.
Ve gök yarılır, o gün bitkin bir hale gelir.The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Bir katre sudan; yaratmıştır onu da halden hale döndürmüştür.From a single sperm He created, then proportioned him,
Öylesine Rab ki seni yarattı, azanı düzüp koştu da seni düzgün bir hale getirdi.Who created you then formed your symmetry, then gave you right proportion,
Elbette geçeceksiniz bir halden bir hale.That you will climb from stage to stage.
Derken onu kapkara, kupkuru bir hale döndürdü.Then reduces them to rusty rubbish.
İş öyle değil, hayır, yer bir kere paramparça olup dümdüz bir hale geldi mi.Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Öylesine ki malını verir de özünü tertemiz bir hale kor.And gives of his wealth that he may grow in virtue,
Zaten şeytan da onları geri dönülmez bir sapıklıkla sersem hale getirmek istiyor.Satan only wishes to lead them astray, far away.
Nefisler, cimrilik ve doymazlığa hazır hale getirilmiştir.But men keep self-interest uppermost.
Eğer onlar şirke bulaşsalardı yapıp ettikleri kendilerine yararsız hale gelirdi.If they had associated others with Him, surely vain would have been all they did.
Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri, işe yaramaz hale geldi.Thus the truth was upheld, and the falsehood that they practised was exposed.
Arkalarından, yerlerini alan halefler geldi. Bunlar, kitaba vâris olmuşlardı.Then after them a new generation inherited the Book.
Sonra onların ardından yeryüzünde sizi halefler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim.Then We appointed you leaders in the land after them to see how you behaved.
Sanayi olarak ürettikleri, orada işe yaramaz olmuştur. Yapıp ettikleri de bâtıl hale gelmiştir.Fruitless will be what they have fashioned, and whatever they have done will perish.
Allah'ı arkanıza atıp dışlanmış hale getirdiniz. Rabbim, yapıp ettiklerinizi çepeçevre kuşatmıştır."Surely what you do is within the power of my Lord.
Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de, onun sayesinde yer, yemyeşil hale geliyor.Do you not see how God sends down water from the sky and in the morning the earth turns green?
Yaptıkları her işin önüne geçmiş, onu un-ufak hale getirip silmişizdir.We shall turn to their deeds and scatter them like particles of dust.
Lanetlenmiş hale gelirler. Rastlandıkları yerde enselenirler, öldürülür de öldürülürler.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
Sizi yeryüzünde halefler yapan O'dur. Nankörlük edenin nankörlüğü kendi aleyhinedir.He is the one who made you trustees on the earth.
"Ve gerçekten biz, halden hale geçerek Rabbimize mutlaka döneceğiz."Surely we have to go back to our Lord."
Eğer dileseydik, içinizden, yeryüzünde size halef olacak melekler vücuda getirirdik.If We pleased We could have put angels in place of you as trustees on the earth.
Sonunda o hale geldiler ki, konutlarından başka hiçbir şey görünmüyordu.So in the morning there was nothing but their empty dwellings to be seen.
Allah'a itaat edin; resule de itaat edin! Amellerinizi işe yaramaz hale getirmeyin.O you who believe, obey God and the Prophet, and do not waste your deeds.
Öfkesinden çatlayacak hale gelir.As though it would burst with fury.
"O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı."Knowing that He has created you by various stages?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod