Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.But an agreement turned out impossible.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.He becomes increasingly embarrassed by, jealous of, and cruel about Rose's relationship with Jack.
Parçayı daha anlaşılır bir hale getirdik.The result was a clearer recording.
Halen rektörlük görevini sürdürmektedir.He insists on keeping the card.
Büyük bir ihtimalle halen Andgolada bulunmaktadır.It is probably still there.
Winters, 1983-1984 sezonunda Hee Haw'da düzenli hale geldi.Winters became a regular on Hee Haw during the 1983–1984 season.
Bu durum fabrikasyon üretimi zorunlu hale getiriyordu.This interest evolved into manufacturing.
Bu kıyafetin önlük kısmı halen ev tezgâhlarında dokunmaktadır.His coat of arms can still be seen in this apartment.
Los Angeles'ta büyüdü ve halen orada yaşamaktadır.She grew up in Los Angeles, and currently resides there.
Bu yaklaşım, B.F. Skinner tarafından popüler hale getirilmiştir.This was long before the better known efforts of B.F. Skinner.
Hindistan levhasının Asya'ya çarpması halen devam etmekte ve Himalayalar yılda 1 cm yükselmektedir.Their continued convergence raises the height of the Himalayas by 1 cm each year.
Günümüzde halen bu isim kullanılmaktadır.This name is still used nowadays.
Terapist kişinin çocukluğuna ilişkin motivasyonları kendisiyle ilişkilli hale getirir.They named it Child Parent Relationship Therapy.
Halen bu bölgede bulunmaktadır.It remains at this category.
Kızıl Baron'u kimin öldürdüğüne dair tartışmalar halen sürmektedir.But all is endangered by the attack of the Red Baron.
Kazı çalışmaları ve araştırmalar halen devam etmektedir.Discovery of new caves and their exploration still continues.
Beldede Pomakça halen bilinmekte ve konuşulmaktadır.The coping patterns become known and make sense.
Cihaz, orijinal Apple Remote'nin halefidir.The device is the successor of the original Apple Remote.
Kale, günümüzde halen ayakta duran en kuzeydeki ortaçağ kalesidir.It is the northernmost medieval stone fortress still standing.
Bu sırada çevrimiçi hizmetlerin açılması için yapılan çalışmalar halen sürdürülmekteydi.There remained a gap in the funding required to start the laboratory.
Lifehacker, Trello hakkkında "Proje işbirliğini kolay ve eğlenceli hale getiriyor" tanımı yapmıştır.Lifehacker said "it makes project collaboration simple and kind of enjoyable".
Jackson Rathbone, Jasper Hale: Cullen ailesinin duyguları yönlendirebilen üyesi.Jackson Rathbone as Jasper Hale, a Cullen family member who can manipulate emotions.
Işık metal film üzerinde bir etkiye sahiptir ve ışık yüzey plazmonlarını kararlı hale getirir.As light is incident upon the surface of the metal film, it excites surface plasmons.
Bunlara Halep Türkmenleri denmektedir.These are known as security bugs.
Halen köyde yaklaşık yaklaşık 30 hane bulunmaktadır.About thirty coins were found in the town.
Bu işlemin yapılması günümüzde halen daha zordur.It's harder to make that defense now.
Romanos ordusunu Halep'e yürüttüğünde Araplar tarafından pusuya düşürülmüştü.When Romanos marched his army to Aleppo, he was ambushed by the Arabs.
Halen Akademinin Baş Bilimcisidir.Currently she is the Chief Scientist in the Academy.
Mezarı halen Washington Ulusal Katedrali’ndedir.Her funeral took place at the Washington National Cathedral.
Bu etkileşim akışkanın teorik davranışını karmaşık hale getirir.This interaction complicates the theoretical treatment of the fluid.
İki Fajr-5 roketi Tel Aviv’e doğru ateşlendi ama Demir Kubbe roketleri etkisiz hale getirdi.Two Fajr-5 missiles aimed at Tel Aviv were intercepted by the Iron Dome.
Samsung Gear S-in halefi olarak, 2 Ekim 2015 tarihinde ilan edildi.Its successor, the Samsung Gear S2, was released on October 2, 2015.
14 Kasım 2009'da CryEngine 3 motoru geliştiricilere ticaret akışı ile kullanılabilir hale geldi.On 14 October 2009 CryEngine 3 became available in trade flow for game developers.
Bu XXX noktadan itibaren işler biraz karmaşık ama çok çok ilginç bir hale gelmektedir.From here it is a rocky, but an easy hike to the summit.
Blok tamamlandığı zaman, içerilen veriler doğrulanabilir hale gelir.By the time of block completion, the included data becomes verifiable.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.She remains the European record holder in the 3000 m.
Havaalanı halen askerî amaçlı kullanılmaktadır.The airport has also been used for military purposes.
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.It presently houses residences.
Ayrıca yardımcı yapay zekayı da daha iyi hale getirmiştir.This version also received better armour protection.
Bu şarkı halen grubun ticari anlamda en başarılı şarkısıdır.It remains the group's most commercially successful song.
Bu halen kulübün rekorudur.This is still a club record.
Yaklaşık 1 ay süre içinde tekne suya inmeye hazır hale geldi.It is soaked in sea water for about one year.
Pvp Serverler: İngilizce kök kelimelerden türkçe ile çoğul hale getirilmiş bir kelimedir.English - Answers whether or not a series was translated into English by Manga Box.
Buna karşın kabirler halen günyüzündedir.But the Vampires are still on the loose.
Köyde halen resterasyonu yapılmakda olan ve ibadet için kullanılan kilise mevcuttur.The temple still stands and worship is carried out there.
Halen ticaret fuarları için kullanılmaktadır.Currently it is still being used for trade fairs.
Stadyum geçirdiği bu tadilattan sonra UEFA'nın stadyum kriterlerine uygun hale geldi.After this renovation, the stadium has fulfilled UEFA's stadium criteria.
Bu tavrı halen pek anlaşılmış değildir.Their mode of action is not yet well understood.
Halen İngiltere'de yaşıyor ve bir çocuk annesi.He now lives in England and is the father of two children.
Bu bilgilerle her ürün izlenebilir hale gelmektedir.The results of this study would be shared with everyone.
Domitian'ın halefi Senato tarafından atanan ve Beş İyi İmparator'un ilki olan Nerva oldu.He recalls citizens exiled by Domitian, this is the beginning of the Era of the Five Good Emperors.
Görevini halen sürdürmektedir.He continues on his mission.
Halen Giresun Üniversitesine bağlı olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.She still owns and operates her surf school to this day.
11. yüzyıl Bizans bazilikasının kuzey duvarı halen Loo semtinde ayaktadır.The northern wall of an 11th-century Byzantine basilica still stands in the Loo Microdistrict.
Ayrıca dijital ateş kontrol sistemi eklenen silahı bakımı daha kolay hale getirildi.Also carried a more integrated fire control system.
22 değişik elementi radyoaktif hale getirmeyi başardı.In all, he induced radioactivity in 22 different elements.
Roketler etkisiz hale getirildi.The torpedoes missed.
Halefi Adhubal, Selinus'un uzun süre savunulamayacağına karar verdi ve kasaba ateşe verildi.His successor, Adhubal, decided Selinus could no longer be garrisoned and had the town destroyed.
Bu alanda meydana gelen depremler tektonik aktivitesinin halen devam ettiğinin göstergesidir.Recent earthquakes indicate that this area is tectonically active.
İlgisiz ya da nankör kılan aynı sakatlık o zaman büyük ruhlu hale getiriyordu beni."Whether that was right or wrong, it was bothering me."