Tom lobide hala Mary'yi bekliyor.Tom is still waiting for Mary in the lobby.
Fadıl hala Leyla'nın hayatının bir parçası olmak istiyordu.Fadil still wanted to be part of Layla's life.
Hala hamile misin?Are you pregnant yet?
Fadıl, Leyla'nın hala hayatta olduğunu fark etti.Fadil realized that Layla was still alive.
Fadıl hala babasının bir yıl önceki intiharı ile başa çıkmaya çalışıyordu.Fadil was still trying to cope with his father's suicide a year earlier.
Hala Fadil'in gözlerini hatırlıyorum.I still remember Fadil's eyes.
Fadıl hala Dania'yı seviyor.Fadil still loves Dania.
Tom'un hala gidilecek uzun bir yolu var.Tom still has a long way to go.
Hala onu halletmeye çalışıyorum.I'm still trying to get that done.
Tom hala Fransızca öğretmeni mi?Is Tom still a French teacher?
O zaman hala amatördüm.I was still an amateur at that time.
Hala basketbol takımında mısın?Are you still on the basketball team?
Hala bir davetiye bekliyorum.I'm still waiting for an invitation.
Neden o konuda hala üzgünsün?Why are you still upset about that?
Neden hala o konuda kızgınsın?Why are you still angry about that?
Hala benim kız arkadaşımsın gibi davran.Pretend you're still my girlfriend.
O zamanlar hala Boston'da yaşıyordum.I was still living in Boston at that time.
Hala kazanabilirim.I may still win.
Hala öğrenecek çok şey var.There's still a lot of learn.
Hala lisede misin?Are you still in high school?
Mary hala bebeklerle oynuyor.Mary still plays with dolls.
Ben hala hastayım.I'm still sick.
Sorun hala çözülmedi.The problem still hasn't been solved.
Bu sorunun hala çözülmesi gerekiyor.This problem still needs to be solved.
Hala bir diyette misin?Are you still on a diet?
Halatı kestim.I cut the rope.
Bana gönderdiğiniz ilk mektuba hala sahibim.I still have the first letter you ever sent me.
O hala doğru değil.That's still not true.
Hala susuyor musun?Are you still thirsty?
Bence bunun üzerinde hala biraz daha çalışmamız gerekiyor.I think we still need to work on this some more.
Sen hala bekar mısın?Are you still single?
Ben Tom'un halasıyım.I'm Tom's aunt.
Ben halatı çektim.I pulled the rope.
Ben hala evdeyim.I'm still at home.
Ben hala işteyim.I'm still at work.
Hala kasabadayım.I'm still in town.
Ben hala burada çalışıyorum.I still work here.
Fadıl'ın hala hayatta olması bir mucizeydi.It was a miracle that Fadil was still alive.
Fadıl hayatı hala dolu dolu yaşıyor.Fadil still lives life to the fullest.
Fadıl hala kanserle savaşıyordu.Fadil was still battling cancer.
Tom hala ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olmadığını söylüyor.Tom says he still doesn't have everything he needs.
Hala yapman gereken her şeyi yapmadın.You still haven't done everything you're supposed to do.
Hala bu ayın kirasını ödemen gerekiyor.You still need to pay this month's rent.
Bu fikir hala içime sinmiş değil.I'm still not comfortable with the idea.
Bana ödünç verdiğin şemsiye hala bende.I still have the umbrella you lent me.
Hala pek mutlu görünmüyorsun.You still don't look very happy.
Sami'nin hala bana çok para borcu var.Sami still owes me a lot of money.
Onu hala Sami ile yapmak istiyorum.I still want to do that with Sami.
Tom'un beni nasıl öptüğünü hala hatırlıyorum.I still remember how Tom used to kiss me.
Ben hala bazen Tom'la golf oynarım.I still sometimes play golf with Tom.
Bana hala biraz para borcun var.You still owe me some money.
Sanırım hala onu yapabilirim.I think I can still do that.
Hala ne denmek istediğini anlamıyorum.I still don't get the point.
Tom'un arabası hala dışarıda park edilmiş durumda.Tom's car is still parked out back.
Ben hala bunu düzeltmek zorundayım.I still have to fix this.
Ben hala bunu onarmak zorundayım.I still have to fix this.
Hala üniversitede misin?Are you still in college?
Hala şaşkın görünüyorsun.You still look confused.
Hala Tom'u çok fazla beğenmiyorum.I still don't like Tom very much.
O hala uyuyor.He is still sleeping.