Biz bu konuda hala şüpheciyiz.We're still skeptical about this.
O hala uyumuyor mu?Is she still not sleeping?
Test sonuçları hala yok.The test results are still not in.
Hala ne satın alınacağına karar vermedim.I still haven't decided what to buy.
Mary, Tom'un acı sözlerini hala hatırlıyor.Mary still remembers Tom's bitter words.
Hala yapacak bazı şeylerim var.I still have some things to do.
Tom hala genç ve düşman bulmayı başaramadı.Tom is still young and hasn't managed to get any enemies.
Hala yapacak çok şeyim var.I still have so much to do.
Tom ve Mary hala yeni evliler.Tom and Mary are still newlyweds.
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Teknoloji hala gelişiyor.The technology is still developing.
Hala problemleri çözmeye çalışıyoruz.We're still working the kinks out.
Hala sürücü koltuğundayız.We're still in the driver's seat.
Hala halka açılmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Hala halkla paylaşmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Hala borçtan kurtulmak zorundayız.We still have to get out of debt.
Tom hala Mary kadar iyi bilinmiyor.Tom is still not as well-known as Mary.
Hala siyasi olarak aktif misin?Are you still politically active?
Tom hala eski çevirmeli bir telefon kullanıyor.Tom still uses an old dial telephone.
Hala onlar üzerinde kontrolümüz var.We still have control over them.
O sorun bugün hala var.That problem still exists today.
O problem bugün hala var.That problem still exists today.
Hala zor bir karar.It's still a difficult decision.
Tom'un hala hayatta olduğunu sanmıyordum.I didn't think Tom was still alive.
Tom hala onunla mücadele ediyor.Tom is still struggling with that.
Hala çok dikkatli olmalıyız.We must still be very careful.
Tom hala buna inanamadı.Tom still couldn't believe it.
Proje hala devam ediyor.The project is still ongoing.
Hala müzakerelerde bulunuyoruz.We're still in negotiations.
Peki ya Tom hala hayatta olsaydı?What if Tom were still alive?
İnsanlar hala iyileşiyorlar.People are still recovering.
Hala hayal kırıklığına uğramış durumdayım.I still remain disappointed.
Bu hala nasıl oluyor?How is this still happening?
Yaralar hala taze.The wounds are still fresh.
İnsanlar hala acı çekiyor.People are still suffering.
Tom hala sözleşmeli.Tom is still under contract.
Tom hala sözleşme altında.Tom is still under contract.
Tom hala yargılanmayı bekliyor.Tom is still awaiting trial.
Hepimiz hala güvendeyiz.We're all still confident.
Komşular hala kızgındı.Neighbors are still upset.
Hala şok içindeydik.We were still in shock.
Hala Tom'u düşünüyorum.I still think of Tom.
Ben hala oturamam.I can't sit still.
Hala tartışılacak çok şeyimiz var.We still have a lot to discuss.
Tom'un halası Mary'nin ve Tom'un evliliğinin sürmeyeceğini biliyordu.Tom's aunt knew Mary's and Tom's marriage wouldn't last.
Hala karınıza bir araba satın almak istiyor musunuz?Do you still want to buy your wife a car?
Tom'un hala çok elması var.Tom still has a lot of apples.
Katilin kimliği hala bilinmiyor.The killer's identity is still unknown.
Tom'un hala bana biraz para borcu var.Tom still owes me some money.
Ne olduğunu hala bilmiyorum.I still don't know what happened.
Ben hala onun iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum.I still think that's a good idea.
Tom hala seni özlüyor.Tom still misses you.
Ben hala yataktayım.I'm still in bed.
Tom'un neden öyle bir şey yapmak isteyeceğini hala anlamıyorum.I still don't understand why Tom would want to do something like that.
Hala staj dönemindesin.You're still in your probation period.
Hala deneme dönemindesin.You're still in your probation period.
Hala onu görmüyorum.I still don't see it.
Ben hala küçüğüm.I'm still a minor.
Hala onu alt katta bekliyor.He's still waiting for her downstairs.
Bebek hala iyi.The baby is still fine.