Biz hala uçuşun son dakikasında ne olduğunu bilmiyoruz.We still don't know what happened during the last minutes of the flight.
Hala seni özlüyorum.I still miss you.
Biz hala seni bekliyoruz.We're still waiting for you.
Ben hala onları bekliyorum.I'm still waiting for them.
Ben hala onu arıyorum.I'm still looking for him.
Hala onu arıyor musun?Are you still looking for him?
Sen hala onunla çıkıyor musun?Are you still dating her?
Ben hala onlara kızgınım.I'm still mad at them.
Hala senin hakkında endişeleniyorum.I'm still worried about you.
Hala onlar hakkında endişeleniyorum.I'm still worried about them.
Hala onun için endişeleniyorum.I'm still worried about him.
Hala onun hakkında endişeleniyorum.I'm still worried about her.
Hala onunla ilgili düşünüyorum.I'm still thinking about her.
Tom köpeğinin ölümü için hala Mary'ye öfkeli.Tom is still furious with Mary for his dog's death.
Dan bir hala tarafından yetiştirildi.Dan was brought up by an aunt.
Ben hala kahvaltı etmeyi bitirmedim.I still haven't finished eating breakfast.
Hala bilmiyorum, şimdi bile.I still don't know, even now.
Hala hastasın. Yatakta kalman gerekir.You're still sick. You should stay in bed.
Tom halası ve amcası tarafından getirildi.Tom was brought up by his aunt and uncle.
1990'da, Dan hala Matt Smith'in altında bir çaylak memurdu.In 1990, Dan was still a rookie officer under Matt Smith.
Dan, Linda'yı hala nefes alırken buldu.Dan found Linda still breathing.
Dan'in hala bir kız arkadaşı vardıDan still had a girlfriend.
Dan Linda'nın hala hayatta olduğu konusunda umut besledi.Dan nourished the hope that Linda was still alive.
Dan hala kayıp.Dan is still missing.
Tom hala senin için çalışıyor mu?Is Tom still working for you?
Hala Tom'u sevmiyorsun, değil mi?You don't still love Tom, do you?
Hala bana inanmıyorsun, değil mi?You still don't believe me, do you?
Hala köpeklerden korkmuyorsun, değil mi?You're not still afraid of dogs, are you?
Tom hala neden orada?Why is Tom still in there?
Neden Motor hala çalışıyor?Why's the engine still running?
Tom hala telefonda mı?Is Tom still on the phone?
Hala anne ve babanla mı yaşıyorsun?Do you still live with your parents?
Hala çok geç değil.It's still not too late.
Tom hala hastanede mi?Is Tom still in the hospital?
Seninkiler hala burada ne yapıyorlar?What are you guys still doing here?
Hala bitmiş değil.It's still not finished.
Büyükbaba ve büyükannelerin hala hayatta mı?Are your grandparents still alive?
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Karar hala kesin değildir.The decision is still not definite.
Hala part time olarak bir fırında mı çalışıyorsun?You're still working part time at a bakery?
Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.I'm sorry for my terrible French. I'm still a beginner.
Bence Tom'un buraya vaktinde gelme ihtimali hala var.I think there's still a chance Tom will get here on time.
Amcamın karısı benim halam.My uncle's wife is my aunt.
Yaşlı amcam ve halam ikisi de epey katı ahlakçıdır.My elderly uncle and aunt are both rather straitlaced.
Geçen hafta halamdaydık.We were at my aunt's last week.
Annemin kız kardeşi halamdır.My mother's sister is my aunt.
Halatlardan biri koptuğunda köprü çöktü.The bridge collapsed when one of the cables snapped.
Halam benim ona İtalya'dan bir müzik kutusu almamı istedi.My aunt asked me to buy her a music box from Italy.
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Ne? Hala bir arabanın nasıl kullanıldığını bilmiyor musun?What? You still don't know how to drive a car?
Irkçı önyargı bazı ülkelerde hala bir sorundur.Racial prejudice is still a problem in some countries.
Ben hala gerçeği arıyorum.I am still searching for the truth.
Tom'u hala sevdiğini biliyorum.I know that you still love Tom.
O hala sıcakken, ye.Eat, while it's still hot.
Dün, halam görüşünü yeniden kazandı.Yesterday, my aunt regained her sight.
Bugün hala seçimi kimin kazandığını bilmiyoruz.Today we still don't know who won the election.
Senin bunu neden yaptığını hala bilmiyorum.I still don't know why you did it.
"Gönlün hala boş mu?" "Hayır, dolu.""Are you still available?" "No, I'm happily taken."
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Bu antika masa hala kullanımda.This ancient table is still in use.