Tom hala kabuslar görüyor.Tom still has nightmares.
Tom'un hala baş ağrısı var.Tom still has headaches.
Bazı insanlar hala korkuyorlar.Some people are still afraid.
Yolsuzluk hala yaygındır.Corruption is still common.
Tom hala gergindi.Tom was still tense.
Tom hala mutluydu.Tom was still happy.
Tom hala buralarda mı?Is Tom still around?
Tom hala güvende mi?Is Tom still safe?
Ben hala bunu 2.30'dan önce yaptırabileceğimize inanıyorum.I still believe that we can get this done before 2:30.
Sanırım kutlamak için hala çok erken.I think it's still too early to celebrate.
Tom hala kutluyor.Tom is still celebrating.
Postane hala kapalı mı?Is the post office still closed?
Tom hala Mary'yi ziyaret etmek için her gün hastaneye geliyor.Tom still comes to the hospital every day to visit Mary.
O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.The computer that Tom's father gave him when he was thirteen is still working.
Hala üniversiteye gitmesi için Tom'u ikna etmeye çalışıyoruz.We're still trying to convince Tom to go to college.
Hala ikna olmadınız mı?Are you still not convinced?
Tom hala para için ailesine bağımlıdır.Tom still depends on his parents for money.
Kilise hala ayakta duruyor. Her şey tahrip edildi.The church is still standing. Everything else was destroyed.
Dedektifler hala araştırıyorlar.Detectives are still investigating.
O gün Tom'un sorununun ne olduğunu hala bilmiyorum.I still don't know what Tom's problem was that day.
Hala soruların var mı?Do you still have questions?
İşsizlik hala yüksek.Unemployment is still high.
Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.I still enjoy playing tennis from time to time.
Tom hala Mary'nin bugün ona yardım etmesini bekliyor.Tom is still expecting Mary to help him today.
Tom'un bize yardım edebilmesi için hala bir şans var.There's still a chance that Tom might help us.
Dizimde hala biraz ağrım var.I still have some pain in my knee.
Hala boyun ağrım vardı.I still had the pain in my neck.
Tom hala benim bisikletime sahip.Tom still has my bicycle.
Yetkililer hala araştırıyorlar.Authorities are still investigating.
Polis hala araştırıyor.Police are still investigating.
Sigara içmenin sağlıksız olduğunu bilmemize rağmen, insanlar hala sigara içiyor.Even though we know smoking is unhealthy, people still smoke.
Tom hala yalan söylüyor mu?Is Tom still lying?
Üç kişi hala kayıp ve öldükleri tahmin ediliyor.Three people are still missing and presumed dead.
Düzinelercesi hala kayıp.Dozens are still missing.
Tom'un arabası hala senin evin arkasına mı park ediliyor?Is Tom's car still parked behind your house?
Sen hala tenis oynayabilir misin?Can you still play tennis?
Tom'un hala soruları var.Tom still has questions.
Bir sorun hala sürüyor.One problem still remains.
Yapamam. Hala yemek yiyorum.I can't. I'm still eating.
Onun hala bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe he's still single.
Senin hala bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're still single.
Tom hala umudundan vazgeçmedi.Tom still hasn't abandoned hope.
Erkek arkadaşım ailemle hala tanışmadı.My boyfriend still hasn't met my parents.
Anne ve babam kız arkadaşımla hala tanışmadılar.My parents still haven't met my girlfriend.
Dışarısı hala aydınlık.It's still bright outside.
Dün gece on iki saat kesintisiz uyumama rağmen hala oldukça yorgun hissediyorum.Although I slept uninterrupted for 12 hours last night, I still feel pretty tired.
Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Bu bilim için hala yanıtlaması zor bir sorudur.This is still a difficult question for science to answer.
Tom ve Mary hala birbirlerinden hoşlanıyordu.Tom and Mary still liked each other.
Tom kızını halası Mary'ye gönderdi.Tom sent his daughter to her aunt Mary.
İngilizce cümle değiştirildi. Bu çevirinin hala eşleştiğinden emin olun.The English sentence has been changed. Make sure that this translation still matches.
Anahtarım hala sende mi?Do you still have my key?
Uzun süredir Fransızca çalışmama rağmen hala onu konuşmada çok iyi değilim.Even though I've studied French for a long time, I'm still not very good at speaking it.
Şekspir hala yaşıyor olsaydı o, 450 yaşın üzerinde olurdu.If Shakespeare were still living, he'd be over 450 years old.
Bizim hala bu geceki parti için yiyecek almamız gerekiyor.We still need to buy food for tonight's party.
Benim hala bu paketleri teslim etmem gerek.I still need to deliver these packages.
Bizim hala biraz kafamız karışık.We're still a little confused.
Ayrıntılar hala belirsiz.The details are still unclear.
Güvenlik hala bir endişedir.Security is still a concern.
Pencere hala bozuk.The window is still broken.