Ana içeriğe geç
Sözlük

hala ile cümle

hala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom araba kullanmak için hala çok genç.Tom is still too young to drive.
Tom'un arabası neden hala burada?Why is Tom's car still here?
Tom hala Mary'yi onunla dışarı çıkartmaya çalışıyor.Tom is still trying to get Mary to go out with him.
Onun çocukları hastaneye geldiğinde Tom'un hala hayatta olacağı şüpheli.It's doubtful that Tom will still be alive when his children get to the hospital.
Tom hala eski kız arkadaşına aşık.Tom is still in love with his ex-girlfriend.
Tom muhtemelen hala uyuyor.Tom is probably still sleeping.
Bu ne tür bir halat?What kind of rope is this?
Hala uyanık mısın? Bulunduğunuz yerde zaten saat üç, değil mi?Are you still awake? It's already three where you are, right?
Tom hala orada bekliyor olabilir.Tom might still be there waiting.
Hala işte misin?Are you still at work?
Neden hala uyumuyorsun?Why are you still not sleeping?
Bu konuda hala ağlamadan konuşamıyorum.I still cannot talk about it without crying.
insan beyni hakkında öğrenilecek hala pek çok şey vardır.There are still many things left to learn about the human brain.
Çalışmak için hala bir araca ihtiyacım var.I still need a ride to work.
Hala yapılacak bazı ev ödevlerim var.I still have some homework to do.
Doğu ve Batı Almanya arasında hala çok kültürel farklar var.There are still many cultural differences between East and West Germany.
Onlar hala çocuk.They are still children.
Onun imzasını taklit etmene hala inanamıyorum.I still can't believe that you forged her signature.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de o hala bir çocukken öldüler.Tom's parents both died while he was still a small child.
Ekonomi, mali krizden hala tamamen kurtulmadı.The economy still hasn't completely recovered from the financial crisis.
Halamı gördün mü?Did you see my aunt?
Bu sabah Tom kız kardeşinin hala yatakta olduğunu söyledi.This morning Tom said that his sister is still in bed.
Bir yüzyıl önce, tükürük hokkaları hala kullanılıyordu.A century ago, spittoons were still used.
Görebildiğin gibi, biz hala çalışıyoruz.As you can see, we're still working.
Ben hala her zaman onun hakkında düşünürüm.I still think about him all the time.
Hala korkuyorsun.You are still scared
Hala gençsin ama kalıcı olarak değil.You're still young, but not permanently.
Kapı hala kapalıydı.The door was still closed.
Tom hala dışarıda park ediyor.Tom is still parked outside.
Bu hala bize çok zaman vermez.That still doesn't give us much time.
Hey, ben hala deniyorum.Hey, I'm still trying.
Hala öğle yemeği için boşum.I'm still free for lunch.
Hala Tom'dan hiçbir iz yok.There's still no sign of Tom.
Son Tom'u gördüğümüzü hala sanmıyorum.I still don't think we've seen the last Tom.
Tom hala uykudaydı.Tom was still asleep.
Hala başımıza konmuş bir ödül var.There's still a price on our heads.
Tom bana halatları gösterecek.Tom is going to show me the ropes.
Sen hala o şeyleri yapabilirsin.You can still do those things.
Hala buna inananların var olduğuna inanmak zor.It's hard to believe that there are still those who believe that.
Tom artık ağlamıyor ama yine de açıkçası hala üzgün.Tom isn't crying anymore, but he's still obviously still upset.
Tom hala en iyisidir.Tom is still the best.
Ben hala senin tarafından tehdit ediliyorum.I'm still intimidated by you.
Ben hala bu ailenin bir parçasıyım.I'm still part of this family.
Tom hala ilaçlarını alıyor, değil mi?Tom's still taking his medication, isn't he?
Ya Tom hala hayattaysa?What if Tom is still alive?
Hala beni istiyor musun, Tom?Do you still want me, Tom?
Hala benim erkek kardeşimi öldürdüğüme inanıyor musunuz?Do you still believe I killed my brother?
Hala eve gitmen gerekiyor mu?Do you still need a ride home?
O, çocuğunun bakımını halasına emanet etti.She entrusted the care of her child to her aunt.
O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.When she woke next morning, very early, it was still dark.
Hala onun hakkında düşünüyorum.I still think about her.
Onun hala gelmemiş olması garip.It's strange that he hasn't come yet.
Sen ve Mary hala birlikte misiniz?Are you and Mary still together?
Tom, Mary'nin hala uyanık olmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary was still up.
O hala anne ve babasıyla birlikte yaşıyor.He still lives with his parents.
Hala hayatının geri kalanını geçirmek istediğin kişinin ben olduğumu düşünüyor musun?Do you still think I'm the one you want to spend the rest of your life with?
Günler geçiyor ve Tom'tan hala bir iz yokDays go by and still no sign of Tom.
Tünel bugün hala kullanımda.The tunnel is still in use today.
Bu adam hala seninle ilgileniyor.That man is still interested in you.
O üst katta hala ne yapıyor?What is she still doing upstairs?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hala ile cümle - Sayfa 9 - hala kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App