Amerikan halkı bunu istemiyor.The American public doesn't want this.
Halkın korkuları sebepsiz değildir.The people's fears aren't groundless.
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor.The American public deserves better.
Toplam hane halkı geliriniz nedir?What's your total household income?
Teknoloji hala gelişiyor.The technology is still developing.
Hala problemleri çözmeye çalışıyoruz.We're still working the kinks out.
Amerikan halkı aptal değildir.The American people aren't stupid.
Çok daha seçici hale geldik.We've become much more selective.
Bir dilenci milleti haline geldik.We've become a nation of beggars.
Hala sürücü koltuğundayız.We're still in the driver's seat.
Hala halka açılmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Hala halkla paylaşmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Hala borçtan kurtulmak zorundayız.We still have to get out of debt.
Biz onu daha iyi hale getirmeye çalışmaya devam ediyoruz.We keep trying to make it better.
Tom hala Mary kadar iyi bilinmiyor.Tom is still not as well-known as Mary.
Çocukluk şişmanlığı bir salgın halindedir.Childhood obesity is an epidemic.
Hala siyasi olarak aktif misin?Are you still politically active?
Tom halen Boston'tan bir mukimdir.Tom is currently a resident of Boston.
Tom hala eski çevirmeli bir telefon kullanıyor.Tom still uses an old dial telephone.
Ondan sonra Tom çok bunalımlı hale geldi.Tom became very depressed after that.
Hala onlar üzerinde kontrolümüz var.We still have control over them.
Biz ihtilaf halinde olabiliriz.We may be on a collision course.
Umarız halk bize katılır.We hope the public will join us.
Halkın bize katılacağını umuyoruz.We hope the public will join us.
Halk gerçekten tepki veriyor.The public is really responding.
Halk zaten bizi güvenmiyor.The public already distrusts us.
Gürültü kulakları sağır edici hale geliyor.The noise is becoming deafening.
Tom iyi hal nedeniyle serbest bırakıldı.Tom was released for good behavior.
Amerikan halkı konuştu.The American people have spoken.
O sorun bugün hala var.That problem still exists today.
O problem bugün hala var.That problem still exists today.
Hala zor bir karar.It's still a difficult decision.
Tom halen üniversiteye devam ediyor.Tom is currently attending college.
Tom'un hala hayatta olduğunu sanmıyordum.I didn't think Tom was still alive.
Hâlâ şok halindeydim.I was still in a state of shock.
Tom hala onunla mücadele ediyor.Tom is still struggling with that.
Tom'la halen temas halinde misin?Are you still in contact with Tom?
Emeklilik endişe haline geliyorRetirement is becoming a worry.
Tom Mary'nin hayatını imkansız hale getirdi.Tom made Mary's life impossible.
Tom ve Mary ayrılamaz hale geldiler.Tom and Mary became inseparable.
Hala çok dikkatli olmalıyız.We must still be very careful.
Birçoğu yaralandı, bazıları fena halde.Many were injured, some badly.
Bunu halletmeme yardım edebilir misin?Can you help me sort this out?
Tom ev halkının bir parçasıydı.Tom was part of our household.
Tom hala buna inanamadı.Tom still couldn't believe it.
Proje hala devam ediyor.The project is still ongoing.
Tom sürekli hareket halindedir.Tom is constantly on the move.
Hayat çok kısıtlayıcı hale geldi.Life became very restrictive.
Hala müzakerelerde bulunuyoruz.We're still in negotiations.
Peki ya Tom hala hayatta olsaydı?What if Tom were still alive?
Sokaklar ıssız hale geliyor.The streets become deserted.
O, konuyu karmaşık hale getirebilir.That can complicate matters.
İnsanlar hala iyileşiyorlar.People are still recovering.
Bir kısır döngü haline gelir.It becomes a vicious circle.
Tom sürekli olarak hareket halindedir.Tom is continually on the go.
Hala hayal kırıklığına uğramış durumdayım.I still remain disappointed.
Bu hala nasıl oluyor?How is this still happening?
İşlerin halledilmesi gerekiyor.Things need to settle down.
Yaralar hala taze.The wounds are still fresh.