İnsanlar hala acı çekiyor.People are still suffering.
Halkımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
Halk birlik içinde çalışır.Folks are pulling together.
Tom hala sözleşmeli.Tom is still under contract.
Tom hala sözleşme altında.Tom is still under contract.
Tom hala yargılanmayı bekliyor.Tom is still awaiting trial.
Hepimiz hala güvendeyiz.We're all still confident.
Halk onu kabul edecektir.The public will accept it.
Komşular hala kızgındı.Neighbors are still upset.
Neden onu resmi hale getirmiyorsun?Why not make it official?
Halk bunu satın almadı.The public didn't buy it.
Tom bir fanatik haline dönüştü.Tom turned into a fanatic.
Tom'la iletişim halinde misin?Are you in touch with Tom?
Hala şok içindeydik.We were still in shock.
Onu da hallederiz.We handle that as well.
Biz oldukça panik haldeydik.We were quite alarmed.
Onu Tom ile hallederim.I'll fix it up with Tom.
Halk onu bilir.The public knows that.
Thomas Mary'nin iyi ruh hali içinde olmasını bekledi.Tom expected Mary to be in good spirits.
Siz halledebilirsiniz.You can work it out.
Hala Tom'u düşünüyorum.I still think of Tom.
Her halukârda eğlenceliydi.It was fun anyway.
Ben hala oturamam.I can't sit still.
Tom'u her halukârda seviyorum.I love Tom anyway.
Buna fena halde ihtiyacım var.I need it badly.
O iyi bir ruh haline mi sahip?Is she in a good mood?
Hala tartışılacak çok şeyimiz var.We still have a lot to discuss.
Rakunlar duygusal hale geldi.Raccoons have become sentient.
Tom'un halası Mary'nin ve Tom'un evliliğinin sürmeyeceğini biliyordu.Tom's aunt knew Mary's and Tom's marriage wouldn't last.
Hala karınıza bir araba satın almak istiyor musunuz?Do you still want to buy your wife a car?
Her şey daha pahalı hale geliyor. Sadece mazeretler daha ucuz hale geliyor.Everything is getting more expensive. Only the excuses are getting cheaper.
Tom'un hala çok elması var.Tom still has a lot of apples.
Katilin kimliği hala bilinmiyor.The killer's identity is still unknown.
Halkın içinde şarkı söylemeye hazır değilim.I'm not ready to sing in public.
Tom'un hala bana biraz para borcu var.Tom still owes me some money.
Ne olduğunu hala bilmiyorum.I still don't know what happened.
Ben hala onun iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum.I still think that's a good idea.
Tom nadiren iyi bir ruh halindedir.Tom is rarely in a good mood.
Daha önce hiç halkın içinde şarkı söylememiştim.I've never sung in public before.
Tom halledeceğini söyledi.Tom said he'd sort it out.
Öyle bir şarkıyı asla halkın içinde söyleyemezdim.I could never sing a song like that in public.
Tom hala seni özlüyor.Tom still misses you.
Tom halıyı temizledi.Tom vacuumed the carpet.
Tom'un daha önce halkın önünde şarkı söylediğini duymadım.I've never heard Tom sing in public before.
Ben hala yataktayım.I'm still in bed.
Tom'un neden öyle bir şey yapmak isteyeceğini hala anlamıyorum.I still don't understand why Tom would want to do something like that.
Amerikalıların halk içinde öpüşmesini görmek nadir değildir.It's not uncommon to see Americans kissing in public.
Ev işlerinin hepsini ben hallederim.I'll do all the chores.
Hala staj dönemindesin.You're still in your probation period.
Hala deneme dönemindesin.You're still in your probation period.
Her halükarda, ağır biçimde cezalandırılmak zorunda kalacak.In any case, she'll have to be severely punished.
Hala onu görmüyorum.I still don't see it.
Ben halsizim.I'm groggy.
Ben hala küçüğüm.I'm still a minor.
Bunu nasıl halledeceğiz?How would we get it done?
Hala onu alt katta bekliyor.He's still waiting for her downstairs.
Sanırım bunu halledebilirim.I think I can handle it OK.
Tom bugün iyi bir ruh hali içinde görünüyor.Tom seems to be in a good mood today.
Bebek hala iyi.The baby is still fine.
Bunu ben hallederim.I'll sort this out.