Ana içeriğe geç
Sözlük

hal ile cümle

hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatım bir koşu bandı haline geldi ve bir mola vermem gerekir.My life has become a treadmill, and I need a break.
Usain Bolt hala dünyanın en hızlı adamı.Usain Bolt is still the world's fastest man.
Teklif hala geçerli mi?Does the offer still stand?
Eylülde hava hala sıcak.It's still hot in September.
Usain Bolt hala dünyadaki en hızlı adam.Usain Bolt is still the fastest man in the world.
Biz hala Boston'da yaşıyoruz.We're still living in Boston.
Bir sözlük sözcükleri anlaşılır hale getirir.A dictionary makes words comprehensible.
Hala yardımımıza ihtiyacın var mı?Do you still need our help?
Siz ikiniz ne halt ediyorsunuz yahu?What the hell are you two doing?
Tom hala önümüzdeki pazartesi günü Boston'da olacak mı?Will Tom still be in Boston next Monday?
Tom'un tüm erkek kardeşleri hala Boston'da mı?Are all of Tom's brothers still in Boston?
Tom hala bizimle birlikte Boston'a gitmeyi planlıyor mu?Is Tom still planning to go to Boston with us?
Durum hala kritik.The situation is still critical.
Emekli olmaya hiç niyetim yok. Ben hala gencim.I have no intention of retiring. I'm still young.
Ben hala tam olarak Tom'a güvenmiyorum.I still don't entirely trust Tom.
Bir kalabalığın içinde kendimi hala güvensiz ve rahatsız hissediyorum.I still feel unsafe and uncomfortable in a crowd.
Tom hala dışarıda bekliyor.Tom is still waiting outside.
Tom Mary'yi saplantı haline getirdi.Tom became obsessed with Mary.
Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır.In Dutch folklore, kabouters are tiny people who live underground.
Seni ne kadar rahatsız ederse etsin, onu hala yapacağım.I'm still going to do it, no matter how much it bothers you.
O bir halk sağlığı gönüllüsü.She's a public health volunteer.
Mahkemede ruh hali gergindi.The mood in the courtroom was tense.
Tom her zaman kötü bir ruh hali içindedir.Tom is always in a bad mood.
Ben o konuda düşündüğümde hala ağlarım.I still cry when I think about it.
Bomba, bomba ekibi tarafından etkisiz hale getirildi.The bomb was defused by the bomb squad.
Soruşturma halen devam ediyor.The investigation is still ongoing.
Tom'un bir burun halkası var.Tom has a nose ring.
Tom hala Mary'den nefret ediyor.Tom still hates Mary.
Bizim hala Tom'a bir doğum günü hediyesi almamız gerekiyor.We still need to buy Tom a birthday present.
Soruşturma halen aktiftir.The investigation is still active.
Ekonomimiz hala düzelmedi.Our economy still hasn't improved.
Mormon misyonerleri çiftler halinde çalışır.Mormon missionaries work in pairs.
Biz hala Tom'un yardımına ihtiyaç duyuyoruz.We still need Tom's help.
Tom'un neden hala burada olmadığını bilmiyoruz.We still don't know why Tom isn't here.
Geri geldiğimde hala burada olacak mısın?Will you still be here when I come back?
Tom'un ona yapmasını söylediğimiz şeyi neden yapmadığını hala bilmiyoruz.We still don't know why Tom didn't do what we asked him to do.
O iyi bir ruh hali içinde.He's in a good mood.
Mary bugün iyi bir ruh hali içinde.Mary is in a good mood today.
Seni sarsıntı geçirmiş halde hayal edemiyorum.I can't picture you traumatized.
Tom hala bir profesör olarak fazla deneyime sahip değildir.Tom still doesn't have much experience as a professor.
Biz hala geliştiriyoruz.We're still improving.
Biz hala çok meşgulüz.We're still very busy.
Biz hala çok yoğunuz.We're still very busy.
Yol inşaat halinde.The road is under construction.
Benim ev halkımın 5 üyesi vardır.There are 5 members of my household.
Biz hala sebebini bilmiyoruz.We still don't know why.
Biz hala nedenini bilmiyoruz.We still don't know why.
İşleri halledeceğiz.We'll figure things out.
Biz hala oldukça yoğunuz.We're still pretty busy.
Tom'un hala pek çok sorunları vardır.Tom still has many problems.
Sanırım Tom hala Boston'da yaşıyor.I think Tom is still living in Boston.
Tom'un hala Boston'da yaşadığını düşünüyorum.I think Tom is still living in Boston.
Hala daha zamanımız var.We have time on our side.
Binalar artık oldukça dağınık görünüyor fakat hala cazibeleri var.The buildings look pretty ragged now, but they still have charm.
Tatlı hala kayıp.The dessert is still missing.
O kadın neredeyse her zaman kötü bir ruh hali içinde.That woman was almost always in a bad mood.
Hayvan yerel bir efsane haline geldi.The animal became a local legend.
Bu arazi halkım için kutsaldır.This land is sacred to my people.
Neden hala buna sahipsin?Why do you still have this?
Tom hala eve gidemiyor.Tom still can't go home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod