hal ile cümle

hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Işığının açık olduğunu gördüm ve hâlâ uyanık olduğunu biliyordum.I saw your light was on and knew you were still awake.
Bazen hâlâ evli olmamızı diliyorum.I sometimes wish we were still married.
Beni aldattığına hâlâ inanıyorum.I still believe you cheated me.
Bunu yaptığıma hâlâ inanamıyorum.I still can't believe I did it.
Onu yaptığıma hâlâ inanamıyorum.I still can't believe I did that.
Onun olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe it happened.
Onun gerçekten olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe it really happened.
Hâlâ ona inanamıyorum.I still can't believe it.
Bunun hepsinin olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe this is all happening.
Tom'un Mary'den nefret ettiğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe Tom hates Mary.
Senin ve Tom'un evlendiğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you and Tom got married.
Bir şey söylemediğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you didn't say anything.
Senin nişanlı olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you're engaged.
Evli olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you're married.
Onun nasıl olduğunu hâlâ anlayamıyorum.I still can't figure out how it happened.
Tom'u hâlâ bulamıyorum.I still can't get a hold of Tom.
Tom'la hâlâ bağlantı kuramıyorum.I still can't get a hold of Tom.
Sebebini merak etmemek hâlâ elimde değil.I still can't help wondering why.
Hâlâ Tom'a ulaşamıyorum.I still can't reach Tom.
Sana sebebini hâlâ söyleyemem.I still can't tell you why.
Onun nasıl olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know how that happened.
Sana nasıl teşekkür edeceğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know how to thank you.
Tom'a ne olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know what happened to Tom.
Tom'un ne demek istediğini hâlâ bilmiyorum.I still don't know what Tom meant.
Tom'un nerede olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know where Tom is.
Onu niçin yaptığını hâlâ bilmiyorum.I still don't know why you did that.
Onun nasıl çalışacağını hâlâ anlamıyorum.I still don't see how it's going to work.
Nasıl yardım edebileceğini hâlâ anlamıyorum.I still don't see how you can help.
Hâlâ hatalı olduğumu sanmıyorum.I still don't think I'm wrong.
Bunun nasıl çalıştığını hâlâ anlamıyorum.I still don't understand how it works.
Bunun nasıl olduğunu hâlâ anlamıyorum.I still don't understand how this happened.
Hâlâ biraz suçlu hissediyorum.I still feel a little guilty.
Hâlâ haftada bir kez oraya giderim.I still go there once a week.
Hâlâ birkaç galonum var.I still have a few gallons left.
Hâlâ okuyacak bir sürü sayfam var.I still have a lot of pages to read.
Hâlâ çok sayıda sorum var.I still have a lot of questions.
Hâlâ yaklaşık üç dakikam var.I still have about three minutes.
Katırın beni tekmelediği yerde hâlâ çürüklerim var.I still have bruises where the mule kicked me.
Boston'da hâlâ arkadaşlarım var.I still have friends in Boston.
Benimkine hâlâ sahibim.I still have mine.
Benimki hâlâ duruyor.I still have mine.
Hâlâ itibarım var.I still have my dignity.
Hâlâ şüphelerim var.I still have my doubts.
Tom hakkında hâlâ sorularım var.I still have questions about Tom.
Hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that has to be done.
Eve gitmeden önce hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that needs to be done before I can go home.
On üç yaşındayken giydiğim şapkaya hâlâ sahibim.I still have the hat I used to wear when I was thirteen.
Tom'un ev anahtarına hâlâ sahibim.I still have the key to Tom's house.
Yıllar önce bana verdiğin saate hâlâ sahibim.I still have the watch you gave me years ago.
Hâlâ onlara sahibim.I still have them.
Hâlâ Tom'un garajında depolanmış şeylerim var.I still have things stored in Tom's garage.
Uçağım hareket etmeden önce hâlâ üç saatim var.I still have three hours before my plane leaves.
Hâlâ zamanım var.I still have time.
Hâlâ Tom hakkında öğrenmek zorundayım.I still have to find out about Tom.
Hâlâ benimle gidecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to go with me.
Hâlâ bana yardım edecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to help me.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Hâlâ anahtarına sahibim.I still have your key.
Hâlâ bitirmedim.I still haven't finished.
Kontak lenslerimi hâlâ bulmadım.I still haven't found my contact lens.

İlgili Sayfalar