Ana içeriğe geç
Sözlük

hal ile cümle

hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Siz ikiniz bana karşı ittifak halindesiniz.The two of you are in cahoots against me!
Halihazırda daha iyi hissediyorum.I already feel much better.
Halen ödevimi tamamlamam lazım.I still need to finish my homework.
Niyetinizin halis olduğuna eminim.I'm sure your intentions are pure.
Halının üstünde ağda var.There is wax on the carpet.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil konuşamaz.Seventy percent of British people cannot speak a second language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil kullanmaz.Seventy percent of the British people don't speak a second language.
Karar hala kesin değildir.The decision is still not definite.
Hala part time olarak bir fırında mı çalışıyorsun?You're still working part time at a bakery?
Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.I'm sorry for my terrible French. I'm still a beginner.
Günümüzde, Japon halkı nadiren kimono giyerler.Nowadays, Japanese people rarely wear kimonos.
Tom! Ne halt ediyorsun?Tom! What the fuck are you doing?
Bence Tom'un buraya vaktinde gelme ihtimali hala var.I think there's still a chance Tom will get here on time.
Amcamın karısı benim halam.My uncle's wife is my aunt.
Tom bugün her zamanki halinde değildi.Tom wasn't his usual self today.
Yaşlı amcam ve halam ikisi de epey katı ahlakçıdır.My elderly uncle and aunt are both rather straitlaced.
Ne kadar fakir olduğun umurumda değil. Her halükarda seninle evlenmek istiyorum.I don't care how poor you are. I want to marry you anyway.
Tom bir halterciye benzemiyor.Tom doesn't look like a weight lifter.
Geçen hafta halamdaydık.We were at my aunt's last week.
Onu kız arkadaşıyla görmek beni kötü bir ruh haline soktu.Seeing him with his girlfriend puts me in a bad mood.
Annemin kız kardeşi halamdır.My mother's sister is my aunt.
Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?Don't they think about the poor children who are dying of hunger?
Halatlardan biri koptuğunda köprü çöktü.The bridge collapsed when one of the cables snapped.
Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.Life seems to have been a constant struggle for her ever since she left home.
Halam benim ona İtalya'dan bir müzik kutusu almamı istedi.My aunt asked me to buy her a music box from Italy.
Deniz halkları, deniz yükseliyor.The sea has risen, the sea of peoples.
Endişelenme, ben hallederim.Don't worry, I can take it.
Bu, işimizi çok daha kolay hale getirecek.This will make our job a lot easier.
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Ne? Hala bir arabanın nasıl kullanıldığını bilmiyor musun?What? You still don't know how to drive a car?
Irkçı önyargı bazı ülkelerde hala bir sorundur.Racial prejudice is still a problem in some countries.
Ben hala gerçeği arıyorum.I am still searching for the truth.
Hasta halüsinasyonlardan sıkıntı çekiyor.The patient suffers from hallucinations.
Hasta halüsinasyon görüyor.The patient is hallucinating.
Oda için yeni bir halı almak zorundayım.I have to buy a new rug for the room.
Bu, konuyu içinden çıkılmaz hale getiriyor.That is complicating the matter.
Tom'u hala sevdiğini biliyorum.I know that you still love Tom.
O hala sıcakken, ye.Eat, while it's still hot.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Dün, halam görüşünü yeniden kazandı.Yesterday, my aunt regained her sight.
Bugün hala seçimi kimin kazandığını bilmiyoruz.Today we still don't know who won the election.
Senin bunu neden yaptığını hala bilmiyorum.I still don't know why you did it.
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.I don't know. It depends on my mood.
İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.Italian verbs are grouped into three conjugations.
Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.Tom's dog left muddy paw prints all over his new carpet.
"Gönlün hala boş mu?" "Hayır, dolu.""Are you still available?" "No, I'm happily taken."
Bugünlük halledebileceklerimizin hemen hemen hepsi bu.That's about all we can get done today.
Kızılderililer, Birleşik Devletler'in yerli halkıdır.Native Americans are the indigenous peoples of the United States.
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Dil sınıfı için kompozisyonunu halen bitirmedin mi?Have you already finished your composition for language class?
O halen anne ve babasına bağımlıdır.He still depends on his parents.
Bu antika masa hala kullanımda.This ancient table is still in use.
Tom hala kabuslar görüyor.Tom still has nightmares.
Tom'un hala baş ağrısı var.Tom still has headaches.
Biletler 30 dolara halk için mevcuttur.Tickets are available to the public for $30.
Halkevindeki sınıflar ücretsiz.Classes at the community center are free.
Her halükârda istisnalar vardır.There are exceptions, however.
Bazı insanlar hala korkuyorlar.Some people are still afraid.
Yolsuzluk hala yaygındır.Corruption is still common.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hal ile cümle - Sayfa 27 - hal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App