hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hâlâ Boston'da yaşıyor musun?Are you still living in Boston?
Sen hâlâ işte misin?Are you still in the job?
Hâlâ evde misin?Are you still at home?
Hâlâ korkuyor musun?Are you frightened yet?
Hâlâ burada ne yapıyorsun?What are you still doing here?
Tom hala dışarıda soğukta mı?Is Tom still out in the cold?
Postane hâlâ açık mı?Is the post office still open?
Bunu halledebilirim.I can handle this.
Ben hala gerçekten bunun olduğuna inanamıyorum.I still can't believe this is really happening.
Onu hâlâ sevmiyorum.I still don't like it.
Tom'un Mary'ye davranma tarzından hâlâ hoşlanmıyorum.I still don't like the way Tom treats Mary.
Hâlâ senden nefret ediyorum.I still hate you.
Tom'un hâlâ nefes aldığını düşünüyorum.I think Tom is still breathing.
Beni hâlâ sevdiğini biliyorum.I know that you still love me.
Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.I'll still have a scar from that accident.
Hâlâ buradayım.I'm still here.
Ben her şeyi hallettim.I've taken care of everything.
Biz hâlâ Tom'u arıyoruz.We're still looking for Tom.
Hâlâ buradayız.We're still here.
Onu kendimiz halletmeliydik.We should've taken care of that ourselves.
Tom'un iyileşeceğine dair hâlâ umutluyuz.We remain hopeful that Tom will recover.
Hâlâ bir iş arıyorum.I'm still job hunting.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Hâlâ zaman var.There's still time.
Kamp ateşi hâlâ yanıyor.The campfire is still burning.
Bir şey hala doğru değil.Something is still not right.
Onu yapacak halim yok.I don't feel up to it.
Tom genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.Tom often uses humor to defuse tense situations.
Tom, durumu hızlı bir şekilde etkisiz hale getirmeyi denemesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought he should try defusing the situation quickly.
Tom bomba patladığında onu etkisiz hale getirmeye çalışıyordu.Tom was trying to defuse the bomb when it exploded.
Tom daha dikkatli olsaydı hâlâ hayatta olurdu.Tom would still be alive if he had been more careful.
O, isteksizce günlük işlerini halletti.She performed her daily duties without any passion.
Ailemin izzetine halel getirdim.I have dishonored my family.
Ben bir gün Carnegie Hall'da sahneye çıkmak istiyorum.I'd like to perform at Carnegie Hall someday.
Hala yaşadığıma inanamıyorum.I can't believe I'm still alive.
Tom'un iki yıl önce olan şeyden hâlâ bahsetmesine inanamıyorum.I can't believe Tom is still talking about what happened two years ago.
Tom'un hâlâ seninle konuştuğuna inanamıyorum.I can't believe Tom still talks with you.
Tom'un bunu hâlâ kullandığına inanamıyorum.I can't believe Tom still uses it.
Hepimizin hâlâ burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe we're all still here.
Hâlâ aç olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're still hungry.
Bunu tek başına bitiremezsin ve hala zamanında tamamlayamazsın.You can't do this alone and still meet the deadline.
Şimdi ayrılamam. Hala yapacak birkaç şeyim var.I can't leave yet. I still have a few things to do.
Sana ödeme yapamam. Hala yardım etmekte istekli misin?I can't pay you. Are you still willing to help?
Bana hâlâ kızgın olamazsın.You can't still be mad at me.
Hâlâ orada mısın?Are you still there?
O hâlâ orada mı?Is he still there?
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.The victim's body was lying face down on the rug.
Beni hala sevdiğini söylüyor, ama ona hiç inanmıyorum.He says still loves me but I don't believe him at all.
Halüsinasyon gördüğümü sandım.I thought I was hallucinating.
Mary'nin hâlâ beni sevdiğini sanıyordum.I thought Mary still loved me.
Tom'un hâlâ hapishanede olduğunu düşündüm.I thought Tom was still in jail.
Dün gece bu konuyu hallettik sanıyordum.I thought we settled that matter last night.
Tom'un hala bir duvar ustası olduğunu düşündüğünü sandım.I thought you thought Tom was still a bricklayer.
Aun hâlâ karısına aşık mı?Is Aun still in love with his wife?
Ben hâlâ aşka inanıyorum.I still believe in love.
Onların gemisi hâlâ limanda.Their ship is still in port.
Neden hâlâ geminin kenarında değilsiniz?Why aren't you already on board the ship?
Geminizin kaptanı hala Tom mu?Is Tom still the captain of your ship?
Onun hâlâ genç olduğunu göz önüne almalıyız.We should take into account she is still young.
Hala yüksek yerlerde arkadaşlarım var.I still have friends in high places.