hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.Luciano might have the crowd behind him, but he's still wet behind the ears.
Oda servisi hâlâ mevcut mu?Is room service still available?
Lucy hâlâ aramadı mı?Has Lucy telephoned yet?
Dün gece ben hâlâ uyanıkken evim soyuldu.Last night my house was robbed while I was still awake.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
O zaman savaş alanına gitmeyi reddetseydi, hâlâ hayatta olurdu.He would still be alive had he refused to go to the battlefield then.
Ev ödevini hâlâ bitirmedin mi?Have you finished your homework yet?
Mesele halloldu.The matter was settled.
Mary Charles'a çok düşkün hale geldi.Mary has become very fond of Charles.
Mary yine başarısız oldu. Sonuçta o hâlâ genç.Mary has failed again. After all she is still young.
Barbar milletler hâlâ var.There are still barbarous nations.
İlkbahar için hala hiçbir görsel belirti yoktu.There were still no visual signs of spring.
Hâlâ bilmiyorum.I don't know yet.
Madem ki o hâlâ hasta muhtemelen bugün gelmeyecek.Seeing that he is still sick, he is unlikely to come today.
Kafamı hala şaşkın hissediyorum.My head still felt giddy.
Hala çalışıyorken bunu satmam gerekir.I should sell it while it still runs.
Aradığımı hâlâ bulmadım.I still haven't found what I'm looking for.
Hâlâ pul topluyor musun?Are you still collecting stamps?
Hâlâ bir sürü zamanımız kaldı.We still have plenty of time left.
Orada hâlâ hiç şeker var mı?Is there still any sugar?
Karar hâlâ kararlaştırılmamış.The decision was still in the air.
Hâlâ boş birkaç oda vardı.There were several rooms still vacant.
Ben halen görevdeyim.I'm still on duty.
Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.It's still too early to get up.
Hâlâ yağmur yağıyor.It's still raining.
Hâlâ yağmur yağıyor mu?Is it still raining?
Hâlâ toysun.You're still green.
Hala yeterince zamanımız var.We still have plenty of time.
Hala bol zamanımız var.We still have plenty of time.
Hâlâ bu civarda mısın?Are you still around?
Hat hâlâ meşgul.The line is still busy.
Eğer hâlâ açsan, bir hamburger daha ye.If you're still hungry, have another hamburger.
Hâlâ çaya ihtiyacın var mı?Do you still need tea?
Ben onunla hâlâ arkadaşlık ettiğini duydum.I hear you are still associating with him.
Hâlâ yirmili yaşlarında olmalı.She must still be in her twenties.
Geçen gün için sana hâlâ teşekkür etmedim. Bunu gerçekten takdir ediyorum.I still haven't thanked you for the other day. I really appreciate it.
Hâlâ sesini duyabiliyorum.I can still hear your voice.
Ben hâlâ senin sesini duyabiliyorum.I can still hear your voice.
Lütfen ilk önce halıyı temizle.Please beat the rug, first.
Söylediklerim hakkında hala şüphe içinde misin?Are you still in doubt about what I have said?
Üzümler şarap haline getirilir.Grapes are made into wine.
Hawaii'de halamla birlikte kalacağım.I am going to stay with my aunt in Hawaii.
Halley'in Kuyruklu yıldızı her seksen yılda bir uğrar.Halley's Comet comes round once every eighty years.
Halley kuyruklu yıldızı 2061 yılında geri dönecektir.Halley's Comet will come back in 2061.
New York'ta Ekim 1987 borsa krizi hâlâ etkili bir şekilde hatırlanmaktadır.The stock market crash of October 1987 in New York is still vividly remembered.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.
O hâlâ genç olabilir fakat gerçekten güvenilebilir bir kişi.He may still be young, but he really is a reliable person.
Hâlâ bekârım.I'm still single.
Ben hâlâ bekârım.I'm still single.
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ bir sır.Why he killed himself is still a mystery.
Sanırım onun karısını öldürme nedeni hâlâ bir sır.I think the reason that he killed his wife is still a mystery.
Hâlâ yapılacak çok iş var.There still remains much to be done.
Hâlâ yapılacak çok şey var.There still remains much to be done.
Ne tür perdelerin halıyla iyi gideceğini düşünüyorsunuz?What sort of curtains do you think would go with the carpet?
Tom bir trafik kazasında fena halde yaralandı.Tom was badly injured in a traffic accident.
Tom hâlâ hastanededir.Tom is still hospitalized.
Tom hâlâ ebeveynlerine güveniyor mu?Does Tom still rely on his parents?
Tom geçimini hala ebeveynlerinden mi sağlıyor?Does Tom still rely on his parents?
Tom sorunu halledemiyor gibi görünüyor.It seems that Tom is unable to solve the problem.
Her halukârda ebeveynlerine itaat etsen iyi olur.In any case you had better obey your parents.