hal ile cümle

hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben irtibat halinde olacağım.I'll be in touch.
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom was vacuuming the rug while Mary was mopping the kitchen floor.
Tom'un hâlâ biraz daha eğitime ihtiyacı var.Tom still needs more training.
Tom hâlâ evde yaşıyor.Tom still lives at home.
Tom hâlâ bana ödeme yapmadı.Tom still hasn't paid me.
Tom hâlâ anlamıyor.Tom still doesn't understand.
Tom Mary'ye hâlâ güvenmiyor.Tom still doesn't trust Mary.
Unutma hâlâ benim güvenime sahipsin.Remember you still have my confidence.
Kral, halkına zulüm etti.The king oppressed his people.
Onunla temas halindeyim.I'm in touch with him.
Hala İskoçya'da mısın?Are you still in Scotland?
Benim hala uzay mekiği patlamasıyla ilgili canlı anılarım var.I still have vivid memories of the explosion of the space shuttle.
Kedi halının üstünde.The cat is on the rug.
Tom hâlâ kütüphanede olmalı.Tom should still be in the library.
Tom hâlâ yatakta olmalı.Tom should still be in bed.
Tom hâlâ iş başında olmalı.Tom should still be at work.
Tom hâlâ görevdedir.Tom is still on duty.
Tom hâlâ cezaevinde.Tom is still in prison.
Tom hâlâ lisede.Tom is still in high school.
Tom hâlâ okulda.Tom is still at school.
Peki ya sen? Hala arkadaşımla evli misin?How about you? Are you still married my friend?
Çiftler halinde çalışmak, bu sorunları çözmenin en kolay yoludur.Work in pairs is the easier way to solve these problems.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.I hope there's still some bread left.
Yeğenim hala genç olduğu için affedilmiş.Because my nephew was still young, he was forgiven.
Erkek yeğenim hala genç olduğu için onlar onun üzerine gitmedi.Because my nephew was still young, they cut him some slack.
Yeğenim hâlâ genç olduğu için cezadan kurtuldu.Since my nephew was still young, he was let off the hook.
Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın.You're still the same spoiled little girl I knew two years ago.
Kalan bilgiyi hâlâ analiz ediyoruz.We're still analyzing the remaining data.
Onu hastaneye yetiştirmek zorundayız. O fena halde yaralı.We have to rush him to the hospital. He's badly injured.
Hâlâ başağrım var ama bu sabah kendimi daha iyi hissediyorum.I still have a headache, but I'm feeling better this morning.
Ben sana eve gitmek zorunda olduğunu söyledim. Neden hala buradasın?I told you you had to go home. Why are you still here?
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?The sporks are still in the dishwasher?
Fransız halkı kurbağa yer ve kabadır!French people eat frogs and are rude!
O hala bana bir cevap borçlu.He still owes me the answer.
O çok iyi bir ruh hali içinde.She is in a very good mood.
Oyun hâlâ oynanıyor.The game is still being played.
O hala hayatta görünüyor.It seems he's still alive.
Yahuda'nın Yanması hala bazı Hristiyan toplumlarda yaygındır.The Burning of Judas is still common in some Christian communities.
Ben hala evli miyim?Am I still married?
İngiltere krallarından biri, halktan biriyle evlenmek için tahttan çekildi.One of England's kings abdicated the throne in order to marry a commoner.
Sirklerin hâlâ hilkat garibesi gösterileri var mı?Do circuses still have freak shows?
O kitap beni hala ağlatır.That book still makes me cry.
Hala Okinawa lehçesini öğreniyor musun?Are you still studying the Okinawa dialect?
O zaman hâlâ bir öğrenciydim.I was still a student then.
Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.A green carpet won't go well with these blue curtains.
Halanın evinde ne kadar kalacaksın?How long will you be at your aunt's house?
Sen şeytanın insan şekline girmiş halisin.You are the devil incarnate.
Ben hâlâ yorumlar yazıyorum.I'm still writing comments.
Onun hala hayatta olduğunu herkes bilir.Everybody knows that he is still alive.
Hâlâ hayattayım.I'm still alive.
Bazen hâlâ onun hakkında düşünüyorum.I sometimes still think about her.
Bazen hâlâ onu özlüyorum.Sometimes I still miss her.
Hâlâ gitmek istiyorum.I still want to go.
O, bu haberi hâlâ duymadı.She still hasn't heard this news.
Numaran hala aynı mı?Do you still have the same number?
Hala Polonya'dayız sanıyorum!I think we are still in Poland!
Ne halt oluyor burada?What the hell is going on here?
Bu şeyleri hâlâ kullanmam gerekiyor bu yüzden onları götürme.I still need to use these things, so please don't take them away.
Baygın halde gömleğimi çıkardım.I unconsciously removed my shirt.
Tom onu Mary'ye açıklasa bile o hala anlayamadı.Even though Tom tried to explain it to Mary, she still couldn't understand.

İlgili Sayfalar