hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.Tom just got out of the bath and his hair is still wet.
Tom üniversiteye gidip gitmemesi konusunda hâlâ emin değil.Tom is still uncertain about whether to go to college or not.
Tom bira içmek için hâlâ çok genç.Tom is still too young to drink beer.
Tom hâlâ kasabanın dışında.Tom is still out of the town.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar fakir.Tom is still just as poor as he used to be.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar yakışıklı.Tom is still just as handsome as he used to be.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.Tom is still just as friendly as he used to be.
Tom hâlâ sadece bir çocuk.Tom is still just a boy.
Tom hâlâ gençlik çağlarında.Tom is still in his teens.
Tom hâlâ Boston'dadır.Tom is still in Boston.
Tom hâlâ Boston'da.Tom is still in Boston.
Tom hâlâ yatakta.Tom is still in bed.
Tom hâlâ anne ve babasına bağlıdırTom is still dependent on his parents.
Tom hâlâ esir tutuluyor.Tom is still being held captive.
Tom hâlâ bir tutuklu.Tom is still a prisoner.
Tom bugün kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood today.
Tom bu sabah kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood this morning.
Tom bugün her zamanki halinde.Tom is his usual self today.
Tom'un kötü bir ruh hali var.Tom has a bad temper.
Tom onun kaça mal olduğunu umursamıyor. Halen onu almayı planlıyor.Tom doesn't care how much it costs. He still plans to buy it.
Tom o zaman çocukları sevmiyordu ve hâlâ sevmiyor.Tom didn't like children then and he still doesn't.
Tom iyi hissediyordu, ama her halükarda çalışmaya gitti.Tom didn't feel well, but he went to work anyway.
Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.Tom did the best he could, but he still got bad grades.
Tom hâlâ bir yerlerde yaşıyor olabilir.Tom could still be alive somewhere.
Eğer acele ederse hâlâ onu zamanında yapabilir.Tom can still make it on time if he runs.
Tom hâlâ ortaokulda iken karate çalışmaya başladı.Tom began to study karate when he was still in junior high school.
Ben sadece Tom'un muhtemelen hala okulda olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly still be at school.
Tom'un ağaçtan düştüğü zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when Tom fell out of the tree.
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.Even though Tom still had tears in his eyes, he began to smile.
Sen bizim Tom hala bir ergenken onu ziyaret ettiğimiz zamanı hatırlar mısın?Can you remember the time we visited Tom when he was still a teenager?
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom Mary'nin hâlâ Boston'da olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is still in Boston.
Tom hâlâ Mary'yi seviyor.Tom still loves Mary.
Tom hâlâ Mary'ye bir şeyler hissediyor.Tom still has feelings for Mary.
Tom hâlâ Mary'yi unutamıyor.Tom still can't get Mary out of his head.
Tom pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.Tom peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
Tom hâlâ Mary ile konuşmuyor.Tom is still not talking to Mary.
Tom Mary'ye hâlâ âşıktır.Tom is still in love with Mary.
Tom Mary'ye fena halde âşık.Tom has a terrible crush on Mary.
Tom bu sabah Mary'nin neden kötü bir ruh hali içinde olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was in a bad mood this morning.
Tom Mary'nin hâlâ bir lise öğrencisi olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know that Mary is still a high school student.
Tom Mary'nin onu terkettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.Tom can still remember the pain caused when Mary left him.
Sadece Tom ve Mary hâlâ odada olanlardır.Tom and Mary are the only ones still in the room.
Tom ve Mary her ikisi de hâlâ bekar.Tom and Mary are both still single.
Hem Tom hem de Mary hâlâ bekar.Tom and Mary are both still single.
Mary, Tom'un halasıdır.Mary is Tom's aunt.
Bu çılgınca gelebilir fakat sanırım ben hâlâ Mary'ye âşığım.It might sound crazy, but I think I'm still in love with Mary.
Zülfikar, dördüncü İslam halifesi olan Hazret-i Ali'nin meşhur kılıcıydı.Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Zülfikar, İslam'ın dördüncü halifesi Hazret-i Ali'nin ünlü kılıcıydı,Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.Adding comments makes it easier to read the code.
Yorum eklemek şifreyi okumayı daha kolay hale getirir.Adding comments makes reading the code easier.
Ben büyük gruplar halinde seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel in large groups.
Annem halamla iyi anlaşır.My mother gets along with my aunt.
Tom kampa geldiğinde hâlâ günün erken saatleriydi.It was still early in the day when Tom arrived at the campground.
Tom yorgun ve kötü bir ruh hali içindeydi.Tom was tired and in a bad mood.
Ben bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayım.I have to buy a new carpet for this room.
Halam hem Çince hem de İngilizce konuşabilir.My aunt can speak both Chinese and English.
O 38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağlıdır.Even though he is 38, he still depends on his parents.
Ona bir kitap ödünç verdim ama o hala geri vermedi.I lent him a book, but he has not yet given it back.