hal ile cümle

hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
John hâlâ gece gazetecilik dersleri alıyor.John is still taking journalism classes at night.
O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.She advised him to go abroad while he was still young.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
O, onunla temas halinde kalır.She stays in touch with him.
O onu artık sevmese bile o hâlâ onu seviyor.She still loves him even though he doesn't love her anymore.
O onu hâlâ seviyor.She still loves him.
Hâlâ onu seviyor.She still loves him.
Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.She was advised by him to go abroad while she was still young.
Bugün ruh halin iyi. Güzel bir şeyler mi oldu?You're in a good mood today. Did something nice happen?
İzleri hala bulunabilir.Their traces can still be found.
O problemi tek başıma hallettim.I solved that problem by myself.
Halılar için favori rengin nedir?What's your favorite color for carpets?
Devlet başkanı halkı selamladı.The president saluted the public.
Dondurma yemek beni her zaman mutlu bir ruh hali içine koyar.Eating ice cream always puts me in a happy mood.
Odanı tam olarak temizledin mi? Burada hala toz var.Did you clean your room properly? There's still dust over here.
Hâlâ zamanımız var.We still have time.
Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.In Belgium, Flemish people want to declare their independence someday.
Yerel halk çok misafirperver.The locals are very hospitable.
Onunla kıyaslarsak, ben hâlâ daha büyüğüm.In comparison to him, I am still older.
O, derin bir nefes alıp hâlini anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
Ben onu hala bilmiyorum.I still don't know that.
Karına hâlâ âşık mısın?Are you still in love with your wife?
Karınıza hâlâ aşık mısınız?Are you still in love with your wife?
Hâlâ bason çalıyor musun?Are you still playing the bassoon?
Harvard'a başvurmayı hâlâ düşünüyor musun?Are you still thinking about applying to Harvard?
İlk karşılaştığımız zamanı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember the time we first met?
İlk defa ne zaman karşılaştığımızı hâlâ hatırlayabiliyor musun?Can you still remember when we first met?
İlk kez nerede karşılaştığımızı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember where we first met?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Birlikte pikniğe gittiğimiz zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when we went on a picnic together.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Hâlâ bana tebessüm etme tarzını seviyorum.I still love the way you smile at me.
Ben hâlâ onun bugün geleceğinin olası olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that he'll come today.
Siz arkadaşlara eve gitmenizi söyledim. Niçin hâlâ buradasınız?I told you guys to go home. Why are you still here?
Kapı çaldığında hâlâ yemek yiyordum.I was still eating when the doorbell rang.
Ben bunu halledeceğim.I'll figure it out.
Sana hâlâ âşığım.I'm still in love with you.
Polisin elinde hâlâ hiçbir ipucu yok.The police still have no leads.
Aldırma. Ben hallederim.Don't worry. I'll take care of it.
Her halükarda çok geç.In any case, it's too late.
Transit halindeyken radyo dinlerim.I listen to the radio while in transit.
Onun eski kedisi hâlâ hayatta.Her old cat is still alive.
Hâlâ çok erken.It is still too early.
Onlar bombayı başarılı bir biçimde etkisiz hale getirdiler.They've defused the bomb successfully.
Hâlâ susuzum.I'm still thirsty.
Hâlâ uykuluyum.I'm still sleepy.
Ne kadar yaşlanırsan yaşlan, hâlâ öğrenebilirsin.No matter how old you get, you can still learn.
O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.He confessed in court that he was in touch with racist groups.
Kızım hâlâ işte.My daughter is still at work.
Her halükârda, o geldiğinde sana bildireceğim.In any case, I'll inform you when he comes.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Bu ilaç, halen eczanelerde satılmamaktadır.This medicine is still not sold in pharmacies.
Gideceğimiz yer hâlâ uzun bir yol.Our destination is still a long way off.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom'un büyük kızı hâlâ bekardır.Tom's older daughter is still unmarried.
Tom geçen yıl bu zaman hâlâ Boston'daydı.Tom was still in Boston this time last year.
Tom şimdi evde olmalı, ama hâlâ ofisinde bulunuyor.Tom should be home by now, but he's still at his office.
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.Tom played a Spanish folk tune on his English horn at a Chinese restaurant in France.
Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.Tom makes it a rule to meditate every morning.
Tom az önce kalktı ve hâlâ tamamen uyanık değil.Tom just got up and still isn't quite awake.

İlgili Sayfalar