halınız ile cümle
halınız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Halınız perdelerinizle uyuşuyor mu?Does your carpet match your drapes?
Ruh hâlinizin kısa aralıklarla sık sık değiştiğini gözlemliyor musunuz?Do you find that your mood changes frequently in short periods of time?
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.Dupree later said, "Whatever your truth is, you have to stick with it."
Şimdi en önemli şeye geldik, sahnedeki ruh haliniz.And now the most important thing, that is the mood onstage.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.You have, in effect, lost consciousness when you have damage to that red section of the brain stem.
Şimdi kendinizi 20 sene önceki halinizle hayal edin.So, imagine yourself 20 years ago.
Değil mi? Yeteneğinizle ilgili değildi, ruh halinizle ilgiliydi.It wasn't your ability; it was your state.
Ayrıca vitamin yetmezliği kesinlikle ruh halinizi de olumsuz etkileyecektir.Lacking any of these vitamins will definitely have a negative effect on your moods.
Bağırsağınızdaki mikroplar kilonuzu ve ruh halinizi etkiler.The microbes in your gut can influence your weight and your moods.
Size şunu söyleyeyim, yargı günü sizin haliniz Sur ve Saydanın halinden beter olacaktır!But I tell you, it will be more tolerable for Tyre and Sidon on the day of judgment than for you.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!"But woe to you who are rich! For you have received your consolation.
Ama yargı günü sizin haliniz Sur ve Saydanın halinden beter olacaktır.But it will be more tolerable for Tyre and Sidon in the judgment than for you.
Vay halinize! Peygamberlerin anıtlarını yaparsınız, oysa onları sizin atalarınız öldürmüştür.Woe to you! For you build the tombs of the prophets, and your fathers killed them.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!but I could wish to be present with you now, and to change my tone, for I am perplexed about you.
Allah'a yakıştırdığınız niteliklerden ötürü de vay siz(in haliniz)e!Woe to you for what you attribute (to Him)!
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?When the sky will split asunder, and turn rosy like the dregs of annointing oil,
Ve ey kavmim, ben, o feryadü figan, o boşuna bağırıp söylenme günündeki halinizden korkuyorum.O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,
Biz azabı biraz kaldırırız; siz eski halinize tekrar dönersiniz.If We remove the torment a little, you revert back (to misdeeds).
O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.But when He brings you safely to the shore, you turn away, for man is most ungrateful.
Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.If We remove the torment a little, you revert back (to misdeeds).
De ki: "Ey kavmim! Haliniz üzere çalışın.Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.If We remove the torment a little, you revert back (to misdeeds).
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.You will then be set before Him, and not one of you will remain unexposed.
Yakıştırdıklarınızdan ötürü vay halinize.Woe to you for what you attribute (to Him)!
O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz.But when He brings you safely to land, you turn away (from Him).
Haliniz üzere çalışın. Ben de kendi halime göre çalışıyorum.Work according to your way, I am working (according to my way).
Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.Verily! You will revert.
Azabı üzerinizden biraz kaldıracağız, fakat siz yine eski halinize döneceksiniz.Verily, We shall remove the torment for a while.
Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu.And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.
Şayet o birçok işte size uysaydı, haliniz yaman olurdu.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
Yoksa siz hep kendi halinize terk olunacağınızı mı sandınız?Do you imagine that you will be spared without being subjected to any test?
Haliniz üzere çalışın.Act in your manner.
Bu halinizin sebebi şu: Allah'a, yalnız O'na çağrıldığınzda inkâr etmiştiniz.They will be answered, "Your suffering is only because you disbelieved when One God was mentioned.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.Sie sagten: ‚Du mit den zwei Hörnern!
Ne hâliniz varsa görün.Allá os las apañéis.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.Dijo: "Habrá al menos otros dos álbumes.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.قال:(فهل تستطيع أن تصوم شهرين متتابعين؟) قال: لا.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.Mereka berdua berkata, “Hai Ukasyah!
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.二人称は主に「あなた」「あんた」。
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.그러나 양부(兩府)가 의논하기를, “맏아들이 계통을 잇는 것은 고금에 통용되는 법이다.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Aber dagegen weh euch Reichen! denn ihr habt euren Trost dahin.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Ale běda vám bohatým, nebo vy již máte potěšení své.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Ale biada wam bogaczom! bo już macie pociechę waszę.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Dar, vai de voi, bogaţilor, pentrucă voi v'aţi primit aici mîngîerea!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!De jaj néktek, gazdagoknak, mert elvettétek a ti vigasztalástokat.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!그러나 화 있을찐저 너희 부요한 자여 너희는 너희의 위로를 이미 받았도다
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Ma guai a voi, ricchi, perché avete gia la vostra consolazione
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Mais, malheur à vous, riches, car vous avez votre consolation!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Mas ai de vós que sois ricos! porque já recebestes a vossa consolação.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Men ve eder, I rige, thi I have allerede fået eders Trøst.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Men ve eder, I rike! for I har allerede fått eders trøst.
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Men ve eder, I som ären rika, ty I haven fått ut eder hugnad!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Mutta voi teitä, te rikkaat, sillä te olette jo saaneet lohdutuksenne!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!No, beda vám bohatým, lebo tam máte svoje potešenie!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!"Pero ¡ay de vosotros los ricos! Porque estáis recibiendo vuestro consuelo
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Song , khốn cho các ngươi và người giàu_có , vì đã được sự yên_ủi của mình rồi !
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Song, khốn cho các ngươi và người giàu có, vì đã được sự yên ủi của mình rồi!
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Tetapi celakalah kalian yang kaya sekarang ini; sebab kalian sudah mengalami kenikmatan
Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!Toda gorje vam bogatim, kajti prejeli ste tolažbo svojo.