haksızlık ile cümle
haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Tomu, čoho nevidím, ma ty vyuč; ak som urobil nejakú neprávosť, neurobím viacej.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Visa mig du vad som går över mitt förstånd; om jag har gjort något orätt, vill jag då ej göra så mer.»
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›ο, τι δεν βλεπω, συ διδαξον με εαν επραξα ανομιαν, δεν θελω πραξει πλεον.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›А чего я не знаю, Ты научи меня; и если я сделал беззаконие, больше не буду.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Каквото аз не виждам, Ти ме научи; Ако съм извършил беззаконие, няма да върша вече, -
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›בלעדי אחזה אתה הרני אם עול פעלתי לא אסיף׃
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›ما لم ابصره فأرنيه انت. ان كنت قد فعلت اثما فلا اعود افعله.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›我 所 看 不 明 的 、 求 你 指 教 我 . 我 若 作 了 孽 、 必 不 再 作
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›我 所 看 不 明 的 、 求 你 指教 我 . 我 若 作 了 孽 、 必不 再作
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ada kejahatan lain yang kulihat di dunia, yaitu penyelewengan para penguasa
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:A ki vermet ás, abba beesik; és a ki a gyepût elhányja, megmarja azt a kígyó.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:C'è un male che io ho osservato sotto il sole: l'errore commesso da parte di un sovrano
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Có một tai nạn ta đã thấy dưới mặt trời, như một sự lỗi lầm do quan trưởng phạm:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Có một tai_nạn ta đã thấy dưới mặt_trời , như một sự lỗi_lầm do quan trưởng phạm :
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Der er et Onde, jeg så under Solen; det ser ud som et Misgreb af ham, som har Magten:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Der er et onde som jeg har sett under solen - et misgrep som utgår fra makthaveren:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Es ist ein Unglück, das ich sah unter der Sonne, gleich einem Versehen, das vom Gewaltigen ausgeht:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Este un rău pe care l-am văzut supt soare, ca o greşală, care vine dela celce cîrmuieşte:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ett elände gives, som jag har sett under solen, ett fel som beror av den som har makten:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Há um mal que vi debaixo do sol, semelhante a um erro que procede do governador:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Hay un mal que he observado debajo del sol, como el error que proviene de un gobernante
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Il est un mal que j`ai vu sous le soleil, comme une erreur provenant de celui qui gouverne:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Je aj iné zlo, ktoré som videl pod slnkom, ako je poblúdenie, ktoré vychádza zpred vladára.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Jest zlá věc, kterouž jsem viděl pod sluncem, totiž neprozřetelnost, kteráž pochází od vrchnosti,
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Jest złe, którem widział pod słońcem, to jest, błąd, który pochodzi od zwierzchności:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Je zlo, ki sem ga videl pod solncem, pomota namreč, ki jo povzroča vladar:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:내가 해 아래서 한 가지 폐단 곧 주권자에게서 나는 허물인듯한 것을 보았노니
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:On onnettomuus se, minkä olen nähnyt auringon alla, vallanpitäjästä lähtenyt erehdys:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ειναι κακον το οποιον ειδον υπο τον ηλιον, λαθος, λεγω, προερχομενον απο του εξουσιαστου
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Есть зло, которое видел я под солнцем, это – как бы погрешность, происходящая от властелина;
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Има зло, което видях под слънцето, - Погрешка като че ли произхождаща от владетеля, - и това е, че
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:יש רעה ראיתי תחת השמש כשגגה שיצא מלפני השליט׃
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:يوجد شر رأيته تحت الشمس كسهو صادر من قبل المتسلط.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:我 見 日 光 之 下 、 有 一 件 禍 患 、 似 乎 出 於 掌 權 的 錯 誤
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:我 見 日光 之下 、 有 一 件 禍患 、 似乎 出於 掌權 的 錯誤
Haksızlık, ağabey.Così non vale, fratellone.
Haksızlık, ağabey.Det var inte rättvist, brorsan.
Haksızlık, ağabey.Det var uretfærdigt, brormand.
Haksızlık, ağabey.Epäreilua, veli.
Haksızlık, ağabey.Não é justo, irmão.
Haksızlık, ağabey.No es justo, hermano.
Haksızlık, ağabey.To nie fair, bracie.
Haksızlık, ağabey.Ήταν άδικο, αδερφέ.
Haksızlık, ağabey.Это нечестно, брат.
Haksızlık bu.Ce n'est pas juste.
Haksızlık bu.Das ist nicht fair.
Haksızlık bu.Det är inte rättvist.
Haksızlık bu.Dit is niet eerlijk.
Haksızlık bu!Epäreilua!
Haksızlık bu.E' stato un incidente.
Haksızlık bu."Foi um acidente.
Haksızlık bu.Itu tidak adil.
Haksızlık bu!Não é justo!
Haksızlık bu!¡No es justo!
Haksızlık bu.No es justo.
Haksızlık bu!Non è giusto!
Haksızlık bu.Nu e corect.
Haksızlık bu.Se ei ole reilua.
Haksızlık bu! Siz ikiniz hep sır saklıyorsunuz!I to er altid så hemmelighedsfulde.
Haksızlık bu! Siz ikiniz hep sır saklıyorsunuz!Ni har alltid hemligheter tillsammans.