haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.zij is niet blij met onrecht, maar juist met de waarheid.
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.δεν χαιρει εις την αδικιαν, συγχαιρει δε εις την αληθειαν
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.И тъй, остават тия трите: вяра, надежда и любов; но най-голяма от тях е любовта.
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.не веселить ся неправдою, а веселить ся правдою;
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.не радуется неправде, а сорадуется истине;
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.לא תשמח בעולה כי שמחתה עם האמת׃
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.ولا تفرح بالاثم بل تفرح بالحق
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.不 喜 歡 不 義 . 只 喜 歡 真 理
Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.不喜歡不義.只喜歡 真理
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Alors, c'est un petit peu injuste.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Dobře, je to trochu nefér.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Es un poco injusto.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.É um pouco injusto.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ini agak tidak adil, beberapa sahabat saya adalah arsitek.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ja, det där var lite orättvist.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Je to trošku nefér.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.조금은 불공평한 처사겠군요. 제 가장 친한 친구들중
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.N-am fost corect. Unii dintre cei mai buni prieteni ai mei sunt arhitecți.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Nee, dat is flauw.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Nos, lehet, hogy ez túlzás.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Okay, det er måske en smule uretfærdigt.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Ok, das ist ein bisschen unfair.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.To trochę nie fair.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Un po' scorretto, forse.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Αυτό είναι λίγο άδικο.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Някои от най-добрите ми приятели са архитекти.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Так вот, это немного нечестно.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Так ось, це трохи нечесно.
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.זה קצת לא פייר. כמה מחבריי הטובים ביותר
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.الآن، ذلك غير عادل نوعا ما. بعض أعز أصدقائي
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.建築士がいます(笑) 彼等に耳はあります
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.De szerintem tudod, hogy mi az a sor. Nem akarok feleslegesen magyarázni.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Eu penso que você sabe o que é uma fileira. Eu não preciso dizer a vocês.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Ich denke du weisst, was eine Reihe ist. Ich will dich nicht langweilen.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Ik denk dat je weet wat een rij is. Ik wil niet te simpel met je praten.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Jag tror att du vet vad en rad är. Jag vill inte prata ner till dig.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Je pense que vous savez ce que une ligne est. Je ne veux pas parler à vous.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.가로 줄이 무엇인지는 아실 것으로 생각해요 자 그럼 하나의 가로줄에
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Myślę, że wiesz, co to rządek. Nie chcę cię traktować z góry.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Myslím si, že víš, co je řada. Nechci odbočovat. Takže kolik citrónů je v každé řadě?
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Nechcem sa s vami hádať
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Penso tu sappia cos'e' una riga. Non voglio trattarti da scemo.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Saya pikir Anda tahu apa baris. Aku tidak ingin berbicara lebih jauh untuk Anda.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Vi ved sikkert allerede, hvad en række er.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Νομίζω ξέρετε τι είναι μια σειρά. Δε θέλω να σας υποτιμήσω.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Мисля, че вие знаете какво е редица. Не бих искал да ви подценявам.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.Я думаю вы знаете, что такое строка я не хочу говорить вам.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.أعتقد أنك تعرف معنى الصف لا أريد أن أبسط الأمور أكثر من اللازم
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.いいですか。 いくつのレモンが1行にありますか。
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!내 자신이 너희에게 폐를 끼치지 아니한 일 밖에 다른 교회보다 부족하게 한 것이 무엇이 있느냐 너희는 나의 이 공평치 못한 것을 용서하라
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!Lebo v čom ste boli za ostatnými sbory krome toho, že som vás ja sám neobťažil? Odpustite mi tú neprávosť!
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!כי במה נגרעתם מן הקהלות האחרות אם לא הלאיתי אתכם סלחו נא לי את העולה הזאת׃
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!لانه ما هو الذي نقصتم عن سائر الكنائس الا اني انا لم اثقل عليكم. سامحوني بهذا الظلم.
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!除 了 我 不 累 著 你 們 這 一 件 事 、 你 們 還 有 甚 麼 事 不 及 別 的 教 會 呢 . 這 不 公 之 處 、 求 你 們 饒 恕 我 罷
Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki? Bu haksızlığımı bağışlayın!除了 我 不 累 著 你 們這 一 件 事 、 你 們還 有 甚麼 事 不 及 別 的 教會 呢 . 這不公 之 處 、 求 你 們饒恕 我 罷
Sonra, devam etmişti: "Evet, haksızlardı.그는 말했다, "그들은 잘못, 하지만 거기 밖으로 내 추종자를 보낼 경우
Spited, haksızlığa, boşanmış PARIS Beguil'd, öldürülen! En iğrenç ölüm, sana göre beguil'd,PARIS Beguil'd, גרוש, עוול, להכעיס, שנרצח! המאוסות ביותר למוות, על ידי לך beguil'd,
Spited, haksızlığa, boşanmış PARIS Beguil'd, öldürülen! En iğrenç ölüm, sana göre beguil'd,spited, 잘못한 이혼 파리 Beguil'd는, 살해! 대부분의 역겨운 죽음, 너에게로 beguil'd,
Spited, haksızlığa, boşanmış PARIS Beguil'd, öldürülen! En iğrenç ölüm, sana göre beguil'd,باريس Beguil'd والمطلقات وظلم ، spited ، القتيل! معظم مقيت الموت ، التي beguil'd اليك ،
Spited, haksızlığa, boşanmış PARIS Beguil'd, öldürülen! En iğrenç ölüm, sana göre beguil'd,残酷な残酷ななたのことで非常に打ち倒さ - !Oの愛は! Oの生命 - !ではない人生が、死の愛!

İlgili Sayfalar