haksız ile cümle
haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.(92:16) Pour faire connaître que l`Éternel est juste. Il est mon rocher, et il n`y a point en lui d`iniquité.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Ännu när de bliva gamla, skjuta de skott, de frodas och grönska;
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.ca să arate că Domnul este drept, El Stînca mea, în care nu este nelegiuire.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.da oznanjajo, da je pravičen GOSPOD, skala moja, in krivice v njem ni nobene.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.daß sie verkündigen, daß der HERR so fromm ist, mein Hort, und ist kein Unrecht an ihm.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Enn i gråhåret alder skyter de friske skudd; de er frodige og grønne
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Ešte aj v šedinách ponesú ovocie a budú svieži a zelení,
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.for at vidne, at HERREN er retvis, min Klippe, hos hvem ingen Uret findes.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Hầu cho tỏ ra Ðức Giê-hô-va là ngay thẳng; Ngài là hòn đá tôi, trong Ngài chẳng có sự bất nghĩa.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Hầu cho tỏ ra Ðức_Giê - hô-va là ngay_thẳng ; Ngài là hòn đá tôi , trong Ngài chẳng có sự bất_nghĩa .
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Itulah buktinya bahwa TUHAN adil; dia pembela-Ku, tak ada kecurangan pada-Nya
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.여호와의 정직하심을 나타내리로다 여호와는 나의 바위시라 그에게는 불의가 없도다
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Még a vén korban is gyümölcsöznek; kövérek és zöldellõk lesznek;
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Nawet i w sędziwości przyniosą owoc, czerstwymi i zielonymi będą;
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Nella vecchiaia daranno ancora frutti, saranno vegeti e rigogliosi
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.Ook als zij al heel oud zijn, zal hun leven nog vruchtbaar zijn; zij lijken op gezonde, jonge mensen.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.para anunciar que Jehovah, mi roca, es recto, y que en él no hay injusticia
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.para proclamarem que o Senhor é reto. Ele é a minha rocha, e nele não há injustiça.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.δια να αναγγελλωσιν οτι δικαιος ειναι ο Κυριος, το φρουριον μου και δεν υπαρχει αδικια εν αυτω.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.За да възвестят, че е праведен Господ, Моята канара, у Когото няма неправда.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.להגיד כי ישר יהוה צורי ולא עלתה בו׃
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.ليخبروا بان الرب مستقيم. صخرتي هو ولا ظلم فيه
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.好 顯 明 耶 和 華 是 正 直 的 、 他 是 我 的 磐 石 、 在 他 毫 無 不 義
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.好 顯明 耶和華 是 正直 的 、 他 是 我 的 磐石 、 在 他 毫 無不義
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.Elfelejti õt az anyaméh, féregnek lesz édességévé, nem emlékeznek róla többé, és összetörik, mint a reves fa,
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.Han er glemt på sin Hjemstavns Torv, hans Storhed kommes ej mer i Hu, Uretten knækkes som Træet.
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.태가 그를 잊어버리고 구더기가 그를 달게 먹을 것이라 그는 기억함을 다시 얻지 못하나니 불의가 나무처럼 꺾이리라
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.Zabudne ho život matky; sladnúť bude červom; nebude viacej spomínaný, a tak bude neprávosť zlomená jako strom,
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.ישכחהו רחם מתקו רמה עוד לא יזכר ותשבר כעץ עולה׃
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.تنساه الرحم يستحليه الدود. لا يذكر بعد وينكسر الاثيم كشجرة.
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.懷 他 的 母 〔 原 文 作 胎 〕 要 忘 記 他 . 蟲 子 要 喫 他 、 覺 得 甘 甜 . 他 不 再 被 人 記 念 . 不 義 的 人 必 如 樹 折 斷
Rahim onları unutacak, Kurtlara yem olacak, Bir daha anılmayacaklar. Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.懷 他 的 母 〔 原文 作胎 〕 要 忘記 他 . 蟲子 要 喫他 、 覺得 甘甜 . 他 不再 被 人 記念.不義 的 人 必 如 樹折斷
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ajándékot el ne végy: mert az ajándék megvakítja a szemeseket, és elfordítja az igazak ügyét.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Äläkä ota lahjusta, sillä lahjus sokaisee näkevät ja vääristää syyttömien asiat.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Aniž bráti budeš darů, nebo dar oslepuje i prozřetelné, a převrací slova spravedlivých.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Darów też brać nie będziesz, ponieważ dar zaślepia mądre, i wywraca słowa sprawiedliwych.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Du skal ikke ta imot gave; for gaven gjør seende blinde og forvender de rettferdiges sak.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Du skall icke taga mutor, ty mutor förblinda de seende och förvrida de rättfärdigas sak.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.너는 뇌물을 받지 말라 뇌물은 밝은 자의 눈을 어둡게 하고 의로운 자의 말을 굽게 하느니라
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ne jemlji daril, kajti darilo oslepi nje, ki gledajo z odprtimi očmi, in preobrne besede pravičnih.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ngươi chớ nhậm của hối lộ, vì của hối lộ làm mờ mắt người thượng trí, và làm mất duyên do của kẻ công bình.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ngươi chớ nhậm của hối_lộ , vì của hối_lộ làm mờ mắt người thượng trí , và làm mất duyên_do của kẻ công_bình .
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Non accetterai doni, perché il dono acceca chi ha gli occhi aperti e perverte anche le parole dei giusti
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Să nu primeşti daruri; căci darurile orbesc pe ceice au ochii deschişi, şi sucesc hotărîrile celor drepţi.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Tag ikke mod Bestikkelse, thi Bestikkelse gør den seende blind og fordrejer Sagen for dem, der har Ret.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Também não aceitarás peita, porque a peita cega os que têm vista, e perverte as palavras dos justos.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Και δωρα δεν θελεις λαβει διοτι τα δωρα τυφλονουσι και τους σοφους, και διαστρεφουσι τους λογους των δικαιων.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Да не приемаш подаръци, защото подаръците заслепяват видещите и извръщат душите на праведните.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Даров не принимай, ибо дары слепыми делают зрячих и превращают дело правых.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.ושחד לא תקח כי השחד יעור פקחים ויסלף דברי צדיקים׃
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.ولا تأخذ رشوة. لان الرشوة تعمي المبصرين وتعوّج كلام الابرار.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.不 可 受 賄 賂 、 因 為 賄 賂 能 叫 明 眼 人 變 瞎 了 、 又 能 顛 倒 義 人 的 話
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.不 可受 賄賂 、 因為賄 賂能 叫 明眼 人 變 瞎了 、 又 能 顛倒義人 的 話
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, ce faci?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, co to děláš?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, čo to robíš?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, co ty robisz?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, hvad laver du?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, mitä sinä teet?
Sana haksızlık oluyor.Boeun... Sangmin, mit csinálsz?