haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak."백성이 서로 학대하며 각기 이웃을 잔해하며 아이가 노인에게, 비천한 자가 존귀한 자에게 교만할 것이며"
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.Orang-orang akan saling menindas. Orang muda meremehkan orang tua, dan orang kecil meremehkan orang besar
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ונגש העם איש באיש ואיש ברעהו ירהבו הנער בזקן והנקלה בנכבד׃
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ويظلم الشعب بعضهم بعضا والرجل صاحبه. يتمرد الصبي على الشيخ والدنيء على الشريف.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百 姓 要 彼 此 欺 壓 、 各 人 受 鄰 舍 的 欺 壓 . 少 年 人 必 侮 慢 老 年 人 、 卑 賤 人 必 侮 慢 尊 貴 人
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百姓 要 彼此 欺壓 、 各人 受 鄰舍 的 欺壓 . 少年人 必 侮慢 老年人 、 卑賤人 必 侮慢 尊貴人
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Con người làm nên thứ này, phải không?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Des gens ont construit ça, hein ?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Emberek alkották.
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Le persone lo hanno creato, giusto?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Leute haben es erfunden, stimmt's?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Mensen hebben die gemaakt, nietwaar?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Oamenii au construit asta, corect?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Orang-orang membuatnya, ya kan?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Postavili to lidé, že?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım? Son derece teknik bir şey bu üzerine konuşacağız.사람이 만들었겠죠? 우리는 기술적인 이야기를 많이 할것입니다.
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım? Son derece teknik bir şey bu üzerine konuşacağız.أناس بنوا هذا، أليس كذلك؟ و سنتحدث عن شيء ذو تقنية عالية.
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım? Son derece teknik bir şey bu üzerine konuşacağız.恐らく人類が今まで請け負った中で 最も複雑な工学技術の任務だろう
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?To ludzie to zbudowali, prawda?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Людина винайшла це, чи не так?
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım?Люди создали его, так?
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Bằng có tội ác trong tay ông, mà ông bỏ xa khỏi mình, Chẳng để sự bất công ở trong trại mình,
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Bằng có tội_ác trong tay ông , mà ông bỏ xa khỏi mình , Chẳng để sự bất_công ở trong trại mình ,
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Byla-li by nepravost v ruce tvé, vzdal ji od sebe, aniž dopouštěj bydliti v staních svých nešlechetnosti:
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,če je krivica na roki tvoji, odpravi jo in nepravičnosti ne daj prebivati v šatorih svojih –
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Depărtează-te de fărădelege, şi nu lăsa nedreptatea să locuiască în cortul tău.
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Éloigne-toi de l`iniquité, Et ne laisse pas habiter l`injustice sous ta tente.
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,er det synd i din hånd, da ha den bort og la ikke urett bo i dine telt -
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Hilangkanlah dosa dari hatimu dan jauhkanlah kejahatan dari rumahmu
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,hvis Uret er fjern fra din Hånd, og Brøde ej bor i dit Telt,
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Jeźliż nieprawość jest w ręce twej oddal ją, a mieszkać nie dopuszczaj nieprawości w przybytkach twoich;
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,네 손에 죄악이 있거든 멀리 버리라 불의로 네 장막에 거하지 못하게 하라
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,mutta jos kädessäsi on vääryys, heitä se kauas äläkä anna petoksen asua majoissasi -
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,om du skaffar bort det fördärv som kan låda vid din hand och ej låter orättfärdighet bo i dina hyddor,
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,se allontanerai l'iniquità che è nella tua mano e non farai abitare l'ingiustizia nelle tue tende
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,se há iniqüidade na tua mão, lança-a para longe de ti, e não deixes a perversidade habitar nas tuas tendas;
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,(si hay injusticia en tus manos, aléjala de ti, y no cobijes la maldad en tu morada)
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,wenn du die Untugend, die in deiner Hand ist, fern von dir tätest, daß in deiner Hütte kein Unrecht bliebe:
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,εαν την ανομιαν, την εν χερσι σου, απομακρυνης και δεν αφινης να κατοικηση ασεβεια εν ταις σκηναις σου
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,Ако има беззаконие в ръцете ти, отстрани го, И не оставяй да обитава нечестие в шатрите ти.
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,и если есть порок в руке твоей, а ты удалишь его и не дашь беззаконию обитать в шатрах твоих,
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,אם און בידך הרחיקהו ואל תשכן באהליך עולה׃
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,ان ابعدت الاثم الذي في يدك ولا يسكن الظلم في خيمتك
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,你 手 裡 若 有 罪 孽 、 就 當 遠 遠 的 除 掉 、 也 不 容 非 義 住 在 你 帳 棚 之 中
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,你 手裡 若 有 罪孽 、 就 當遠遠 的 除掉 、 也 不 容 非 義 住在 你 帳棚 之中
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.C'est en fait injuste que je puisse changer ma taille comme ça me plaît.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Det är inte rättvist att kunna ändra sin längd som man vill.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Det er ikke retfærdigt at man kan ændre sin højde når man vil.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Ei ole reilua, että voi muuttaa pituuttaan, miten haluaa.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Es ist nicht fair, dass du deine Körpergröße ändern kannst, so wie es dir gefällt.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Het is niet eerlijk je lengte te veranderen als je daar zin in hebt.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Je nefér môcť meniť svoju výšku ako si človek zmyslí.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.자기 키를 원하는대로 바꾸는 것은 불공평하잖아요
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Não é justo que possas alterar a tua altura, conforme te apeteça.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Nem fair, hogy tetszés szerint változtathatod a magasságod, amikor csak akarod.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Není to fér, když si můžete měnit výšku jak se vám zachce.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Ni pravično, da lahko spremeniš svojo višino, kot se ti zahoče.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.No es justo que puedas cambiar tu altura, como se te antoje.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Non è giusto che tu possa cambiare la tua altezza come ti pare.
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.Nu este corect să îţi poti schimba înălţimea, după bunul plac.

İlgili Sayfalar