haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzUsiamo sistemi obsoleti che sono sleali e creano risultati casuali.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzUżywamy przestarzałych systemów, niesprawiedliwych i dających losowe wyniki.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzVi använder föråldrade system som är orättvisa och ger slumpartade resultat,
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzWe gebruiken achterhaalde systemen die niet eerlijk zijn en willekeurige resultaten opleveren.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzWir verwenden überholte Systeme, die unfair sind und willkürliche Resultate verursachen.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzΧρησιμοποιούμε απαρχιωμένα συστήματα που είναι άδικα και παράγουν τυχαία αποτελέσματα.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzМи використовуємо застарілі системи, що є нечесними і дають випадкові результати.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzМы используем устаревшие системы, которые нечестны и создают случайные результаты.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzНие използваме архаични системи, които не са честни и създават произволни резултати.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzאנו משתמשים במערכות לא עדכניות שהם לא הוגנות ויוצרות תוצאות אקראיות.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzفنحن نعتمد على انظمة قديمة جداً وهي غير عادلة وتولد الكثير من النتائج الخاطئة
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruz不公平でおかしな結果 カナダの与党を
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz."A ajudar as pessoas erradamente condenadas.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Încercăm să ajutăm oamenii care au fost condamnaţi pe nedrept.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.사람들을 도우려고 하며, 또한
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Nous essayons d'aider les gens qui ont été condamnés à tort.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Pomáháme nespravedlivě odsouzeným.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Pomóc ludziom niesłusznie skazanym.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Segíteni próbálunk tévesen elítélt embereken.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Stiamo cercando di aiutare le persone condannate per errore.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Tratamos de ayudar a los que han sido condenados injustamente.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz."Vi försöker hjälpa människor som blivit felaktigt dömda."
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.We proberen onterecht veroordeelden te helpen.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Wr wollen Menschen helfen, die unschuldig verurteilt wurden.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Προσπαθούμε να βοηθήσουμε όσους έχουν καταδικαστεί άδικα.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Мы пытаемся помочь ошибочно осуждённым людям.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.Опитваме се да помогнем на хора, които са били погрешно осъдени.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.אנחנו מנסים לעזור לאנשים שהורשעו שלא בצדק.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.نريد مساعدة الأشخاص المتهمين بالخطأ.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.刑法を執行する当局に存在する
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Boć to jest łaska, jeźli kto dla sumienia Bożego ponosi frasunki, cierpiąc bezwinnie.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Denn das ist Gnade, so jemand um des Gewissens willen zu Gott das Übel verträgt und leidet das Unrecht.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.E' una grazia per chi conosce Dio subire afflizioni, soffrendo ingiustamente
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.For dette finner nåde, om nogen av samvittighet for Gud finner sig i sorger når han lider urettferdig.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Kajti to je milost, ako kdo iz vestnosti do Boga prenaša težave, po krivem trpeč.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.애매히 고난을 받아도 하나님을 생각함으로 슬픔을 참으면 이는 아름다우나
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.lebo to je milosť, ak niekto pre dobré svedomie Božie znáša zármutky trpiac nespravedlivo.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Mert az kedves dolog, ha valaki Istenrõl való meggyõzõdéséért tûr keserûségeket, méltatlanul szenvedvén.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Neb toť jest milé, jestliže kdo pro svědomí Boží snáší zámutky, trpě bez viny.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Porque esto es aceptable: si alguien soporta aflicción y padece injustamente por tener conciencia de Dios
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Sillä se on armoa, että joku omantunnon tähden Jumalan edessä kestää vaivoja, syyttömästi kärsien.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương tâm đối với Ðức Chúa Trời, mà chịu khốn nạn trong khi bị oan ức, ấy là một ơn phước.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương_tâm đối_với Ðức_Chúa_Trời , mà chịu khốn_nạn trong khi bị oan_ức , ấy_là một ơn phước .
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Διοτι τουτο ειναι χαρις, το να υποφερη τις λυπας δια την εις τον Θεον συνειδησιν, πασχων αδικως.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Ибо то угодно Богу, если кто, помышляя о Боге, переносит скорби, страдая несправедливо.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Се бо угодно перед Богом, кола хто ради совісти Божої переносить смуток, страждаючи не по правдї.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.כי חסד הוא לאיש אם ישבע ממררים ויענה חנם למען דעת האלהים׃
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.لان هذا فضل ان كان احد من اجل ضمير نحو الله يحتمل احزانا متألما بالظلم.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘 若 人 為 叫 良 心 對 得 住 神 、 就 忍 受 冤 屈 的 苦 楚 、 這 是 可 喜 愛 的
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘若 人 為 叫 良心 對 得 住 神 、 就 忍受 冤屈 的 苦楚 、 這是 可喜 愛的
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduLa trinitense Cheryl Miller obtiene justicia luego de ser detenida en un hospital siquiátrico
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduUnrechtmäßig auf psychiatrischer Station festgehaltene Cheryl Miller aus Trinidad erfährt Gerechtigkeit
Haksız Yere Akıl Hastanesine Yatırılan Triniadlı Cheryl Miller Adaleti BulduОшибочно задержанная и отправленная в психбольницу Шерил Миллер добивается правосудия
"Hayır" dediler. "Bu, haksız rekabete yol açar."Ему отказали, мотивировав тем, что он получит незаслуженное преимущество.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.(57:3) Беззаконие составляете в сердце, кладете на весы злодеяния рук ваших на земле.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Avagy valóban a néma igazságot szólaltatjátok-é meg? Avagy igazán ítéltek-é ti embernek fiai?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Či naozaj budete hovoriť o nemote spravedlivosti? Synovia človeka, súďte spravedlivo!
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Dimpotrivă! în inimă, săvîrşiţi nelegiuiri; în ţară, puneţi în cumpănă silnicia mînilor voastre.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Ja, mutwillig tut ihr Unrecht im Lande und gehet stracks durch, mit euren Händen zu freveln.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.오히려 너희가 중심에 악을 행하며 땅에서 너희 손의 강포를 달아주는도다

İlgili Sayfalar