haksız ile cümle
haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Non dite: Noi abbiamo trovato la sapienza, ma lo confuti Dio, non l'uomo
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.No sea que digáis: "Hemos hallado la sabiduría; Dios lo refutará, no el hombre.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Nu mån I icke säga: »Vi möttes av vishet; Gud, men ingen människa, kan nedslå denne.»
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.pelo que não digais: Achamos a sabedoria; Deus é que pode derrubá-lo, e não o homem.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Sagt nur nicht: "Wir haben Weisheit getroffen; Gott muß ihn schlagen, kein Mensch."
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Să nu ziceţi însă: ,În el noi am găsit înţelepciunea; numai Dumnezeu îl poate înfunda, nu un om!`
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Sig nu ikke: "Vi stødte på Visdom, Gud må fælde ham, ikke et Menneske!"
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Si ikke: Vi har funnet visdom hos ham; bare Gud kan få bukt med ham, ikke noget menneske!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.δια να μη ειπητε, Ημεις ευρηκαμεν σοφιαν. Ο Θεος θελει καταβαλει αυτον, ουχι ανθρωπος.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.За да не речете: Ние намерихме мъдрост. Бог ще го свали, а не човек.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Не скажите: мы нашли мудрость: Бог опровергнет его, а не человек.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.פן תאמרו מצאנו חכמה אל ידפנו לא איש׃
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.فلا تقولوا قد وجدنا حكمة. الله يغلبه لا الانسان.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.你 們 切 不 可 說 、 我 們 尋 得 智 慧 . 神 能 勝 他 、 人 卻 不 能
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.你 們切不可說 、 我們尋 得 智慧 . 神 能 勝他 、 人 卻 不能
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Antwortet, was recht ist; meine Antwort wird noch recht bleiben.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Heb medelijden, wees niet onrechtvaardig. Denk er nog eens goed over na, want u mag mij geen onrecht aandoen.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Întoarceţi-vă, nu fiţi nedrepţi; întoarceţi-vă, şi mărturisiţi că sînt nevinovat!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Jangan bertindak tak adil, sadarlah! Jangan mencela aku, aku sungguh tak salah
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Kezdjétek újra kérlek, ne legyen hamisság. Kezdjétek újra, az én igazságom még mindig áll.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.너희는 돌이켜 불의한 것이 없게 하기를 원하노라 너희는 돌이키라 내 일이 의로우니라
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Mudai de parecer, peço-vos, não haja injustiça; sim, mudai de parecer, que a minha causa é justa.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Palatkaa, älköön vääryyttä tapahtuko; palatkaa, vielä minä olen oikeassa siinä.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Por favor, desistid, y que no haya iniquidad. Sí, desistid, pues está en juego mi reivindicación
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Revenez, ne soyez pas injustes; Revenez, et reconnaissez mon innocence.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Su, ricredetevi: non siate ingiusti! Ricredetevi; la mia giustizia è ancora qui
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vänden om! Må sådan orätt icke ske; ja, vänden ännu om, ty min sak är rättfärdig!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vend jer hid, lad der ikke ske Uret, vend jer, thi end har jeg Ret!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vend om, la det ikke skje urett! Vend om, jeg har ennu rett i dette.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vráťte sa, prosím, a zkúste, nech nie je neprávosti! Vráťte sa a zkúste ešte, moja spravedlivosť leží v tom!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Xin khá xét lại; chớ có sự bất công; Phải, hãy xét lại, vì duyên cớ tôi là công bình.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Xin khá xét_lại ; chớ có sự bất_công ; Phải , hãy xét_lại , vì duyên_cớ tôi là công_bình .
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Επιστρεψατε, παρακαλω ας μη γεινη αδικια ναι, επιστρεψατε παλιν η δικαιοσυνη μου ειναι εν τουτω.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Пересмотрите, есть ли неправда? пересмотрите, – правда моя.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Повърнете се, моля; нека не става неправда; Да! повърнете се пак; касае се до правдивостта ми.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.שבו נא אל תהי עולה ושבי עוד צדקי בה׃
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.ارجعوا. لا يكوننّ ظلم. ارجعوا ايضا. فيه حقي.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.請 你 們 轉 意 、 不 要 不 公 . 請 再 轉 意 、 我 的 事 有 理
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.請你們轉意 、 不 要 不公 . 請再轉意 、 我 的 事 有理
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.-- ez a vita a golfkocsiról -- az igazságosságról szólt, hogy mi a tisztességtelen előny.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.이 골프 카트를 둘러싼 논란은 공정함에 대한, 즉 부당한 혜택이란 무엇인가에 관한 논쟁으로 보입니다.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.נדמה כי -- הדיון הזה על עגלת הגולף -- וויכוח בנוגע להגינות, ועל מה הוא יתרון בלתי הוגן.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.إنها تبدو مثل -- هذا الجدل حول عربة الغولف-- حجة حول العدل، ما هي الميزة غير العادلة.
--bu golf arabası tartışması-- adaletin, haksız rekabetin sorgulandığı bir münazara gibi görünmektedir.公平さに関する議論のように見える 何が不公平な優位性であるのか しかし公平さだけが問題なのであれば
Bu haksızlık!Det där är orättvist!
Bu haksızlık!Det er uretfærdigt!
Bu haksızlık!Epäreilua!
Bu haksızlık!Ma non è giusto!
Bu haksızlık!Não é justo!
Bu haksızlık!¡No es justo!
Bu haksızlık!To nie fair.
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Tôi có thể làm gì cho anh, André?
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Un cauchemar, une injustice.
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Un'ingiustizia!
Bu haksızlık!Αυτό δεν είναι δίκαιο!
Bu haksızlık!Это нечестно!
"Bu, haksız rekabete yol açar."Asta ti-ar acorda un avantaj nedrept."
"Bu, haksız rekabete yol açar."Dat zou je een oneerlijk voordeel geven."
"Bu, haksız rekabete yol açar."Det ville nemlig give dig en uretfærdig fordel."
"Bu, haksız rekabete yol açar."Eso te daría una ventaja injusta".