haksız ile cümle
haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.דעו אפו כי אלוה עותני ומצודו עלי הקיף׃
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.فاعلموا اذا ان الله قد عوّجني ولف عليّ احبولته.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.就 該 知 道 是 神 傾 覆 我 、 用 網 羅 圍 繞 我
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.就 該 知道 是 神傾覆 我 、 用網羅圍 繞我
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.A nebudete utiskovať blížny svojho blížneho, ale sa budeš báť svojho Boha, lebo ja som Hospodin, váš Bôh!
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Aucun de vous ne trompera son prochain, et tu craindras ton Dieu; car je suis l`Éternel, votre Dieu.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Egymást azért meg ne csaljátok, hanem félj a te Istenedtõl: mert én vagyok az Úr, a ti Istenetek.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Ingen af eder må forurette sin Næste; du skal frygte din Gud, thi jeg er HERREN din Gud!
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.I skolen icke göra varandra orätt du skall frukta din Gud; ty jag är HERREN, eder Gud.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Janganlah menipu sesamamu orang Israel, tetapi hendaklah kamu takut akan TUHAN, Allahmu
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.너희는 서로 속이지 말고 너희의 하나님을 경외하라 나는 너희 하나님 여호와니라
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Nenhum de vós oprimirá ao seu próximo; mas temerás o teu Deus; porque eu sou o Senhor vosso Deus.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Nessuno di voi danneggi il fratello, ma temete il vostro Dio, poiché io sono il Signore vostro Dio
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim."Ninguno de vosotros oprima a su prójimo. Más bien, teme a tu Dios, porque yo soy Jehovah vuestro Dios
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Og ingen av eder skal gjøre sin næste urett, men du skal frykte din Gud; for jeg er Herren eders Gud.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Protož nikoli neoklamávejte jeden druhého, ale boj se každý Boha svého; nebo já jsem Hospodin Bůh váš.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Zato naj nihče ne opehari bližnjega svojega, temuč boj se Boga svojega; zakaj jaz sem GOSPOD, Bog vaš.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Да се не онеправдавате един други; но да се боиш от своя Бог; защото Аз съм Иеова вашият Бог.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.Не обижайте один другого; бойся Бога твоего, ибо Я Господь, Бог ваш.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.ולא תונו איש את עמיתו ויראת מאלהיך כי אני יהוה אלהיכם׃
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.فلا يغبن احدكم صاحبه بل اخش الهك. اني انا الرب الهكم.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.你 們 彼 此 不 可 虧 負 、 只 要 敬 畏 你 們 的 神 、 因 為 我 是 耶 和 華 你 們 的 神
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.你 們 彼此 不 可 虧負 、 只要 敬畏 你 們 的 神 、 因為 我 是 耶和華 你 們的神
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.A jeźlibyście mię nie słuchali, i nie czynili wszystkich tych przykazaó;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.A keď predáš niečo svojmu blížnemu alebo kúpiš z ruky svojho blížneho, nebudete sa navzájom utiskovať.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.In če kaj prodaste bližnjemu ali kaj kupite od bližnjega svojega, ne smete drug drugega opehariti.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Když nějakou věc prodáš bližnímu svému, aneb koupíš něco od bližního svého, nikoli neutiskujte jeden druhého.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.네 이웃에게 팔든지 네 이웃의 손에서 사거든 너희는 서로 속이지 말라
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Når du sælger din Næste noget eller køber noget af ham, må I ikke forurette hinanden.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Når du selger noget til din næste, eller du kjøper noget av din næste, da skal I ikke gjøre hverandre urett.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Nếu các ngươi bán hay là mua vật chi với kẻ lân cận mình, thì chớ lận anh em mình.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Nếu các ngươi bán hay_là mua vật chi với kẻ lân_cận mình , thì_chớ lận anh_em mình .
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Om I alltså säljer något åt eder nästa eller köpen något av eder nästa, skolen I icke göra varandra orätt:
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız."Si vendéis algo a vuestro prójimo o compráis algo de mano de vuestro prójimo, nadie engañe a su hermano
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Si vous vendez à votre prochain, ou si vous achetez de votre prochain, qu`aucun de vous ne trompe son frère.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Wenn du nun etwas deinem Nächsten verkaufst oder ihm etwas abkaufst, soll keiner seinen Bruder übervorteilen,
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Если будешь продавать что ближнему твоему, или будешь покупать что у ближнего твоего, не обижайте друг друга;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.И ако продадеш нещо на ближния си, или купиш нещо от ближния си, да се не онеправдавате едни други;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.וכי תמכרו ממכר לעמיתך או קנה מיד עמיתך אל תונו איש את אחיו׃
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.فمتى بعت صاحبك مبيعا او اشتريت من يد صاحبك فلا يغبن احدكم اخاه.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若 賣 甚 麼 給 鄰 舍 、 或 是 從 鄰 舍 的 手 中 買 甚 麼 、 彼 此 不 可 虧 負
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若賣甚麼給 鄰舍 、 或是 從鄰舍 的 手中買甚麼 、 彼此 不 可 虧負
Bir ulusu kurarken bunlar olacaktır." Sonra, devam etmişti: "Evet, haksızlardı.Évidemment, il devait être exceptionnelle pour ces choses.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.Chúng tôi sống trong , cùng một nhà nhưng hai bạn là không công bằng.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.Nós vivemos na mesma casa , mas vocês dois são injustas.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.Nous vivons dans la même maison, mais vous êtes tous les deux injustes.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.Vivimos en la misma casa pero ustedes dos son injustas.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.אנחנו חיים באותו הבית, אבל שניכם לא הוגנים.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.إننا نعيش في ، نفس المنزل ولكنك هما غير عادلة.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.だから急いで結婚。
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Aby ste nepovedali: Našli sme múdrosť: Silný Bôh ho bude stíhať, nie človek!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ale díte snad: Nalezli jsme moudrost, Bůh silný stihá jej, ne člověk.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ale snać rzeczecie: Znaleźliśmy mądrość; sam go Bóg przekonywa, nie człowiek.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Älkää sanoko: `Meitä vastassa on ilmetty viisaus, vain Jumala voi hänet torjua, ei ihminen`.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Chớ nói rằng : Chúng_ta tìm được khôn_ngoan ; Ðức_Chúa_Trời thắng hơn người được , loài_người chẳng làm đặng .
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Chớ nói rằng: Chúng ta tìm được khôn ngoan; Ðức Chúa Trời thắng hơn người được, loài người chẳng làm đặng.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.En zeg nu niet dat alleen God en niet de mens hem van zijn zonde kan overtuigen.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.당신들이 혹시라도 말하기를 우리가 지혜를 깨달았었구나 그를 이길 자는 하나님이시요 사람이 아니라 하지 말지니라
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ne mondjátok azt: Bölcseségre találtunk, Isten gyõzheti meg õt és nem ember!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Nikar torej ne pravite: Našli smo modrost; Bog mogočni ga premore, ne človek!