haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz." dedi.אנחנו לא דנים בכך עם זרים".
Drusus öldürülünce bu haksızlıkları ele alan reformlarının çoğu geçersiz ilan edildi.След като Друз е убит, много от неговите реформи са обявени за недействителни.
Zorbalık ve haksızlık almış yürümüştü.Следяла за несправедливости и давала възмездие.
Hiçbir savaş nedensiz başlamaz ve haksız olan savaşı başlatandır."Аз казах веднага „Ненужната война“.
Bu durum pek çok kişi tarafından "haksızlık" olarak yorumlanır.Този избор е считан от мнозина за нечестен.
Fakat 2008 yılında hakkında verilen idam cezası haksız bulundu.През януари 2008 година неговата смъртна присъда е отменена посмъртно.
Avusturya’nın Almanya ile birleşmesinin yasaklanması da haksızlık olarak görülüyordu.Забранено е на Австрия да се обедини с Германия.
Bunu durdurmak hem haksızlık hem de tehlikeli olurdu.Достъпът до него е труден и опасен.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Zadnje riječi su mu bile: Umirem nevin, moja kazna je nepravedna.
Tescil edilmeyen alameti farikalar, haksız rekabet hükümlerine girer" denmiştir.Smatramo ih virtualnim uljezima i ne shvaćamo njihove tvrdnje ozbiljno".
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.Međutim, zasigurno nisam čovjek koji u nedogled trpi nepravdu.
Fakat 2008 yılında hakkında verilen idam cezası haksız bulundu.Godine 2008 je oslobođen zbog loše napisane optužnice.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Jeho posledné slová pred popravou zneli: "Bol som odsúdený nespravodlivo a zomriem nevinný!"
Eleştiriler çok haksız.Kritiky boli neúprosné.
Ama haklı ama haksız herkese itiraz eder.Staviteľ však akúkoľvek chybu popieral a s rozsudkom nesúhlasí.
Bu durum pek çok kişi tarafından "haksızlık" olarak yorumlanır.Tá je dodnes mnohými označovaná ako „prelomová“.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.Muž na zábere hovorí, že "pokiaľ budete pokračovať v bombardovaní, nebudete žiť v miere.
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.Nikto nemoralizuje, nesnaží sa nezištne zachrániť situáciu.
Böylece haksızlıkların önüne geçilmesi planlanmaktadır.Je to práve tak nesprávne ako činenie nespravodlivosti na prvom mieste.
Haksızlığa tahammülü yok.Ni trpel nepoštenosti.
Gömleğe bakarak, "Haksız yere kıyılmış kan, duy beni.Odpela ji je bluzo in vsa začudena zagledala mesto vboda, zalito s krvjo.
Bu durum art niyetli bazı kişiler tarafından suistimal edilmekte ve haksız kazanç elde edilmektedir.Po njenem mnenju bi se ta vojna borila zaradi nepravičnih razlogov in z nepravičnimi sredstvi.
Bu keyfidir ve haksızlıktır, izleyiciye saygısızlıktır."Tai taip savavališka, nereikalinga ir nepagarbu prieš žiūrovus.“.
Drusus öldürülünce bu haksızlıkları ele alan reformlarının çoğu geçersiz ilan edildi.Po Druso nužudymo, dauguma jo reformų, susijusių su pilietybe, buvo paskelbtos negaliojančiomis.
Eleştiriler çok haksız.Kritika buvo teisinga.
Haksızlığa tahammülü yok.Atsakomybė be kaltės.
Bu durum art niyetli bazı kişiler tarafından suistimal edilmekte ve haksız kazanç elde edilmektedir.Buvo įtarti rezultatų įtakojimu ir nesąžiningu žaidimu.
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.Jo knygos tapo kaltinimu, kurio neįmanoma ignoruoti.
Eserleri ıstırap, yeis, kınama, haksızlık ve itibar kaybetmesini konu alır.Blogiu laikomi žalos darymas, kančios sukėlimas, neteisingi veiksmai.
Haksızlığa uğradığını düşünse de, cezaya razı gibi görünür.Sest kuigi oled süütu, kahtlustatuna oled õnnetu.
2 üssü 8. Bu tamamen yaptığımız şeyin aynısı, haksız mıyım?Dokładnie to samo zrobiliśmy tutaj, prawda? po tej stronie mieliśmy dwa do trzeciej razy dwa do piątej.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.A szenvedő emberek véréből csapolják le.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Ci de pe urma popurului în suferință.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Door het bijeen te harken over de ruggen van hun lijdende bevolking.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.En le râtissant sur le dos de leur peuple qui souffre.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Indem sie es von ihrem leidenden Volk stehlen.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.그들의 고통 받는 국민들의 등짝을 긁어모아 얻은 돈입니다.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Lo hacen rastrillándolo de las espaldas de su sufrido pueblo.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Prelevandone una quota dal loro popolo sovrano.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Κλέβοντας το φτωχό λαό τους.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Като го заграбват от гърбовете на техния страдащ народ.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Они отнимают его у страдающего населения.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.בכך שהם גורפים אותו מגבם של אנשיהם הסובלים.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.بل على ظهر شعوبهم الذين يعانون.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.富の創出ではなく 富の再分配です
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?¿Acaso hay iniquidad en mi lengua? ¿Acaso mi paladar no puede discernir las calamidades
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?A iż nie masz w języku mym nieprawości: i nie mamże znać utrapienia mego?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?A jest-li na jazyku mém nepravost, neměl-liž bych, čitedlen býti bíd?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Apakah pada sangkamu aku berdusta, tak bisa membedakan yang baik dan yang tercela
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?C'è forse iniquità sulla mia lingua o il mio palato non distingue più le sventure
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Či je na mojom jazyku neprávosť? Či nerozozná moje ďasno zkazy? -
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Có điều bất công nơi lưỡi tôi chăng? ổ gà tôi há chẳng phân biệt điều ác sao?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Có_điều bất_công nơi lưỡi tôi chăng ? ổ_gà tôi há chẳng phân_biệt điều ác sao ?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Er der Uret på min Tunge, eller skelner min Gane ej, hvad der er ondt?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Er det urett på min tunge, eller skulde min gane ikke merke hvad som er ondt?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Este vreo nelegiuire pe limba mea, şi nu deosebeşte gura mea ce este rău?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Há iniqüidade na minha língua? Ou não poderia o meu paladar discernir coisas perversas?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Ist denn auf meiner Zunge Unrecht, oder sollte mein Gaumen Böses nicht merken?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Je li nepravičnost na jeziku mojem? ali ne more okus moj razpoznati, kaj je pogubljivo?
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?내 혀에 어찌 불의한 것이 있으랴 내 미각이 어찌 궤휼을 분변치못하랴

İlgili Sayfalar