Tom'un hakları ihlal edildi.Tom's rights were violated.
İnsanların kendilerini savunma hakları vardır.People have the right to defend themselves.
Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.Violence against women is one of the most frequent violations of human rights worldwide.
Bu kanun bizi temel haklarımızdan yoksun bırakacaktır.This law will rob us of our basic rights.
Hiçbir bireyin hakları ihlal edilmedi.No individual's rights were violated.
Onnu yapmaya hakları var.They're entitled to do that.
Kadınlar eşit hakları hak ediyor.Women deserve equal rights.
Haklarını bil.Know your rights.
İnsan hakları, dış politikamızın ruhudur.Human rights is the soul of our foreign policy.
Bu bir insan hakları ihlalidir.This a human rights violation.
İnsan hakları umurumda değil.I don't care about civil rights.
Medeni haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to preserve our civil rights.
Vatandaşlık haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to safeguard our civil rights.
Kadın hakları üzerinde çalışıyoruz.We're working on women's rights.
Haklarımız dikkate alınmıyor.Our rights are not being considered.
Her vatandaşın hakları ve görevleri vardır.Every citizen has rights and duties.
Tom bir insan hakları avukatıdır.Tom is a human rights lawyer.
Haklarım ihlal edildi.My rights were violated.
Haklarını biliyorlar.They know their rights.
Onlar kendilerinin haklarını biliyorlar.They know their rights.
Cezayir insan haklarına saygı göstermiyor.Algeria does not respect human rights.
ABD, Irak ve Afganistan'da ağır insan hakları ihlalleri gerçekleştirmiştir.The US committed grave human rights abuses in Iraq and Afghanistan.
Onların da hakları var.They also have rights.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.Everyone needs to protect their rights.
Mülkiyet hakları güçlü idi.Property rights were strong.
Yabancılar için sunulan bu "B" türü hisseler bir şirkette sahiplik haklarını taşımadı.These "B" shares sold to foreigners carried no ownership rights in a company.
2007'de, barış ve insan hakları savunucusu olmak için Somali'ye geri döndü.In 2007, she returned to Somalia to advocate for peace and human rights.
Bu, kadın hakları hareketinde odak noktasıdır.It is a focal point in the movement for women's rights.
İranlı kadınlar için hakları ve yasal statüleri 20. yüzyılın başlarından bu yana değişmiştir.For Iranian women, their rights and legal status have changed since the early 20th century.
İmzaladığı insan hakları yükümlülüklerine saygı göstermesini İran'dan bekliyoruz. "We look to Iran to respect the human rights obligations it has signed up to".
Kuruluşundan bu yana TDP, Makedonya'daki Türklerin haklarını ve çıkarlarını korumaktadır.Since its establishment, TDP has been protecting the rights and interests of Turks in Macedonia.
Evokullulaşma, okulsuzlaşma ve alternatif okullar; popüler gençlik hakları sorunlarındandır.Homeschooling, unschooling, and alternative schools are popular youth rights issues.
O yıl, Garrett Anderson ilk İngiliz Kadın Hakları Komitesine katıldı.That year, Garrett Anderson joined the first British Women's Suffrage Committee.
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.In Africa, human rights and Third World issues are among the central topics treated.
Walt Disney Pictures, kitabın haklarını kullandı ve 2012'de film üzerinde çalışmaya başladı.Walt Disney Pictures optioned the rights to the book and began work on the film in 2012.
Jestina Mukoko Zimbabweli insan hakları aktivisti ve Zimbabve Barış Projesi yöneticisi.Jestina Mukoko is a Zimbabwean human rights activist and the director of the Zimbabwe Peace Project.
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.She later told reporters, "Human rights are violated in Azerbaijan every day.
Kanada ve Polonya'da Cadbury-Schweppes, PepsiCo'ya lisanslı dağıtım haklarına sahiptir.In Canada and Poland, Cadbury-Schweppes has licensed distribution rights to PepsiCo.
Ocak 2007'de, RTL B&B'nin haklarını SBS6'ye sattı, fakat Aralık 2010'da geri aldı.In January 2007, RTL sold the rights for B&B to SBS6, but bought the rights back in December 2010.
Sky ile yapılan ilk televizyon yayın hakları anlaşması beş sezonluğuna £304 milyon değerinde idi.The first Sky television rights agreement was worth £304 million over five seasons.
1705: Yahudi haklarına sınırlamalar getirildi.1705: Restrictions imposed against the Jews.
160 yıl süren Türk döneminde mülkiyet haklarına ilişkin hiçbir veri yoktur.No data on property rights during the 160-year-long Turkish rule remain.
Ülkesinde insan hakları için kampanyalar yürütmüştür.She has campaigned for human rights in her country.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre 140 bina yok edilmişti.According to Human Rights Watch, 140 buildings had been destroyed.
2010-2013 dönemi için yalnız televizyon hakları £1.782 milyar karşılığında satın alındı.Television rights alone for the period 2010 to 2013 have been purchased for £1.782 billion.
Rusya telif hakkı yasasına göre devlet sembolleri ve işaretleri telif hakları ile korunmamaktadır.According to Russian copyright law, state symbols and signs are not protected by copyright.
İran'daki kadın hakları, gelişmiş ülkelerdeki kadınlara göre sınırlıdır.Women's rights in Iran are limited compared to the women in developed nations.
1998 yılında, Rusya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni onayladı.In 1998, Russia ratified the European Convention on Human Rights.
Dönemin hayvan hakları savunucuları halkı Sovyet büyükelçiliklerinde protesto yapmaya davet etti.Animal rights groups at the time called on members of the public to protest at Soviet embassies.
2012 yılında seçildi, Brian Sims aynı zamanda bir avukat ve LGBT sivil hakları savunucusu.Elected in 2012, Sims is also a lawyer and activist on LGBT civil rights.
Britanya Yahudilere eşit hakları 1856'da, Almanya ise 1871'de verdi.Britain gave Jews equal rights in 1856, Germany in 1871.
Suudi Arabistan'da insan hakları Suudi Arabistan Temel Kanununun 26. maddesinde belirtilmektedir.The Human rights of Saudi Arabia are specified in article 26 of the Basic Law of Saudi Arabia.
Kight birçok siyasî, sivil haklar ve işçi hakları grubunda etkin idi.Kight was active in many political, civil rights, and labor rights groups.
İnsan Hakları İngiliz Mahkemeleri ve Avrupa Komisyonu Temyiz başarısız oldu.Appeals to British Courts and European Commission of Human Rights were unsuccessful.
Devlet tüm petrol ve maden haklarının sahibidir.The state owns all petroleum and mineral rights.
Yurtdışı haklarından elde edilen gelir, yirmi kulüp arasında eşit olarak bölünür.The income from overseas rights is divided equally between the twenty clubs.
Bunların başında, liman hakları kontrolü ve mesaj geçerliliği oldu.Primary among these was the port rights checking and message validity.
1996'nın Nisan ayında telif hakları sorunu hala çözülmüş değildi.By April 1996, the rights question was still not resolved.
Bunun yerine, Manifesto, halkın artık temel hakları ve yasamada sesi olduğunu belirtti.Instead, the Manifesto just stated that the people now had basic rights and a voice in legislation.
Bazen sağlayıcılar, lisans sözleşmelerinde kullanıcıya patent haklarını verir.Vendors sometimes grant patent rights to the user in the license agreement.