Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale to, co najbardziej interesuje studentów-ekologów -- i słusznie że się tym interesują -- to przyszłość.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ampak glavna skrb okoljsko zaskrbljenih študentov -- in prav imajo -- se tiče prihodnosti.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Dar problema principală a studenţilor interesaţi de mediu -- şi ei au dreptate -- este viitorul.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.De ami igazán aggasztó a környezettudatos diákok számára -- és igazuk van -- az a jövő.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.De grootste bekommernis van de milieubewuste studenten -- en ze hebben gelijk -- is de toekomst.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.하지만 환경적으로 관심을 가진 학생들의 주된 관심은 -- 그들은 옳습니다. -- 미래에 대한 것입니다.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ma il problema principale per gli studenti ambientalisti -- e hanno ragione -- è il futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Mais le problème principal pour les étudiants soucieux de l'environnement - et ils ont raison - est l'avenir.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Mas a preocupação principal dos estudantes preocupados com o ambiente — e eles têm razão — é com o futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Men den største bekymring for de miljøinteresserede studerende -- og de har ret -- er fremtiden.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Men huvudbekymret för de miljöintresserade studenterna -- och de har rätt -- handlar om framtiden.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Nhưng mối bận tâm chính của những sinh viên môi trường -- và họ đúng -- chính là về tương lai.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Pero la principal preocupación de los estudiantes ambientalistas, y tienen razón, es el futuro.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Але стурбовані станом довкілля студенти найбільш занепокоєні майбутнім - і вони мають рацію.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Но главный предмет беспокойства озабоченных экологическими проблемами студентов - и они правы - это будущее.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Но основната грижа, за интересуващи се от околната среда студенти - и те са прави - е за бъдещето.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.אבל הדאגה העיקרית של הסטודנטים המעורבים סביבתית -- והם צודקים -- היא העתיד.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.ولكن القلق الاكبر للطلاب المهتمين بالبيئة .. وهم محقون هو فيما يخص المستقبل
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.主に心配しているのは - もっともなのですが 将来のことです 動向はどうなっているのか? 傾向線を
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Ale v jednom demagogové pravdu mají: potřebujeme univerzální pojetí lidských hodnot.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.De a demagógoknak egy dologban igazuk van, szükségünk van egy általános emberi értékrendre.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Demagógovia však majú pravdu v jednej veci, potrebujeme univerzálne chápanie ľudských hodnôt.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.하지만 그 종교 지도자들에게 한가지 옳은것이 있는데, 우리에게는 인간 가치들에 보편적인 개념이 필요하다는 것입니다.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Lecz demagodzy maja rację w jednej kwestii, potrzebujemy uniwersalnej koncepcji ludzkich wartości.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Maar de demagogen hebben gelijk over één ding: de behoefte aan een universeel begrip van menselijke waarden.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Ma i demagoghi hanno ragione su una cosa, noi abbiamo bisogno di una concezione universale di valori umani.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Mas os demagogos estão certos numa coisa, nós precisamos de um conceito universal de valores humanos.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Nhưng những kẻ mỵ dân đã đúng về một điều, chúng ta cần một khái niệm chung về giá trị con người.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Pero los demagogos tienen razón en una cosa, necesitamos una concepción universal de los valores humanos.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Όμως οι δημαγωγοί έχουν δίκιο για ένα πράγμα, χρειαζόμαστε μια οικουμενική σύλληψη των ανθρώπινων αξιών.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Но в одном демагоги правы - необходимо достичь всеобъемлющего понимания человеческих ценностей.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.Но демагозите са прави в едно отношение, имаме нужда от универсална концепция за човешки ценности
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.אך הדמגוגים צודקים לגבי דבר אחד, אנחנו זקוקים לתפיסה אוניברסלית של ערכים אנושיים.
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.ولكنهم - الرموز الدينية - محقين فيما يخص ما نحتاج اليه وهو مفهوم عالمي عن القيم الانسانية
Ama demagogların haklı oldukları bir konu var, o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.人間の価値観に対し 普遍的な概念が必要だということです それが存在しないのは
- Ama evlenmek üzereydin. - Haklısın.Estavas quase a ser.
- Ama evlenmek üzereydin. - Haklısın.Tu allais bientôt I'être.
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Aber das war OK, es ging ja um die Red Sox.
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Dar în fine, e vorba de Red Sox, nu?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?De oké, hiszen ez a Red Sox, nem?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?그래도 괜찮았어요. 레드 삭스였으니까, 그렇죠?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Maar het zijn de Red Sox, dan mag het toch?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Mais normal quoi, c'est les Red Sox.
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Mas tudo bem, porque eram os Red Sox, certo?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Ma va bene, sono i Red Sox, giusto?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Namun tidak apa-apa, ini kan Red Sox.
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Nhưng không sao, đó là vì đội Red Sox mà, phải không?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Pero está bien, son los Red Sox, ¿no?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Αλλά δεν πειράζει, είναι οι Red Sox, σωστά;
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Но това е добре, това е Red Sox.
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Це було нормально, адже це Бостон Ред Сокс, правда?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?Что вполне понятно, ведь это Рэд Сокс!
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?אבל זה בסדר, זה הרד סוקס, נכון?
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?ولكنه عادي, انه ال(ريد سوكس) صحيح؟
Ama haklılar sonuçta Red Sox maçı var, değil mi?学校も大切だけど レッドソックスも大切
Ama haklıydı.Aber er hatte Recht.
Ama haklıydı.Ale měl pravdu.
Ama haklıydı.Ale miał rację.
Ama haklıydı.Dar avea dreptate.
Ama haklıydı.De igaza volt.