Ana içeriğe geç
Sözlük

haklı ile cümle

haklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde,법적으로 많은 관심을 받는 에이즈와
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde,עם כל החששות הלגיטימיים על איידס, שפעת העופות --
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde,مع كل الاهتمام المبرر بالإيدز وأنفلونزا الطيور
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde,本日後ほどお話をいただきましょう
Albay bu kez haklıydı. Albay demişken...A skoro mowa o pułkowniku...
Albay bu kez haklıydı.El coronel tenía razón esta vez.
Albay bu kez haklıydı.Eversti oli oikeassa siinä.
Albay bu kez haklıydı.Il colonnello aveva ragione questa volta.
Albay bu kez haklıydı.Obersten havde ret denne gang.
Albay bu kez haklıydı.O Coronel tinha razão, desta vez.
Albay bu kez haklıydı.Översten hade rätt den här gången.
Albay bu kez haklıydı.Ο συνταγματάρχης είχε δίκιο αυτή τη φορά.
Albay bu kez haklıydı.На сей раз полковник был прав.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.A keď som sa spýtal detskej doktorky, čo sa to deje, povedala, že ráno mohol mať pravdepodobne kŕč.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.De arra gondoltam, hogy az anyámnak igaza volt.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Kiedy zapytałem pediatrę, o co chodziło, powiedziała, że rano mógł mieć skurcz żołądka.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Quando ho chiesto alla pediatra cos'era successo ha risposto che forse quella mattina aveva avuto un crampo.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Και όταν ρώτησα την παιδίατρο τι είχε συμβεί, είπε ότι το πρωί είχε πιθανότατα πάθει μια κράμπα.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.А коли я спитав педіатора, що відбувалось, вона відповіла, що думала, що вранці її схопить судома.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Я спросил педиатра, в чём же было дело, на что она ответила, что тем утром у него, возможно, были колики.
Ama acaba haklı mı ki?Aber hat er recht?
Ama acaba haklı mı ki?De vajon igaza van?
Ama acaba haklı mı ki?"Estará certo?
Ama acaba haklı mı ki?Heeft hij gelijk?
Ama acaba haklı mı ki?Ma ha ragione?
Ama acaba haklı mı ki?Nhưng liệu anh ta nói có đúng?
Ama acaba haklı mı ki?Pero, ¿es cierto?
Ama acaba haklı mı ki?Αλλά, έχει δίκιο;
Ama acaba haklı mı ki?Но прав ли он?
Ama acaba haklı mı ki?Та чи правий він?
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Bà nói chắc có lẽ thằng bé bị chuột rút hồi sáng.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.아마 아침에는 아기가 다리에 쥐가 났던 것 같다고 하더군요.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Mais j'ai pensé à quel point ma mère avait raison.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Mas eu pensei em como a minha mãe estava certa.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Pensé cuánta razón tenía mi madre.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.ענתה שבבוקר עלה בדעתה שאולי היתה לו התכווצות שרירים.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.قالت بأنها في الصباح اعتقدت أنه قد يكون متشنّجًا.
Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.(笑)
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ale v skutočnosti bol filozof morálky, a mal pravdu v tom, prečo sme morálni.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Byl to ve skutečnosti moralitní filozof, a v tom, proč jsme morální, měl pravdu.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Dar el era un filozof al moralei și teoria sa a moralității era corectă.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.De ő tulajdonképpen morálfilozófus volt, és igaza volt abban, hogy miért vagyunk morálisak.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.하지만 그는, 사실, 도덕적인 철학자였고, 우리가 왜 도덕적인지에 대해서 옳았음을 보여주었죠
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Maar hij was eigenlijk moraalfilosoof. Hij had gelijk over waarom we moreel zijn.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ma era, di fatto, un filosofo morale, e aveva ragione sul perché siamo morali.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Mas ele era, de facto, um filósofo moral, e ele estava certo quanto à razão por que somos morais.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Men han var i virkeligheden en moralsk filosof, og han havde ret om hvorfor vi er moralske.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Mutta hän oli tosiasiassa moraalifilosofi ja hän oli oikeassa siitä miksi olemme moraalisia.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Namun pada dasarnya dia seorang filsuf moral dan dia benar tentang mengapa ktia bermoral.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Smith fue, de hecho, un filósofo moral y tenía razón en que somos morales.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Tatsächlich war er aber ein Moralphilosoph und er wusste, warum wir moralisch handeln.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ήταν κατά βάθος, ένας ηθικός φιλόσοφος και είχε δίκιο για τους λόγους που είμαστε ηθικοί.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Но он был, на самом деле, философом-моралистом, и он был прав по поводу того, почему мы существа нравственные.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Но той, фактически, е философ на морала, и е прав по въпроса защо сме морални.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Однак насправді, він був філософом моралістом та був цілком правий в тому, що ми моральні істоти.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.אבל למעשה הוא היה פילוסוף של מוסר, והוא צדק אודות מדוע אנו מוסריים.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.道徳的である理由について考えていたのです それに関わる分子を発見したところです
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Aber die Hauptsorge der umweltinteressierten Studenten -- und sie haben Recht -- ist die Zukunft.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale hlavní zájem těch enviromentalistických studentů - a v tom mají pravdu - se týká budoucnosti.
Ama çevreye duyarlı öğrencilerin ana kaygıları gelecek ile ilgili -- ki bunda haklılar da.Ale hlavnou starosťou ekologicky zameraných študentov -- a majú pravdu -- je budúcnosť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod