Ana içeriğe geç
Sözlük

haklı ile cümle

haklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.Jinak obyvatelé musí spoléhat na vlastní síly.
Belki de haklıydılar.El a avut dreptate.
“Umarım haklısındır evlat.”Eram pe spte, fiule”.
Bu iddiasında da haklıdır.Are, în felul său, dreptate.
Tarih onları haklı çıkarmıştır.Și evenimentele i-ai dat dreptate.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'Istoria mă va achita".
Haklı olduğu sezilmekte, ama kendisi haklı olduğunu bir türlü açıkça kanıtlayamamaktadır.Și am constatat, cu multă satisfacție, că s-ar putea să aibă dreptate !
Mauricio: Haklısın.Aveți perfectă dreptate.
Ve oldukça da haklıydı.Și pe bună dreptate.
Compton sonuç olarak haklıydı.Pizarro a primit cu satisfacție rezultatul final.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.În cazul lui, promisiunea a fost în mod parțial ținută.
Böylelikle Alman saldırısını, önleyici bir savaş olarak haklı çıkarmak istemiştir.El respinge însă afirmațiile conform cărora invazia germană a fost de fapt un atac preventiv.
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.A sosit timpul să facem dreptate și poporului nostru.
Vitoria, İspanya'nın Amerika'daki fetihlerinin haklılığına da kuşkuyla bakıyordu.Victoria a fost, de asemenea, suspicioasă în legătură cu mișcările ruse în India.
Görünüşe göre haklısın.Aparent, ai dreptate.
Belki de haklıydılar.Lehet, hogy igazuk van.
Ama daha sonra haklı olduğunu anlayınca yumuşadı.Később láttuk, mennyire igaza van.
Artur Axmann haklı çıktı.Előszó: Artur Axmann.
Ve bir yerde haklılar.Ebben részben igazuk is van.
Tarih beni haklı çıkaracaktır!'A történelem igazságot fog szolgáltatni nekünk!«– mondta.
Compton sonuç olarak haklıydı.Végül Katenek lett igaza.
Artur Axmann, Bormann'ın intiharı ile ilgili haklı çıktı.Három évtizeden át Axmann volt Bormann halálának koronatanúja.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Az utókor majd eldönti, jól teszem-e, amit teszek.”
Josephson haklı olarak sonuçlandı.Gyapay József jogot végzett.
Ve oldukça da haklıydı.És igaza volt.
Başlangıçta büyük bir şüphecilik mevcut olsa da, haklılıkları sonradan ispatlandı.2012 elején még tagadták a felmerült pletykákat, de később kiderült az igazság.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Piton professzor gyakran kivételez saját diákjaival.
Onun haklı olduğu kanaatindeyim.Véleményem szerint igaza van.
Onun haklı olduğu kanaatindeyim.Úgy vélem, igaza van.
Ve oldukça da haklıydı.Ja hän on aivan oikeassa.
Belki de haklıydılar.Hän olikin oikeassa.
Mauricio: Haklısın.Darv on oikeassa.
Mahkeme van der Garde'yi haklı bularak Sauber'in pilotu yarıştırmasına karar verdi.Oikeuden päätöksen mukaan van der Garden tulisi saada ajaa Sauberilla.
Sokullu'nun haklı olduğu sonra dan da anlaşılmıştır.Pyysalon mukaan myös Eerola oli tietoinen asiasta.
Bu iddiasında da haklıdır.Väittämä on mitä ilmeisimmin oikein.
Artur Axmann haklı çıktı.Äänenä toimi Robert Axelrod.
Spike'ın ne dediği umurumda bile değil, Tarantino haklı.Enemmän kuin kenestäkään naisesta, Tatsuha kuitenkin pitää Ryūichi Sakumasta.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Zappa ei viihtynyt hyvin koulun oppitunneilla ja häiritsi usein muita oppilaita tempuillaan.
Bu soru türüne "Haklısın, yumurtayı hatırladım" veya "Bugün soğuk.Emotivistin mukaan tällaiset lauseet ovat vastaavia kuin ”Mansikat ovat hyviä!” tai ”Veripalttu on pahaa!”.
Tek haklı iddiamız.Ainoa oikea.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.Minä suojelen sinua taiteelta: Lisää väärin kuultuja laulunsanoja.
Compton sonuç olarak haklıydı.Uribe sanoi tyytyvänsä päätökseen.
Haklıydın, Yeliz'in beşinci stüdyo albümüdür.Revenge on Eurythmicsin viides albumi.
“Umarım haklısındır evlat.”Odotamme sinulta vain hyvää."
Bunda da haklılar.Tämä pitää paikkansa.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.Myöhemmin osoittautuikin sitten, että olettamus piti ainakin osittain paikkansa.
O, kırk yılda bir haklı.Kerrankin hän on oikeassa.
Bence o haklı.Minun mielestäni hän on oikeassa.
Haklısın. Taksiyle gideceğim.Olet oikeassa. Menen taksilla.
Birinin haklı diğerinin hatalı olduğunu gerçekten söyleyebileceğimizi sanmıyorum.En usko, että voimme oikeastaan sanoa toisen olleen oikeassa ja toisen väärässä.
Bu sefer ben haklıyım.Tällä kertaa minä olen oikeassa.
Bu bakımdan haklısın.Tässä suhteessa sinä olet oikeassa.
Belki de haklıydılar.Και είχαν δίκιο.
Tarih onları haklı çıkarmıştır.Η ιστορία όμως τους διέψευσε.
Bugün olsa tartışırdım, konuşurdum, belki de ben haklı çıkardım.Ημουν εκεί, το έκανα, θα μπορούσα να κάνω μεταβολή και να φύγω, όμως είχα κάνει την επιλογή μου.
Tek haklı iddiamız.Είναι μονής κατεύθυνσης.
Artur Axmann haklı çıktı.Ο Γεώργιος Αλεξ.
Bunda da haklılar.Και δικαιώνεται.
Sokullu'nun haklı olduğu sonra dan da anlaşılmıştır.Όσο κατάλαβε ο όχλος, κατάλαβε και ο Σουρής.
Mauricio: Haklısın.Ο Πάουλους, όμως, είχε δίκιο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod