Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, onun hakkında biliyor gibi görünüyor.It seems that he knows about it.
Karısının onu niçin terk ettiği hakkında hiçbir fikri yoktu.He had no idea why his wife left him.
Fransızca hakkında iyi bir okuma bilgisi var.He has a good reading knowledge of French.
O, Ben hakkında bazı bilgileri ele geçirdi.He acquired some knowledge about Ben.
Daha iyi tedavi hakkına sahiptir.He is entitled to better treatment.
O, iyi bir fikir hakkında düşündü.He thought of a good idea.
O, komitenin kararı hakkında bilgilendirilmediğinden şikayet etti.He complained that he had not been informed of the committee's decision.
Kral hakkında bir hikaye uydurdu.He made up a story about the king.
Olacaklar hakkında korkuyordu.He was afraid about what was going to happen.
Bir şey hakkında endişeli görünüyor.He seems to be worried about something.
O, yapmak istediği şey hakkında kararsız görünüyordu.He seemed vague about what he wanted to do.
O ne hakkında çok öfkeli?What is he so angry about?
Her şey hakkında çok titizdir.He is very thorough about everything.
Onun Japonya hakkında düzinelerce kitabı var.He has dozens of books about Japan.
O, çiçekler hakkında çok şey bilir.He knows a lot about flowers.
Benimle ne zaman karşılaşsa arabası hakkında övünür.Every time he meets me, he brags about his car.
Dış ilişkiler hakkında çok şey bilir.He knows a lot about foreign affairs.
O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O, yurtdışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.He has changed his mind about going abroad.
O, çevreyi koruma hakkında taktire şayan bir konuşma yaptı.He made an admirable speech about protecting the environment.
Tatil planları hakkında konuşmak için bana telefon etti.He phoned me to talk about his holiday plans.
O, para hakkında dikkatsiz.He is careless about money.
O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu.He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees.
O hava yoluyla yurt dışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.He has changed his mind about going abroad by air.
O başkaları hakkında asla kötü konuşmamayı kural haline getirmektedir.He makes it a rule never to speak badly of others.
O, modern sanat hakkında ilginç bir yayın yaptı.He gave an interesting broadcast about modern art.
O, evi hakkında hayal kurdu.He dreamed about his home.
Bir şey hakkında şikayet etmeden ağzını asla açmaz.He never opens his mouth without complaining about something.
O, davranışları hakkında dikkatlidir.He is careful about his manners.
O rütbe indirme hakkında oldukça felsefi.He's quite philosophical about his demotion.
O, yaşlı ebeveynlerinin sağlığı hakkında çok endişeli.He is very concerned about his elderly parent's health.
O şimdiye kadar amacı hakkında sessizdi.He has so far been silent about his intention.
O, karısıyla çocukları hakkında tartıştı.He quarreled with his wife about their children.
Onun aile ilişkilerimize müdahele etme hakkı yok.He has no right to interfere in our family affairs.
Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.He never sees me without complaining about his wife.
Benim hakkımda söylediklerini geri aldı.He took back what he had said about me.
Bana Hindistan hakkında hikayeler anlatırdı.He used to tell me stories about India.
O, bana işim hakkında sordu.He asked me about my new job.
O bize iyi sağlığın önemi hakkında vaaz verdi.He preached to us about the importance of good health.
Bazen ne hakkında konuştuğunu unutuyor.He sometimes forgets what he was talking about.
Kendi hakkında yalanlar söylüyor.He has been telling lies about himself.
O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.He is very secretive in regard to his family life.
Umudu hakkında sana ne söyledi.What did he tell you about his hope?
O, geleceği hakkında belirsizdir.He is uncertain about his future.
O, geleceği hakkında endişelidir.He is anxious about his future.
Talihsizlikleri hakkında uzun uzadıya düşündü.He ruminated over his misfortunes.
Aşk ilişkisi hakkında bana güvendi.He confided in me about his love affair.
O, yetenekleri hakkında övündü.He boasted about his skills.
O, kendisi hakkında hiçbir şey söylemeyecektir.He won't say anything about himself.
Yiyeceği hakkında çok müşkülpesenttir.He is very particular about his food.
O, yemek hakkında seçicidir.She is particular about food.
Yemek hakkında ona şikâyette bulundu.He complained to her about the food.
O bize yeni bir faturalama sistemi hakkında bir açıklama yaptı.He gave us an explanation about the new billing system.
Matematik sınavı hakkında bana bazı sorular sordu.He asked me some questions about the math test.
O, siyaset hakkında bir şey bilmiyor.He knows nothing about politics.
Başkaları hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He is always saying bad things about others.
O, oğlunun kitap aşkı hakkında memnun.He is glad about his son's love of books.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
Sağlığı hakkında endişeli görünüyordu.He seemed worried about his health.
Nasıl giyineceği hakkında müşkülpesent.He is particular about how he dresses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod