Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun hakkında bütün bildiğim odur.That is all I know about him.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi için de geçerli.What I told you about him also holds good for his brother.
Bu sözlerin ne anlama geldiği hakkında bir fikri yoktu.He had no idea what these words meant.
Onun hakkında sıra dışı bir şey var.There's something unusual about him.
Onun hakkında gizemli bir şey var.There's something mysterious about him.
Onun hakkında gizemli bir havası var.He has an air of mystery about him.
Onun hakkında bir skandal var.There is a scandal about him.
Ona yerel koşullar hakkında biraz bilgi verebilirsen müteşekkir olurum.I would be grateful if you could give him some information on local conditions.
Bay Suziki Tom'un şakası hakkında kızgın.Mr. Suzuki is angry about Tom's prank.
Onun hakkında bir şey bilmiyorum.I do not know anything about him.
Onun güvenliği hakkında endişeliyim.I'm anxious about his safety.
Onun hakkında her şey griydi.Everything about him was grey.
Onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am concerned about his health.
Onun fikri hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of his idea?
Onun yeni romanı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his new novel?
Onun karakteri hakkında daha çok şey bilseydim, ona güvenmezdim.Had I known more about his character, I would not have trusted him.
Onun karakteri hakkında kesinlikle haklısın.You are absolutely right about his character.
Onun tavrı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his attitude?
Onun teklifi hakkında konuşmaya değmez.His proposal is not worth talking about.
Onun teklifi hakkında ne düşünüyorsun?How do you feel about his suggestion?
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
Onun hırsızlığı hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about his shoplifting.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
Sağlığınız hakkında soruyordu.He was asking about your health.
O, Amerikan demokrasisi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir.He doesn't have any knowledge about American democracy.
O sürekli bir şey ya da başka bir şey hakkında şikayet ediyor.He complains about one thing or another all the time.
O her zaman küçük şeyler hakkında kendini rahatsız eder.He always troubles himself about minor things.
O her zaman işleri yapma tarzım hakkında şikayet ediyor.He is always complaining about the way I do things.
Her zaman niyetleri hakkında muğlak.He is always vague about his intentions.
Onun her zaman, dünya hakkında büyük bir merakı oldu.He has always had a great curiosity about the world.
O, her zaman onun hakkında iyi konuşur.He always speaks well of her.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.He always speaks ill of his father behind his back.
Kızı hakkında her zaman endişeleniyor.He's always worrying about his daughter.
Kız kardeşini o adam hakkında uyardı.He warned his sister about that man.
Elektronik hakkında bir şey bilmez.He knows nothing about electronics.
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.He published the book about the history of coins.
Erkek kardeşi ile önemsiz şeyler hakkında sık sık tartışır.He often quarrels with his brother about trifles.
O, ormandaki maceraları hakkında bir kitap yazdı.He wrote a book about his adventures in the jungle.
Onun İspanya hakkında çok şey bildiği söyleniyor.He is said to know a lot about Spain.
Olay hakkında yalan söylemekle suçlandı.He was accused of having lied about the affair.
Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.He denied knowing anything about it.
O, konu hakkında bir şey bilmediğini açıkladı.He explained that he knew nothing about the matter.
Konu hakkında hiçbir şey bilmiyor gibi.He seems to know nothing about the matter.
Konu hakkında bir şey bilmiyor gibi görünüyor.He seems to know nothing about the matter.
O, plan hakkında bir şey bilmiyor.He knows nothing about the plan.
O oyun hakkında birkaç eleştiri yazdı.He has written several criticisms of that play.
Sonuç hakkında sinirlendi.He felt nervous about the result.
O sonuç hakkında karamsar.He's depressed about the result.
O, sonuç hakkında endişelidir.He is anxious about the result.
O, köpek hakkında bir hikaye uydurdu.He made up a story about the dog.
O, o olay hakkında bir şey biliyor gibi görünüyor.It seems that he knows something about that incident.
Onun belgelere erişim hakkı vardı.He had access to the papers.
O, gürültü hakkında şikâyet etti.He complained about the noise.
O, gürültü hakkında şikâyette bulundu.He complained about the noise.
O, o hayvan hakkında neredeyse bir şey bilmiyor.He knows almost nothing about that animal.
Sorun hakkında onun tavsiyesini istedi.He asked her advice about the problem.
Sorun hakkında düşünüyor.He is thinking about the problem.
O, o gece arkadaşı Jesse Jackson'la toplantı hakkında konuşuyordu.He was chatting with his friend Jesse Jackson about the meeting that night.
O, onun hakkında bir kelime söylemedi.He didn't say a word about it.
O, onun hakkında bir soru sordu.He asked a question about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod