hakkını ile cümle

hakkını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.FIA nie podzieliła tego zdania; postanowiono o dyskwalifikacji Gilles'a Villeneuve'a.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Od 1734 z prawem czerpania dochodów z beneficjum.
1830 yılında köy her hafta iki pazar yeri günü hakkını elde etti.1561 – Miasto otrzymuje prawo do organizowania co roku dwóch jarmarków.
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^Przeprowadził wiele reform w relacjach z poddanymi, założył kasę oszczędnościową dla chłopów.
Ligi ikinci bitiren takım, Japon 1. ligine yükselme hakkını kazandı.Zdobycie Mount Samat umożliwiło Japończykom wyjście na tyły 1.
Genel oy hakkının kabul edilmesiyle birlikte diğer şehirlerdeki yoksul işçi mahallelerine girerler.Pod okupacją do gminy dołączono natomiast pozbawione praw miejskich Mikulińce.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Działała także na rzeczy aktywizacji wyborczej kobiet.
Bu düzenin temelinde mülkiyet hakkının ve bireysel hak ve özgürlüklerin korunması öne çıkar.Taki system, według partii, chroniłby prawa i wolności.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Za cele turystyczne uważa się spędzanie wakacji, zwiedzanie, odwiedziny rodziny lub przyjaciół.
Bölünme esnasında her iki taraf da kendi hakkını saklı tuttu.W momencie zawierania porozumienia, obie strony zachowały jednak przed sobą tajemnice.
İsviçre 10. kez Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapma hakkını elde etmiştir.Zulauf dziesięciokrotnie zdobywał medale mistrzostw świata.
1830 yılında köy her hafta iki pazar yeri günü hakkını elde etti.År 1830 fick orten rättigheter att hålla två marknadsdagar varje vecka.
Ayrıca ikinci kez seçilebilme hakkını saklı tuttu.Han tror också att han kan ha blivit bortförd en andra gång.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.Sedan 1600-talet har Sverige haft fem statliga monopol på import, tillverkning och försäljning av tobak .
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Han vill bara bevisa sin äganderätt till henne, antyder hon.
Genel kadın haklarını elde etme uğraşı, erkeklerin seçim hakkının kaldırılması uğraşı ile iç içe girmiştir.Allmän rösträtt för män träder i kraft.
Yapımcı Michael Shane film hakkını 1990 yılında Paramount Pictures için satın aldı.Filmrättigheterna till romanen köptes 2005 av Paramount Pictures.
Bazen hileyle, bazen kurnazlıkla, bazen boyun eğer görünerek hakkını korumaya çalışır.Jag är en vampyr Hjälp Ibland gör man rätt ibland gör man fel Idioter Se på mig nu, vad tycker du?
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^En jordreform genomfördes som gav bönderna ägandet över jorden.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.De Lolme förespråkade också en utökning av rösträtten.
Ayrıca imzaladığı kontrat her sene kontrattan vazgeçme hakkını barındırıyordu.Det förekom även att kontrakten förnyades årsvis.
Turu kazanan takım bir puan ve servis hakkını kazanır.Laget som vinner bollen får poäng och rätten att serva.
TAV Havalimanları Mayıs 2023’e kadar havalimanının işletme hakkını elinde tutmaktadır.Bolaget har ensamrätt på passagerartrafiken inrikes fram till 2023.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944 — жінкам у Франції надано право голосу на виборах.
Özellikle 1936 Sovyet Anayasası gizli oylama ile doğrudan genel oy hakkını garantiye almıştı.Зокрема, в Конституції СРСР 1936 р.гарантовано взагалі прямі виборні права при таємному голосуванні.
Weir daha sonra kitabın basılı yayın hakkını Random House'un sahibi olduğu Crown Publishing’e sattı.Після цього Вейр продав права на книжку видавництву «Crown Publishing Group».
Kullanıcı adını sonradan değiştirme hakkınız vardır.Назву змінних надає користувач.
Cenazede kimse babasına hakkını helal etmemiştir.На похорон ніхто не мав права іти.
Sizin oyunu açma veya bop hakkınız vardır.Ви можете підставити цитату власноруч або використовуючи бота.
Sözlü sınav Mayısın sonunda yapıldı, Haziranda başarıyla “ders verme hakkını” aldı.Усний іспит Нетер здала наприкінці травня і в червні вона успішно захистила докторську дисертацію.
Suudi Arabistan, kadınlara 2015'te oy verme hakkını vereceklerini açıkladı.2011 року було оголошено про дозвіл жінкам на участь у виборах з 2015.
Yapımcı Michael Shane film hakkını 1990 yılında Paramount Pictures için satın aldı.Producent Michel Shane je koupil v roce 1990 pro společnost Paramount Pictures.
Ayrıca kendileri İspanya'nın NATO'dan çıkmasını ve self-determinasyon hakkını desteklediler.Současně požadovali vystoupení Španělska z NATO a akceptaci práva národů na sebeurčení.
Fuller, kadınların haklarının ve özellikle, kadınların eğitim ve istihdama katılma hakkının savunucusuydu.Fuller byla obhájkyní ženských práv, zejména vzdělání žen a jejich práva na zaměstnání.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Aktivně také podporuje boj za volební právo žen.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.V roce 1703 získala obec právo užívat svou vlastní pečeť.
Weir daha sonra kitabın basılı yayın hakkını Random House'un sahibi olduğu Crown Publishing’e sattı.Weir byl kontaktován literárním agentem a práva na knihu prodal společnosti Crown Publishing Group.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Na předplodinu nemá tykev zvláštní nároky.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Subjektivní právo označuje právo určitého subjektu na něco.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.De asemenea, a militat pentru dreptul la vot al femeii.
Kendimden çalma hakkını elde ettiğimi düşünüyorum.Cred că am câștigat dreptul de a mă copia.
Panama aynı yıl Panama Kanalı´nın kullanım hakkını ABD´ye verdi.Panama a obtinut controlul deplin asupra Canalului Panama în 1999.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ce spui tu despre tine însuți?
Theodbert'e hükümeti yönetme hakkını verdiğinde babası, her zaman Salzburglu Rupert'i korumasını istemiştir.Tatăl său îl pusese pe Theodebert să jure că îl va apăra de fiecare dată pe episcopul Rupert de Salzburg.
Sony böylece 60 milyon $ ödediği görüntülerin üzerinde her türlü değişikliği yapma hakkını satın almış oldu.Sony a plătit 60 de milioane de dolari pentru drepturile de difuzare.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944: Femeile din Franța și-au câștigat dreptul de vot.
1830 yılında köy her hafta iki pazar yeri günü hakkını elde etti.În 1893 satul primește drept să țină un tîrg săptămînal.
Filmin uluslararası dağıtım hakkının sahibi Sony Pictures Worldwide'dır.Sony Pictures Worldwide a achiziționat drepturile de distribuție internaționale.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Predomină turismul curativ, de vizitare a rudelor și prietenilor.
Düello hakkını temin edeceğim.Îi provoacă la duel.
Turu kazanan takım bir puan ve servis hakkını kazanır.Dacă echipa la primire câștigă faza de joc, ea câștigă un punct și dreptul de a servi.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Legea prin care femeile pot vota, a fost adoptată in anul 1913.
Bununla birlikte sanatoryuma yatabilme hakkını da kaybetmiş oluyordu.De asemenea, i-a dat dreptul de exploatare a sării din salinele de la Ocnele Mari.
Ancak halk bu hakkını kullanamıyorsa, kral derebeyini öldürmelidir.Și dacă nu va avea nici un fel de rude, îl va dobândi regele.
Bunun sonucu olarak da kadınların seçme ve seçilme hakkının kabulü gerçekleşmiştir.S-a adoptat dreptul femeilor la vot și reprezentarea proporțională.
Yapımcı Michael Shane film hakkını 1990 yılında Paramount Pictures için satın aldı.A filmes jogokat először Michael Shane producer vásárolta meg a Paramount Pictures számára 1990-ben.
İsviçre 10. kez Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapma hakkını elde etmiştir.Svájc tizedszer szerezte meg a világbajnokság megrendezésének jogát.
Güney Afrika Cumhuriyeti resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.A Dél-afrikai Köztársaság vonakodott gyámság alá helyezni Namíbiát.
Panama aynı yıl Panama Kanalı´nın kullanım hakkını ABD´ye verdi.Az úgynevezett „furkósbot politikát” alkalmazva kapta meg az USA a Panama-csatorna használati jogát is.
Ayrıca asılarak idam edilmeden hata yapabilme hakkını da istiyorum.Nemritkán került sor ok nélküli kivégzésre is.

İlgili Sayfalar